Korna midir, Siren midir, o pek uymuyor modelin detayli gidisatina? Tamamen temizlenip, baska bir sey uydurulamaz mi? Birde icinin oyulmasi gerektiginden emin misin? Bir kamyon modelinde, benzer kornanin icini oymustum, daha sonra oyulmamasi gerektigine gercek kamyon kornasi görünce sahit olmustum.. Tabi dönemin deniz araclarin da nasil bir uygulama vardi, yada nette ki bitirilmis diger modellerde nasil bir yol izlenmis bilemiyorum..
tozbek Nası yani tahta mý bunun gövdesi?
Kusura kalmayın cemaat-ül plastik maket tayfası. Tahtaya takmış durumdayım bu aralar. Amerikalılar metal yokluğundan mý bu teknelerde tahta kullanmış? Ciddi bir cevap lütfen...
Sadece amerikalılar değil,Alman ve ingilizler de hücumbot yapımında ahşap kullanmıştır.
Hafif araç daha hızlı gider.
Gövdeyi kapayan elemanlardan geriye kalan ikisinden hardtop’a yakın olanını ele aldım. Teknenin geri kalanında olduğu üzere detaylar gene kabartý olarak verilip geçiştirilmiş.
Bu aşamada çeşitli kalınlıklarda tele ihtiyaç duyduğumu farkedip mevcut kaynakları masaya yatırdım. İlk aklıma gelen üç sene önce Türkiye Şampiyonasının Ahlatlıbel ayaðýnda B Finalde kavrulup beni yarış dışı bırakan motordu. İşin ilginci Serdar’la değişik şasiler ve aktarma şekilleri (ben Yokomo CGM þaftlý, Serdar ise Kawada Sygma kayýþlý dört çeker) kullanmamýza rağmen ikimizinde bu motoru kullanıyor olması ve yarışta beþer saniye arayla motorları halletmemizdi, sebebi bugün hala meçhul, muhtemel sebeplerin başında motorların limitine dayanmış son dişli oranları gelmekte. Neticede cezalı parçalar kutusundaki motoru bulup işe giriştim.
Motorun kasasının ayarlı motorların aksine açılamıyor olması neticesinde Swiss ordu çakýsýyla kimin metali daha sağlammış nidasıyla yarım saat debelendikten sonra motoru açmayı başardım.
Motordan çıkan mýknatýslar lambanın ayağına cımbız vesaire tutturmak amacıyla kullanılıp geri kalan komponentleri ilerki tarihlerde kullanılmak üzere ıvır zıvır ktusuna gitti. Çıkan teller ise beklediğimden kalın olması sebebiyle þu aşama için es geçildi.
Ivır zıvır kutusunda daha önceki kullanım yerine vakıf olmadığım bir kısım daha ince tel bulup olaya kaldığım yerden devam ettim. Arka binanın üstüne sanki oranın bir parçasýymýþ gibi detay olarak basılmış devasa ebatlardaki bijon anahtarlarýnýn şeklini bu teli kıvırarak verdim.
Bijon anahtarýnýn uçlarını yapmak için seçtiğim malzeme olan kulak temizleme çubuğunu amacıma uygun hale getirmek için mum alevine kafi miktarda plastik yumuþayýncaya kadar tuttum.
Daha sonra bu çubuğu bir önceki aşamada kývýrdýðým telin ucuna geçirdim ve bijon anahtarlarýnýn ilkini bitirmiş oldum. Müteakip dakikalarda aynı işlemi ikinci anahtarın imalatı için tekrarladım.
Son olarak anahtarın şeklini ve ebadını silmeyi planladığım detayın yanına koyup kontrol ettim.
Üst yapıyı komple zımparaladıktan sonra ince kıyılmış tamiya bantla korkuluklarýn alt hizasýný belirledim. Markerla korkuluk ayaklarının yerlerini bandın üzerine işaretledim. Bu aşamalar esnasında hem binanın pencerelerine ince styrenden çerçeveler yaptım hemde tavan bina birleşim yerlerini Humbrol model macunuyla doldurdum.
Hobbymarketten zamanında Osman ağabeyin tavsiyesi üzerine aldığım beþli ince matkap ucu setinin en inceden bir kalın ucuyla (ölçmeye üşendim) işaretlediğim noktaları bant hizasında deldim.
Deliklere ucu CA’a değdirilmiş ince telleri sokuşturdum
Ağzı hafif haşat olmuş yan keskiyle bu tellerin boylarýný kısalttım. Bu işlemde plastik kesmekte kullandığınız yan keskileri kullanmayın, gereksiz yere aðýzlarýný bozmayın.
Kulak temizleme çubuðundaki numarayı bu sefer artık bir çerçeve parçasına uygulayıp elde ettiğim ince plastik parçasını trabzan ayaklarının üstüne japonla sabitledim ve fazlalıklarını yan keskiyle uçurdum.
İkişer adet kısa styren parçasıyla destek/ayak imal etmek suretiyle bijon anahtarlarýný yapının tavanına yapıştırdım.
Tesisatçýlarýn kullandığı metal banttan çok ince bir hat kesip uygun aralıklarla kýsaltýp bijon anahtarlarýnýn kelepçelerini imal ettim.
Korkuluklara son işlem olarak Testors cam yapıştırıcısından bir çubuk vasıtasıyla aldığım damlaları tutamak ayak bağlantılarının üstüne koymak suretiyle fotoğraflarda görünen top kafaları yaptım.
Gövdeyi kapayan son parçayı çerçeveden ayırdım ve yerine test amaçlı olarak oturttum. Kalıptan kaynaklanan problemler yüzünden parçanın tam oturmadığını gördüm
Parçanın altında gereğinden büyük verilmiş klavuz çıkıntılarını yan keski ve zımpara ikilisiyle yokettim.
Alt üst oturma problemini çözdükten sonra yerine oturtup bu sefer asðdaki üçgen yüzünden arka taret yuvasýyla bir milime yakın bir boşluk oluþtýðunu farkettim.
Üçgen parçayı bu açıklık oranında arkadan uçurup kaporta parçasını yerine oturttum.
Botu bir kenara bırakıp yapım aşamasına denge getirmek için ana silah grubu olan torpido atýcýlarýna yöneldim. Revell her lançeri sağ sol iki parça halinde verip olayı bitirmiş, kısacası normal insan evladı için yapıştırması ve tesviyesi yirmi dakikalık iþ!
....derken bu iki parçanın bile birbirlerini öncelikle klavuz noktaları karþýlamadýklarýný sonrasında ise temiz bağlantı yüzeylerine sahip olmadığını farkettim. Bu aşamada Gundam modelcilerinin hep kullandıkları yöntemi bu tüplere uygulamaya karar verdim. Önce klavuz noktalarını yankeskiyle uçurup yapışacak yüzeyleri 400 numara zımparanın üzerinde dairesel hareketlerle gezdirmek suretiyle temiz ve düz yüzeyler elde ettim. Bu işlem esnasında zarar görmemesi ve þekillerinin rahat düzeltilmesi için lançerlerin üstünde konuşlanmış basınç tüplerini de kestim (daire kesitli olması gereken bu küçük tüpler direkt kalıp kayması yüzünden oval olarak basılmış, hayırlısı)