Bu forum arşiv olarak korunmaktadır. Yeni üyelik ve mesaj gönderimi kapalıdır.
Hasegawa Hawker Hurricane MKIIC Trop 1/48
Foruma dön · Sayfa 2/8
İşe koltukla başladım. Metal koltuk kitin odun kalınlığındaki koltuğunun yanında oldukça leziz gözükmekte. Koltuğu kıvırıp eğip büküp şekline kavuþturduktan sonra yan panellerini takıp emniyet kemerlerine geçtim. Sutton harness tabir edilen bu emniyet kemerleri Eduard’dan çeşitli ambalajlarla temin edilebilmekte. Bu setin yanısıra boyalı ve boyasız jenerik RAF emniyet kemerleri setlerinden çıkmakta. Spitfire’larda kullanılan kemerlerle aynı olması ise modelciye döküman açısından kolaylık saðlamakta. Hurricane setinden çıkan emniyet kemerinin gövde bağlantısının diğer setlerin aksine tek parça verilmesi ise modelciler tarafından yanlış toplanýlmasýna müsaade etmemekte. Sutton harness Alman ve Amerikan kemer sistemlerine göre karakteristik bir fark içermekte. Koltuğun ortasındaki delikten yukarıya doğru Y şeklinde çıkan kemer bölümleri tepeden ters Y şeklinde inen kemer elemanlarının arkasına baðlanmakta. Bu şekilde pilotun bel kısmı her türlü uçuş rejininde sabit kalýrken omuzlardan koltuğa bağlanan kemerlerin aksine nispi bir hareket serbestesi saðlamakta. Bu kemerlerin toplanmasýnda görülen en sık hata ise, yukarı doğru çıkan Y bölümünün kemer yerine koltuğun arkalýlýðna sabitlenmesi. Takdir edersiniz ki bu tip yerleşim koltuğun ortasından çıkan bölümün mantık dahilinde işlevini sıfıra indirmektedir. Bu bilgiler ışığında kemeri yerine takıp metal kafa zırhını yerine taktım. Kemerleri de eğip büktükten sonra bu alt grubun boyaya kadar olan bitmiş oldu.
Sırasıyla yan panelleri mevcut detaylarýndan arýndýrýp metal parçaları eklemeye koyuldum. Bu sürecin bir nevi meditasyon tadında geçmesi, dile kolay kırk küsür miniskül parça, komple kokpiti toplayıp boyayıp eskitip, gövdeyi kapadıktan neden sonra bu süreçte fazla fotoğraf çekmeyi unuttuğumu farketmeme sebep oldu. Mevcut tek foto maalesef sol panel. İşin daha da vahimi eklenen detayların yüzde sekseni standart bir görüş açısından farkedilmemekte, modeli ışığa doğru evirip çevirmek gerekiyor bir dünya.
Hasegawa’nın gene çok parçalı kalıp kabusundan dolayı birleştirme aşaması oldukça çetrefilli geçti. Yardýmýma 32lik Ju-87, P-47, FW-190, Bf-109 kitlerinde benzer durumlarda yaþadýklarým tecrübe baabında yetiþince bu aşamayı minimum kayıpla atlattım. Kanat birleşiminde üç yer, kokpit sırtı ve alt kanat arka gövde birleşimi haricinde pek macuna ihtiyaç göstermeyen kitin belki de tek sorunlu bölgesi bu saydýklarýmýn arasýndakilerin sonuncusuydu. Gövdedeki tahta dokusunun alt kanat parçasının bir bölümünde devam etmesi, ve oluklarýn birbirlerini karþýlamamasý radikal bir yöntemle olaya eğilmeme sebebiyet verdi. Alt kanadın bir santimlik oluk detayını tamamen macunla kapayıp gövdedeki oluklarýn devamını zımparayla bu parçanın üstüne baştan işledim. Bu aşamada metal flap yuvalarını da zımparayla trimleyip yerlerine yapıştırdım.
Son olarak ince testereyle kanopiyi beş dakikalık bir çalışma sonucu ikiye ayırdım. Arka camın test amaçlı olarak gövdeye oturtulması sonucunda malzemenin et kalınlığı nedeniyle uygun yükseklik için bastırılması gerekliliği ortaya çıktı. Kanopi gibi kırılgan ve saydam bir parçanın uzun vadede bu tip baskı altında kristalleþme yapacağı gerçeği nedeniyle şimdiden bu soruna bir çözüm düşünmeye başladım. Çeşitli alternatiflerin arasından en zahmetsizini model o aşamaya geldiğinde bulurum herhalde.
Radyo kontrollü arabalarının polikarbon kaportalarını kesmekte kullandığım Tamiya marka lexan makasıyla işe giriştim.
Ön planda bulunan kitin orjinal kanopisi, arkadaki Squadron.
Mevcut Hasegawa kanopisi, direkt oturtunca ibiş takkesi gibi görünmekte
Üstten kırılma noktasına kadar bastýrnca bile oldukça havada kalmakta.
Gelelim MK.IID olan kitimizin C’ye geri tadil edilirken yapılması gereken iki temel deðiþikliklerin ilki olan topların kanat içine sýðmasýný sağlayan damlalara. Teknik çizimlerin alayı bu kabartıları üstleri yassı yanları pahlý dikdörtgenler şeklinde belirtmişler. İşin enteresanı bu parçalara sahip Hasegawa kalıp kitler, MK.IIB, Revell MK.IIC bu parçaları teknik çizimlere uygun formda vermişler. Öte yandan gene Tolga Özbek menşeili fotoğrafta açıkça görülebileceği üzere bu kabartıların üstleri de eğimli ve yarım damla formuna oldukça yakın.
Bu parçaları en pratik nasıl yaparım diye bir süre düşündükten sonra İdris’te Il-2 Sturmovik kitine bakarken aklıma bir fikir geldi. Gözüme takılan uçakta bu tip detaylar olmamasına ve o esnada konunun tamamen alakasız bir mecrada olmasına rağmen nasıl birden aklıma geldiği ise ayrı bir muamma, ilham bu olsa gerek.
Eve dönünce hemen uygun kalınlıkta kit çerçevelerinin arasından seçim yaptım.
Mum alevinde iki parçayı doksan, diğer iki parçayı da daha yüksek açıda ısı yardımıyla eğdim damlalarýn ebat ve radyus oranını tutturmak için.
Tepe kısımlarını maket bıçağıyla kestim.
Kanatların üstündeki yerlerine Tamiya yeşilkafa ile yapıştırdım.
Pactra laker tinerle Mr.Surfacer 1200’ü 70 tiner 30 astar şeklinde inceltip Badger 100LG ve geniş kafa kombinasyonuyla modele uyguladım. Canımı sıkan iki üç noktaya bilahare macun çekeceğim.
Son olarak seyrüsefer ışıklarının yuvalarını açtım keza Hurricane’de bir çok uçağın komple renkli seyrüsefer ışıklarını koruyan saydam parçaların aksine renksiz saydam parçalar kullanılmıştır. Dolayısıyla dısardan bakýlýca görülen daire formlu renkli lamba ve kanadın astar rengidir.
Üç inceltici bir boya oranıyla maviyi attıktan sonar mavi alanları Tamiya maske bandıyla korumaya alıp üst renge geçtim. Ana renk olarak Gunze akriliklerden H71 Middlestone rengini alkolle inceltip attım.
Kamuflajın son rengi gene RAF Color 2 setinden geldi. Dark Earth rengini yine pactrayla inceltip attım, bu sefer oran komple tiner dolu hazneye iki fırça ucu boyaydı.. Böylece overspray yapmadan düşük geçiş oranlı hattı yakaladım.
Maskeleri söküp bir sonraki aşamaya geçtim. Mavinin üstünde bir iki yerde gözüme çarpan kahve dumanlamalar var, ama nasılsa ikinci boyama aşamasında yokolup gidecekler.
Forsların tam yerlerini belirlemek için ana daireleri geçici olarak yapıştırdım.
Bu daireleri baz alarak en dış çerçeveleri oluşturan dişi maskeleri yerleştirdim.
RAF’ýn kullandığı bordo rengini kırmızı ve kahverengi karıştırıp çok az mavi katarak elde ettim ve maskelerin ortasına attım.
Bordolarý maskeleyip beyazları attım. Burda beyazı açık gri ile külli miktarda kırdım.