Bu forum arşiv olarak korunmaktadır. Yeni üyelik ve mesaj gönderimi kapalıdır.
PT-174 Revell 1/72
Foruma dön · Sayfa 6/8balpeteði
bu revell kitler hep böyle "ince" çalışma istiyor, nası bi şirkettir hala üretime devam etmekte!!!
en son çıkan kitler bile ince çalışma isteyebiliyor. İnce işe girme olayı yapan kişinin tecrübesine bağlı galiba. model üretimi yapan kişi tecrübe kazandıkça ilk başta yeterli detaya sahip görünen kit yıllar sonra kendisine detaysız gelebiliyor.
neyse ellerine sağlık ares. izlemesi bile ayrı keyif veriyor. bakalım bizde senin izlediğin yoldan aynı modeli yaparken aynı hazzı alabilecekmiyiz :)
kolay gelsinpanzerjager2008-01-25 00:06:32
panzerjager
en son çıkan kitler bile ince çalışma isteyebiliyor. İnce işe girme olayı yapan kişinin tecrübesine bağlı galiba. model üretimi yapan kişi tecrübe kazandıkça ilk başta yeterli detaya sahip görünen kit yıllar sonra kendisine detaysız gelebiliyor.
Fikrinize katılıyorum ve katýyorum izniniz olursa;
Zaten en iyi kalıp ve en iyi hazır (+boyanmış)detay parçalarıyla en beceriksiz insanlar bile birşeyler ortaya çıkarabiliyor. Esas övünülecek kısım makete maketçinin neler kattýðý olabilir bence. Ellerinize sağlık sevgili Ares. Kolay gelsin, hayranlıkla takip ediyorum.
Jolly Roger
volkan
Bir de 72 ölçekte detay olmaz denir...
Kim demiş bunu?
"Ahmet" "Mehmet" demişti demem açıkcası ama çok defa özellikle uçak için, 48 ölçek varken neden 72 ölçek yapıyorsun sorusuyla karşılaştım, soruyu soran da yoldan geçenler değil elbette, yine bu camiadan tanistigim, hatta bu isi profesyonelce yapan arkadaslardi. Ben de sizin gibi düşünüyor ve her ölçekte detay yapılır diyorum zaten... Hele 1/144 ölçekte neler yapılır sizden gördük :)volkan2008-01-25 03:43:50
Snake Eye
Eline sağlık Ufuk. Sabrına hayranım. Arasıra sana uzaylıların yardım ettiğini düşünmüyor değilim...
o lazer ýþýklarýndan ben de þüphelendim. yok her birmilyoncuda bulunabilir hedehöde ölçermiþ falan filan yemedik zaten. uzay gemisi ýþýðýdýr o.
idris
Bende yok ondan,edinmeli miyim acaba panzer can?
hedehödö ölçerden bende de yok. gps kullansak olmazmı :)
Peki bota neden ana renk olarak beyaz attım? Yapmış olduğum ilk dönem PT-174 halk arasında zebra şeması olarak bilinen resmi tanımlaması “adapter” diye isimlendirilen pattrne sahip olduğu için. Her modelcinin yapmak istediği ama þemanýn komplikeliði yüzünden türlü bahanelerle olay mahallinden kaçtığı bu boyama şeması birebir ölçülerde bile uygulanması zorken bu tip bir ölçekte uygulanmaya çalışılması modelciyi sabır ve sinir testi niteliðnde testlere tabi tutmakla eşdeğer. Peki nedir bu adapter scheme? En basit tanımıyla bir nevi kamuflaj diyebiliriz. Belli zaman diliminde aşağı yukarı bütün büyük donanmalar benzer boyamaları kullanmışlardır. Misal olarak DKM Bismarck’ý ele alalım. Yapılan modellerin çoğunun baş ve kıç tarafı boyama şemalarına uygun olarak koyu renge boyanmıştır. Bunun nedenini sorgulayan çok fazla kişi görmemekle beraber bu koyuluklarýn amacı uzak mesafelerde ve/veya görüş şartlarının ideal olmadığı (sis ortamı, çalkantýlý deniz, çatışma ortamı, duman perdesi vb.) ortamlarda geminin çıplak gözle (radar çıktı mertlik bozuldu) tanımını zorlaştırmak ve mesafeyle yön tahminini güçleþtirmektir. Keza fyordlarda saklanan DKM Tirpitz’inde palyaço gibi boyanmasının sebebi budur, buzlarýn önündeki ışık gölge kontrastlarý dahilinde belli bir mesafeden farkedilmemesini sağlamaktadır, gerçi RAF polemiğe girmeyip tepeden tonlarca bomba atmıştır ama olsun. Bu tip kamuflaj mantığını USN önce çeşitli eskort gemilerinde daha sonra kapital gemilerde denemiş ama en fazla verimi sürat olarak hızlı olan pt-boatlarda almıştır. Higgins PT-boat’larda deneysel olarak uygulanan uygulanan bu boyama şeklinde üç ana renk kullanılmıştır. Zemin için beyaz, çizgiler için siyah, mesafe/derinlik dengesini bozmak için bölgesel gri. Higgins’lerde ve bener dönem botlarýnda kullanılan patern bottan bota da değişiklik göstermektedir, keza olay deney aþamasýndadýr. Bu botlarda elde edilen kısmi başarıya gölgeyi ise operasyonel şartlarda bu boyayı bota tatbik etmenin zorluğu düþürmüþtür. Bu zorluğun bilincinde olan donanma yetkilileri bir seri, üretimi sürmekte olan bota tersane aşamasında bu boyamanın uygulanmasına karar vermiştir. Bu kararın alınma döneminde üretim hattında olan botlar ise Elco 80’lerdir. 163’den 179’a kadar borda numaralı botlara standart bir patern uygulanmıştır. Elco 80’lerin (PT-103 class) adapter boyamalarını diğer (Higgins vs) benzer boyalı botlardan ayıran iki unsurdan biri Elco 80’lerin standart aynı şekilde boyanması, öbürü ise siyah beyazın aksine kullanılan renklerin yellowish green (çirkin bir açık sarımsı) ve siyah olmasıdır. Dolayısıyla standart bir Elco 80 modelini siyah beyaz kamuflajlı olarak bitirilmiş görürseniz çok özel bir durum yok ise bilin ki yanlıştır. Bir görgü tanýðýnýn ifadesi doğrultusunda en az bir Elco 80’nin açık renginin pembemsi bir ton içerdiği belirtilse de bu yönde herhangi bir görsel ya da yazılı konfirme edilmiş döküman yoktur.
PT-174’e gelirsek; bu seri dahilinde üretilmiş olmasına rağmen gerek silah gerekse boyama bakımından farklılıklar göstermektedir. Konfirme edilmiş dökümanlar bu botta kullanılan renklerin Higgins botlarýnda olduğu gibi siyah, beyaz ve gri olduğunu belirtmektedir. Gri olarak kullanılan renk Elco renk skalasında “counter shade grey” olarak geçmekte, tanım olarakta gene Elco skalasında “thayer blue” diye refere edilen rengin bir koyu tonu diye belirtilmektedir. Model boyası olarak karşılığını tarif etmek gerekirse RLM 78’in tonunun açılmış halidir. Patern olarak ise standart 80 adapter şemasının sadeleþtirilmiþ halidir. Teknenin sancak tarafını çok net gösteren bir fotoğraf olmasına karşılık iskele tarafı için çeşitli görsel dökümanları bir arada incelemek gerekmektedir. Mevcut 174 fotoğraflarında teknenin hatlarının zorlukla seçilebilmesi bu kamuflajın ne kadar başarılı olduğunun bir göstergesidir.
174’ün ikinci büyük özelliği ise buruna takılmış olan toptur. Teknenin yapım aşamasında planlanan bu silah yerleştirme hususu botun türdeþlerine göre daha mukavim inşa edilmesine sebebiyet vermiştir. Ön güverte gerek topun ağırlığını taşımak gerekse tepmelere dayanabilmesi için metal konstrüksiyonla güçlendirilmiþtir. Buruna takılan 40’lık Bofors topu, aslen orta kalibre uçaksavar topu olarak imal edilmiş, müttefikler tarafından bolca kullanılan (tekli, ikili vs) İsveç menşeili bir silahtır. Top yapımcı firma olan Bofors’un ismiyle özdeþleþmiþtir. İsveç donanmasının 1922’de almış olduğu 2 pounder’lık Vickers (Pom Pom olarak da bilinir) toplarının yerine donanmanın ihtiyaçlarını göz önüne alarak benzer mekanizma kullanılarak imal edilmiştir. İkinci cihan harbinin baþlamasýndan önce Krupp’un Bofors’a ortak olması sonucunda bu sistem Almanlar tarafından da tanınır olmuş, savaşın başlamasıyla beraber Bofors iki tarafta da benzer rollerde kullanılmıştır.
Silahın makbul olanı denenmiş olanıdır mantığından yola çıkan İngilizler ve Amerikalılar bu topu hem donanma hemde kara kuvvetlerinde aynı anda kullanmıştır. Bu nedenle zemine sabitleme aparatları, ön zırh ve oturma elamanlarý haricinde bütün 40’lık Bofors’lar birbirine benzemektedir. 174’e takılan Bofors ön zırh hariç Amerikan donanma Bofors’larıyla aynıdır. Namluyla hareket eden yalnız cepheden gelen muhteviyata karşı koruma sağlayan bu zırh 174’e takılmamış, onun yerine top yuvasının etrafına komple bir korugan inşa edilmiştir. Tecrübe seyirlerine bu konfigürasyonla (adapter artı Bofors) çıkan ve anavatan sularında bir süre bu şekilde dolanan bot aşırı derecede aðýrlaþtýðý görülerek tekrar kızağa çekilmiş ve koruganla toptan arýndýrýlmýþtýr. Bu süreçte filoya katılma emri gelmiş ve görev yeri Solomon adalarý olarak belirlenmiştir. Operasyon bölgesinden gelen bilgiler dahilinde bot baştan Measure 31/20L ‘ye uygun bir varyasyonda boyanmıştır keza gelen raporlar isterse kamuflaj takla atsın gece seyirlerinde uskurlarýn yakamoz izlerinin millerce uzandýðý ve her halükarda teknenin farkedildiðidir. Bu bilgiler ışığında 109’un nasıl Agami tarafından farkedilmediði ve ezildiði sorusu sorulabilir, cevap botun çok düşük hızda seyrediyor olmasıdır.
174 Solomon adalarýna intikal ettikten bir süre sonra seyir defteri ve botun yapılış amacına bilen bir kısım denizcilerin verdiği bilgilerin ışığında mevcut mürettebat tarafından tekrar 40’lık bir Bofors’la silahlandýrýlmýþtýr. Ama bu seferki 40’lık kara kuvvetlerine aittir ve ilkinin aksine kendi zırh plakasına sahiptir. Mürettebatın bu silahı nerden ve nasıl buldukları bilinmemekle beraber dönem botlarýna ve mürettebatlarýna bakacak olursak yağma tadında ne bulurlarsa botlarýna taktýklarýný görebiliriz, misal 109 battığı son görevde ön güverteye halatlarla sabitlenmiþ kara kuvvetleri menşeili 37mmlik bir anti tank topu taşımaktadır.
Bu bilgilerin ışığında donör kit olarak Airfix’in “Bofors 40mm Gun&Tractor” kitini İdris’ten temin ettim. Çıkan top İngiliz olsa da temelde aynı komponentlere sahip. Eski bir kalıp olması sebebiyle bir miktar çapak izi bulunmakta, kamyonu hakkında yorum yapacak kadar bakmadım bile, sonuçta İngiliz aracı ve ben sevmem.
Hızlı bir şekilde topu topladım. Detayların kalınlığı, ölçeğin 1/72 mi yoksa 1/76 mý acaba şeklinde muallakta kalması bir an gözümü karartıp sıfırdan yapmama sebebiyet verecekken Kaan Kurdoğlu’nun “bunu da yaparsan bu sefer kesin delirirsin” demesiyle kendime geldim. Pedallarýn ciddi kalın olmasını nasılsa yan zırhlardan gözükmeyecek bahanesiyle görmezden geldim.
Styrenden oturakları yapıp, gerekli yerlere macun çekip topu nihayete erdirip teknenin üstünde nasıl durduğuna baktım.
(her gözün bakışı ve görüşü,her modelcinin keyfi elbette başkadır ama hani bi dile getireyim dedim)