MSC · ModelSitesi.com
Menü

Bu forum arşiv olarak korunmaktadır. Yeni üyelik ve mesaj gönderimi kapalıdır.

Yerel inceleme · 7453 konu · yayına alınmamıştır

Figür Boyama ve Figür Hakkında Temel Bilg

Foruma dön · Sayfa 5/9

Başlatan: KENAN · Başlangıç: 2009-12-24 03:08:25 · 145 mesaj · Son mesaj: 2011-12-03 14:00:58

zwan · 2010-01-21 04:40:54 · #73600

z_g_h
KENAN
zgh arkadaşımızın izni olmadan resmini kullnamak zorunda kaldım.Umarım bana kızmaz.Konuya çok uyuyordu.

[IMG]http://img82.imageshack.us/img82/3113/dsc01118.jpg" />

Bu figürde metal bölgelere sadece ana renk vurulmuþtur.Figürü bu halde bırakırsanız görüntü yalýnve gerçekci olmayan bir halde kalacaktır(metal yüzeyler ,dogal ışıkta kendi gölgesini ve aydýnlýgýný yaratır derseniz.)Sonuçta metallerdede veya düz satýhlarda da gölgeleme aydınlatma(tonlama) yapmalıyız.



Kesinlikle çok kızdım ne hakla resmimi kullanırsın. Gibi birşey yazmayacaðýmý zaten biliyorsun. Benim burada yazılanlardan anladığım şey şudur. Resimde benim yaptığım figürde hiç tonlama yoktur sadece figürün bize göre solundaki kolunda biraz gölge denemesi var o kadar. Şimdi ben anladığımı yazayım bi. Figürün bize göre sağdaki kolu tek renk ve basit durmakta ve gerçekçilikten çok uzak kabul sebebide zaten tonlama olmaması yada benim becerememiş olmamdır.

Ama zırha bakarsanız tamamı metalik gümüş boyalı ve (solu sağı bize göre yazıyorum) sağ göğsün üst tarafı beyaz sol göğsün alt tarafları tamamen karanlık karın kaslarýnýn üst sağ tarafları beyaz ortaları gümüş ve altlarıda karanlık duruyor. Aynı şekilde miðferdede ışık vuran yer beyaz iken vurmayan yerler daha koyu ve karanlık.

Yani benim anladığım ve açıkçası gördüğüm gerçekten metalik olan bi boyayla boyanmış yüzeyde tonlama yapmaya gerek yok çünkü ışığa göre kendi tonlarını kendisi alıp metal olduğunu belli ediyor. Ama yine kol gibi normal renklerle boyanmış yerlerde tonlama olmazsa olmaz çünkü kendi tonunu ölçek yüzünden bulamıyor.

Diye düşünüyorum.


Sevgili zgh,
Metalik olan bir boyayla boyanmış yüzeylerde de tonlamaya gerek vardır.Yukarıda boyamış olduğunuz figürde, göğüs kalkanının çukur ve tümsek detayları daha fazla belli olduğu için, kola göre daha fazla ışığı kıracak ve tonlama yapmamana neden olacaktır.Bu da seni yanýltacaktýr.

zwan2010-01-21 04:43:49

Metin TÜRKOÐLU · 2010-01-21 12:32:28 · #73608

Merhaba arkadaşlar, yapılan çalışmaya ve aktarýlan bilgileri sizler gibi bende takip etmekteyim. Bende kendi çapımda, figürlerle uğraşan biri olarak, fikirlerimi sizlerle paylaşmak isterim.
Bana göre, ne tarz modelle uğraşırsanız uğraşın, model üzerinde görülen her şey (ve harici her şey, model içerisinde yer alýyorsa) boyanmalı ve tonlanmalýdýr.

Zgh arkadaşımızın yaptığı zırh (buradan yola çýkýldýðý için yazıyorum, yanlış anlaşılma olmasın lütfen), yeni dövülmüş ve hiç giyilmemiþ bir zırh olsa dahi, bu kadar temiz ve tek renk olmaz, olamaz. Elbiseler gibi zırhlarda eskir, kirlenir, yıpranır. Kaldı ki zırh dövülürken, ateş farklı yerlerde farklı sonuçlara yol açaçaktýr. Kimi yerlerde zırhın kalın olması, kimi yerlerde daha ince olması gibi. Zırhı şekillendirirken ateşte fazla kalan yerlerin tonlamasýda, gerçek metal üzerinde bile farklı sonuçlar doðuracaktýr. Bu yüzdendir ki boyanacak yüzey metal dahi olsa, bana göre tonlanmalýdýr.

Elbette ki doğal ışık altında metal boyalar parlar ve aynı zamanda kendi gölgelerini oluþturular. Madem öyle, bende zaman, zaman uçak yapan birisi olarak şunu soruyorum, biz bu tekniği neden uçak boyarken kullanmıyoruz? Atalım düm düz silverı olsun. Sizce olur mu? Yada bir resim çizdiðinizi düşünün (yağlıboya, suluboya) bu resmin içerisinde bir kılıç yada bir zırh, parlak bir renk atıp geçermisiniz iki üç tonla ona farklı ve gerçekçi bir hava mý verirsiniz?

Benimde nacizane düşüncelerim bu yönde; bu arada son yaptığım çalışmadan birde örnek sunmak isterim, tamda bu konuyla alakalı olacak sanırım.

Zırhın tamamına, ana renk üzerine ışık ve göglesi girilmiştir. Gölgede kalan kısımlar kol altları, göbeğin alt kısımları, boyundaki kıvrım yerleri, kemer dipleri gibi yerlerdir. Üzerine bir kaç ton daha gelecektir.

Herkese saygılar sevgiler.

[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://i88.photobucket.com/albums/k168/metinturkoglu/WKG01.jpg]

[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://i88.photobucket.com/albums/k168/metinturkoglu/WKG04.jpg]

Metin TÜRKOÐLU · 2010-01-21 12:35:22 · #73609

Bu arda model 54mm'dir.

sadak taşıyıcı · 2010-01-21 12:44:54 · #73610

Metin, Yeni figür çalışmanı görmek gayet güzel. Devamını merak ve ilgi ile beklerim. Kolay gelsin.

KENAN · 2010-01-21 13:00:32 · #73611

Uzun aradan sonra çalışmalarını görmek çok güzel oldu.İyi çalışmalar.Devamını bekliyorum.

Metin TÜRKOÐLU · 2010-01-21 13:07:08 · #73612

Sağol Serkan ve Kenan.
Gerçekten uzun bir ara verdim (8-9 ay olacak sanırım).
Artık bir yerden başlamak gerekti, darısı Serkan'ýn başına diyeli.

SAYGILAR

Ares · 2010-01-21 15:20:22 · #73614

KENAN
Sayın ares;(Metalik boyamada ise bu kontrastı boya metal pigmentli olduğu için kendi içinde yakalar zaten. üstüne uygulanan açık ve koyu tonlar ise alan derinliği içindir.)peki bir pantolonda yaptıgımız nedir?
Yani 54 mm veya 75 mm bir figürün kýlýçýný boyarken onda uyguladýgýmýz alan derinligi kazandırmak,aynı figürün üstünde pantolonu boyamak gölge ve ýþýklandýrmamýdýr?


Kenan bey, tam ifade edemedim sanırsam. İki ayrı başlıktan bahsetmeye çalışmıştım ben.

İlki metalik görünümün temeli. Metalik yüzey ve renkler yüksek yanýsýtýcýlý partiküllerden oluşur, bu partiküller ışığı kayýpsýza yakın oranda yansıttığı için ara değer yerine yüksek kontrastlı bir görünüm söz konusudur. Bu yüksek kontrast metalik denen görünümü oluşturur. Bu partiküller büyüdükçe metaliklik oranı düşer. Örnek olarak büyük partiküllere simli tabir edilen boyaları, küçük partiküllere ise krom rengini verebiliriz.

Metalik bir yüzeyi tasvir etmek için eğer metalik tabir edilen metal partikülleri barındıran bir boya kullanırsanız, boyanın içindeki partiküller kontrastı zaten verecektir. Metalik boya kullanmadan metalik bir yüzeyi tasvir edecekseniz ise bu kontrastı sizin vermeniz gerekmektedir. Bu da uç ve geçiş tonlarını birebir metalik özellik içermeyen boyalarla boyamakla elde edilir ve daha stilize, doğal olmayan figürlerde tercih edilebilir. Burdaki kontrastýn ışık ve gölgeyle alakası yoktur.

İkinci husus ışık ve gölge.
Gerçek ebatlı obje veya figürlerde ölçülerden dolayı gelen ışık belli bölgelere çeşitli oranlarda ulaştığından dolayı derinlik hissi verir, misal her taraftan aydýnlatýlmýþ model fotoğraflarına bakın, derinlik hissi olmadığı için obje iki boyutlu olarak algılanır. Olay ölçekle küçüldüðünde normal ışığın aynı hissi yaratması fiziki olarak mümkün değildir, keza gölge düşecek mesafenin azalmasý gölgenin etkisini azaltır. Bu sebepten ötürü daha gerçekçi bir üç boyut yakalamak için bu etkiler suni (koyuyla yıkama, açýkla kurufırçalama misal) olarak arttýrýlýr. Obje büyüdükçe doğal olması açısından bu suni müdahale azaltýlmalýdýr. 1/35'de kullanılan koyu ton 1/6'da kullanılırsa figür doðallýktan çıkar. Işık ve gölge hususunda nihai sonuç çıplak göze göre yapılabildiği gibi amaca yönelik kullanımlarda kurallar manipüle edilebilir , misal kısıtlı derinliğe sahip bir kutu dioramada değişik ölçekli malzemeyi kullanıp alan derinliği hissiyatını arttırmak gibi.

Dolayısıyla metalik sonucu iki ayrı temel yöntemle alabilirsiniz, alan derinliği ancak bu aşamadan sonra devreye girer.

Unutulmaması gereken en önemli husus ölçekli modelciliğin amacının belli bir konu, obje veya figürün ölçek dahilinde kopyalanmasý olduğudur, sonuçta sanat değildir. Dolayısıyla doğallığı bozacak yaklaþýmlardan kaçınılmalıdır.

Açýklayabildiðimi umuyorum.Ares2010-01-21 15:23:16

KENAN · 2010-01-22 00:33:27 · #73619

Sayın ares;Türkiye sınırları içinde , Figür boyama bir sanat degildir :D.(Sanatın sanat olması için gerekli ögeler nedir?)
Başka ülkeleri bilemem.
Figür boyarken bence dogalllýgý bırakmak gerektigini düşünüyorum.Çok fazla kalıp içine sokuluyor bu figür boyama.O yüzden de sayımız o kadar az.

Sayın ares;Yukarıda zgh arkadaşımız,konuyu yanlış anladýgýndan bir yorum yapmış.Metale aydınlatma ve gölgeleme gerekmez diye.İnsanları yanlış yönledirmeyelim.Bir sürü şeyler yazıyorsunuz,sürekli kutluyorum sizleri.54 mm ,28 mm ,120 mm figürlere fark etmez az veya çok olması(biz nekadar gölge yapılması konusunu konuşmuyoruz) aydınlatma ve gölgeleme yapmalýmýyýz,yapmamalýmýyýz?
Ben burda yapılması gerekli şeyleri vurguluyorum.Siz konuyu alıyorsunuz bambaşka yerlere götürüyorsunuz.

Arkadaşlar;Figür bir sanattır.Figür ne kadar bir kopyalama üsülüyle de üretilse.Bir sürü figür yayınlayan site mevcut hepsine girin , hepsini inceleyin,bir tane aynı boyanmış figür bulabilcekmisiniz.Herkes farklı boyamalarla farklı temayla önümüze çıkarlar.Kopya olan figürün kendisidir.boyamalar degil.Bizler gerçek insanlar boyamıyoruz.Boyadýgýmýz ölçekler bellidir bu ölçekte insanları veya fantezi figürleri gerçekmiş gibi boyarsak (gölgeleme aydınlatma yapmazsak) o zaman yaptıgımız sanat degil,oyuncaga dönüşür.
Figürün üstünde gördügünüz bütün her şeyi tonlamalýyýz.

modelchi · 2010-01-22 00:35:18 · #73620

Gölelendirme ve aydýnlatmanýn etkisi, hepimizin hem fikir olduğu gibi, boyutu artırmaya yarar. Resim çizerken dahi gölgelemeyi ve aydınlatmayı yapmadýðýnýz taktirde (perspektifi hariç tutuyorum) derinlik ve devamında gerçeklik hissi uyandýrmak mümkün değildir. Böylelikle 2 boyutlu bir resim rahatlıkla görsel olarak 3 boyuta taşınabilir.

Elimizdeki metal veya resin figürlerde ise zaten 3 boyut mevcut. Ancak boyutlarýn etkisini derinleþtirmek kesinlikle gölgeleme ve aydınlatma ile ilgili. Her ne kadar gölgeleme ve aydınlatmayı tonlama olarak ifade etmek mümkünse de tonlamanýn bir amacının da yýpranmýþlýðý, eskiliği veya yeniliði, parlaklığı, solukluðu vs. ifade etmek için kullanılan bir yöntem olduğunu gözardı etmemek lazım.

Konumuza dönecek olursak;

Gerek eskilik-yenilik, gerekse figürde 3ncü boyutu pekiştirmek için yüzeyler metal dahi olsa tonlama yapılmalıdır. Gölgeler verilmeli aydınlık alanlar gösterilmelidir.

Figüre ilgim sebebiyle pek çok yayını takip etmeye çalışıyorum ayrıca interneti de bu amaçla sıklıkla kullanıyorum. Güzel ve başarılı olarak tabir edilebilecek çalışmalarda (yarışmalarda dereceye girmiş veya önemli isimlerin çalışmalarını kastediyorum) tonlamanýn olmadığı bir yüzey sözkonusu değil. Bu metal yüzeyler için de geçerli. Bir figürün doğru ve güzel olup olmadığının tespiti için ön şart tonlama. Metalik boyaların kendi parlaklýðýna sahip olup değişik pozisyonlarda ışığı yansıtmasına bağlı olarak kimi yerlerin doğal gölge olarak gözüküyor olması bizleri yanýltmamalý.

Sağlıkla kalın.

Ares · 2010-01-22 05:51:35 · #73628

Kenan bey, öncelikle yazacaklarýmý şahsınıza almamanızı ümit ediyorum. Her konuda olduğu üzere bu konuda da eğitim eksikliðimiz olduğu için bu hobiye gönül vermiş insanlar olarak çoğumuz kendi çabalarýmýzla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Ama bu eðitimsizlik nedeniyle maalesef çok ciddi kavram karmaşasına düþüyoruz. Tarifini ve tanımını net olarak bilmediğimiz olgularý başka isimler altında refere etmeye çalıştığımız için olayların özünden uzaklaşıyoruz ve bunun neticesinde gerginlikler olabiliyor.

KENAN
Sayın ares;Türkiye sınırları içinde , Figür boyama bir sanat degildir :D.(Sanatın sanat olması için gerekli ögeler nedir?)
Başka ülkeleri bilemem.

Figür boyama modelcilik hobisinin alt gruplarından biridir. Modelcilik bir sanat dalı olmadığı için figür boyamayı da bu hus**** ayrı değerlendirmek mümkün değildir. Bu Türkiye sınırlarına dahilinde olan bir durum değildir. Bu nedenle figür boyamayı sanat diye tanýmlayýp amacı haricinde bir noktaya koymak gereksizdir.

Sanat nedir sorusu ise üstüne kitaplar yazılan bir husustur. En genel tanımı duyu ve duygulara hitap edecek şekilde öðeleri üretmek veya düzenlemektir. Bu duygularýn ifadesini yaratıcılık dahilinde resim, müzik, heykel, sinema gibi araçlarla ifade edebiliriz. Estetik olma gerekliliği var mıdır sorusunun cevabı net olmasa da eserin kendi içinde bütünlüğü esastır.

Modelcilik ise bir obje, figür veya sahnenin ölçekli olarak kopyalanmasýdýr. Yaratıcılığı teknik kullanımı haricinde barýndýrmaz ve barýndýramaz. Misal estetik kaygýlarla bir uçağa ekstradan bir kuyruk eklerseniz o model ölçekli modelcilikten çıkar.

Modelcilikle sanatın yegane ortak noktası temel sanat bilgisini de oluşturan uyum ve malzemeyi tanıma aşamasıdır. Bu temel nokta görsel olarak hitap eden bütün objelerde olmazsa olmaz bir temeldir. Işık kullanımı, renklerin özellikleri vesaire bu temel bilgi dahilinde öğrenilmesi gereken şeylerdir.

Bu nedenle temel bilgisi aynı olan her şeyi sanat diye adlandýrmak yanlıştır. Duvar boyamak ne kadar sanat ise, model yapmak o kadar sanattır.


KENAN

Figür boyarken bence dogalllýgý bırakmak gerektigini düşünüyorum.Çok fazla kalıp içine sokuluyor bu figür boyama.O yüzden de sayımız o kadar az.


Ben sayı azlığı konusuna katılmıyorum. Memleketteki mevcut istikrarlı üretim yapan modelci sayısını göz önüne alırsak figür modelcilerinin oranı normaldir. Bütün alanlarda ne zamanki modelci sayısı artar, figür modelcilerinin de sayısı o zaman artacaktır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus neyi ne diye yaptığını bilen bilinç seviyesine ulaþtýrmaktýr mevcut modelcileri.

Kalıp olarak kastettiğiniz tarz, stil ve teknik ise, bu tip zorunluluklarýn olması doğaldır. Kimsenin tekniği en iyidir diyemeyiz, önemli olan o tekniği özümsemek ve o konuda gelişme sağlamaktır. Ama temeli en azından bir tekniği öğrenmektir. Modelciliğin en büyük düşmanı ezberciliktir. Bu böyle olacak diyen kişi eğer neden sorusuna cevap veremiyorsa ezbere iþ yapıyor demektir.

Cansız objeleri modelleyenler nispeten daha þanslýdýr misal, keza teknik detayları bilip döneme dair araştırmada bulunmak nispeten işi kolaylaştırır. Figür ise ayrı bir husustur hele ki tarihiyse, keza bir dönemde yaşayan birinin modelini yapmak için dönemi algýlayabilmek gerekir. Bu nedenle iyi bir figür modelcisinin orta seviyede sanat tarihi bilgisine sahip olması gerekmektedir bu yüzden. Dönemim akımları o kişiyi etkilemiþtir, modelci ise o etkilenmiş kişinin üç boyutlu tasvirini yapmakla yükümlüdür. İşin öðreti kısmı esas budur, yoksa yaðlýboyaymýþ akrilikmiþ bunlar teknik kısmıdır.

KENAN

Sayın ares;Yukarıda zgh arkadaşımız,konuyu yanlış anladýgýndan bir yorum yapmış.Metale aydınlatma ve gölgeleme gerekmez diye.İnsanları yanlış yönledirmeyelim.


Yukarıda son mesajımda iki ayrı aşama olduğunu açıkça anlattýðýmý sanıyorum. Orada yazılan temel bir bilgidir, yanlış yönlenmek yazılanı tam olarak anlamamaktan kaynaklanmaktadır. Piyasada konu üzerine yüzlerce kitap olması herkesi alim yapmýyorsa, bu değerlendirme zaafı yüzündendir.

KENAN
Bir sürü şeyler yazıyorsunuz,sürekli kutluyorum sizleri.54 mm ,28 mm ,120 mm figürlere fark etmez az veya çok olması(biz nekadar gölge yapılması konusunu konuşmuyoruz) aydınlatma ve gölgeleme yapmalýmýyýz,yapmamalýmýyýz?


Forum kelimesinin kökeni eski Roma’ya dayanır. Herkesin fikirlerini belirttiği ve tartýþtýðý alana denir. Bu yüzden şahsi kanaatim kutlamak yerine konuyu enine boyuna tartışıp açmanın gerekliliðidir.

KENAN

Ben burda yapılması gerekli şeyleri vurguluyorum.Siz konuyu alıyorsunuz bambaşka yerlere götürüyorsunuz.


Çünkü üzülerek görüyorum ki herkes önce yürümeyi öğrenmek yerine (temel boya, renk, ışık bilgisi) direkt finişe önde gelmeye çabalamakta ve dolayısıyla ezbere dayanan yöntemler yüzünden niçin’i göz ardı etmekte. Kalıbın dışına çıkmak bambaşka yerlere götürmek değil perspektif kazandırmaktır.

KENAN

Arkadaşlar;Figür bir sanattır.Figür ne kadar bir kopyalama üsülüyle de üretilse.Bir sürü figür yayınlayan site mevcut hepsine girin , hepsini inceleyin,bir tane aynı boyanmış figür bulabilcekmisiniz.Herkes farklı boyamalarla farklı temayla önümüze çıkarlar.Kopya olan figürün kendisidir.boyamalar degil.


Eğer dökümanı varsa o zaman doğru tasvir edilmiş modellerin hepsinde aynı renk özellikleri öne çıkar. Ne zamanki kendi yaratýcýlýðýnýzla bir figür üretirsiniz işte o zaman heykel klasmanýna girer ve duygu aktarýmý gibi temeller dahilinde belki sanat diye değerlendirilebilir.

Modelcilik çıkış olarak tasvir ve tasarımların üç boyuta taşınması olayıdır. Suyunun suyudur yani. Bugün kalkıp dünya üzerinde herhangi bir okulda tasarım sanattır derseniz odunla kovalarlar.

KENAN
Bizler gerçek insanlar boyamıyoruz.Boyadýgýmýz ölçekler bellidir bu ölçekte insanları veya fantezi figürleri gerçekmiş gibi boyarsak (gölgeleme aydınlatma yapmazsak) o zaman yaptıgımız sanat degil,oyuncaga dönüşür.


Ölçekli tasvirde ışık vesaireyi gerçeğe en yakın etkiyi yakalamak için malzemeyle manipüle ederiz. Aşırı kullanımlar gerçekçi etkiyi azaltacaðý için işte o zaman sonuç oyuncağa dönüşür.


KENAN

Figürün üstünde gördügünüz bütün her şeyi tonlamalýyýz.


Böyle bir zorunluluk yoktur, amaç gerçeğine en yakın görünümü yakalamaktır. Renk modülasyonu, doğa şartlarının etkisi, eskime, yıpranma gibi kavramlar tamamen ayrı konu başlıkları olsa da en başta bahsettiğim eğitim noksanlýðýndan dolayı aynı şey sanýlmakta ve karşımıza gerek uçakta gerekse askeri araçlarda mal bulmuş maðribi şeklinde her yere yapılan tonlamalarla karşımıza çıkmaktadır misal.

Umarım bazı hususlar netliðe kavuşmuştur.

KENAN · 2010-01-22 07:31:36 · #73629

Sayın ares;sizin için figür modelciligin bir alt sanatı olmaktan ileriye gitmeye bilir.Bu konuda sizinle tartışmaya gerek görmüyorum.
Neyse ben sizi bilgi isalinizle ve düþüncelerinizle bırakmak istiyorum çünki bu artık ikimizin arasında geçen bir tartışma olmaya başladı.Bunu karşılıklı bir gün bir ortamda karþýlaþtýgýmýz zaman tartışmaya devam ederiz.KENAN2010-01-22 07:42:28

KENAN · 2010-01-22 07:36:03 · #73630

Sayn ares bir ricam olsa yaptıgınız bir kaç figür çalışmanızı burda bizimle paylaþa bilirmisiniz?
Lütfen mümkünse mümkün degin degilse yok deyin.
Uzun uzadıya bir şeyler yazmanýza gerek yok.
Teşekkür ederim.KENAN2010-01-22 07:40:42

zwan · 2010-01-22 07:42:58 · #73631

Ufuk,

Yazdıklarını okuyorum ve hiç bir şeyin netliðe kavuþmadýðýný görüyorum.Konu, kavram kargaþalarýnýn içinde dönüp duruyor.

Bu konuyu bir örnekle açıklamaya çalışayım.
Bu işe yeni başlayacak bir figürcü, bütün detaylardan kurtulup, ana hatlarıyla bu işin olmazsa olmazlarından başlayıp, daha sonra detaya dönük çalışmalara başlamalıdır.Eğer direkt olarak detaylı anlatýma göre figür boyamaya baþlansa, figürcü çok çabuk sýkýlacak ve figür boyamayı bırakacaktır.

ÖNCE SORMAK yerine ÖNCE UYGULAMAK SONRA SORMAK kuralı figür boyamada da geçerlidir.

Bu kuralın en büyük faydası, söylenene göre boyanan parçanın durumunu görüp daha sonra sorularla bu boyamayı pekiþtirmektir.

Eğer yazılan her cümle tek tek ele alınıp, bunlara cevap yazýlacaksa, bu yazılanlar öðretiden çıkıp,karşılıklı tartışılan bir yazıdan daha fazla ileriye gidemeyecektir.

Yazdıklarına tek tek cevap verip, daha da işi çýkmaza sokmak istemiyorum ama, son yazdığın " bütün herşeyi tonlamamýz konusunda böyle bir zorunluluk yoktur, amaç gerçeğine en yakın görünümü yakalamaktır" sözüne cevap vermek istiyorum.
54 mm figüre 30 cm uzaklıktan bakın.Bu uzaklık yaklaşık olarak 30 metre uzaktaki bir insan boyutundadır.30 metre uzaktan bir insana bakın ve detay-tonlama olarak ne gördüğünüzü dikkate alın.Göreceğiniz şey şudur: Gözbebeği bile görünmeyen, yüzü ve detayları seçilemeyen bir insan...

Amaç gerçeğine en yakın görünümü yakalamaksa, ne tonlama yapalım ne de gözbebeği...

Amaç gerçeğine en yakın yapmak değil, bu da mümkün değil zaten.Madem ki giydiðimiz elbiselerde ton farkı yok, ton farkını ortaya çıkaran ışık faktörü...Boyayalım hiç tonlamadan sadece tek renk, nasıl olsa ışık vuracak ve tonlayacak.

Lütfen aşağıdaki anımı dikkate alın
İtalya'da Saint Vincent kasabasında, toplam 3000 figürün yarıştığı, dünyanın bütün ünlü boyacılarının ve heykeltraşlarının bulunduğu bir yarışmaya Engin Kayral ile katıldık.Ödül alamadık tabi ama bizim için görsel bir þölendi.İtalyan Pegaso firmasının heykeltraþý ve boyacısı olan Pietro Balloni' ye "neden dereceye giremedik?" diye sorduğumda, figürlerimize bakıp bize þu cevabı verdi." SİZ, GERÇEĞİ GİBİ BOYAMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ, OYSA SİZ FİGÜR BOYUYORSUNUZ.GERÇEĞİ GİBİ BOYAMAYA ÇALIŞMAYIN, DETAYLARI ABARTIN"

Selamlar




zwan2010-01-22 07:50:02

Rahmi K. · 2010-01-22 10:52:31 · #73633

İnsanlar aldıkları eğitim doğrultusunda konuya katkıda bulunmaya çalışmışlar. Sanırım şöyle derin bir soluk aldıktan sonra okursak çeşitli yanlış anlaşılmalar ortadan kalkacaktýr. Mesela "Figür boyama modelcilik hobisinin alt gruplarından biridir." cümlesinde alt kelimesi herhangi bir sýfat belirtmemektedir. Zira uçak, afv, gemi diye gider bu alt gruplar. Biri diğerinin altında veya üstünde değildir.
Yukarıda hatýrlatýldýðý gibi burası bir forum, iyi veya kötü, doğru veya yanlışlar konuþulup bir ortası bulunur. Konuyu senin figürün, benim figürüm iddasýna sokmadan ve lütfen kiþiselleþtirmeden devam ettirelim zira konu forum kuralları çerçevesinde bir müdahale doðuracak yönde ilerlemekte.

Metin TÜRKOÐLU · 2010-01-22 11:57:18 · #73635

Tekrar merhaba arkadaşlar, görüyorum ki işler her zaman olduğu gibi uzadıkça uzuyor. Üstelik henüz ortada boyanmaya geçmiş bir figür bile yokken. Burada herkesin anlayabileceði temel bilgilerden bahsedilirken, konu uzun uzadıya boyaların nasıl yapıldığına kadar gitmiş. Elbette bunlarıda bilmek gerekir, ancak modelciliği hiç bilmeyenleride düşünüp, çok da fazla ayrıntıya girmemek gerekir diye düşünüyorum.

Figür boyamak bir sanat değildir, ancak onu siz modellerseniz sanattır (yani sıfırdan heykelini yaparsanız, heykel sanatı kapsamýndadýr gibi bir sonuç çıkıyor ortaya) demişsiniz.

Bu mantıkla resimde bir sanat değildir o zaman.
Çünki siz, düz bir tuvali (sizin söyleminizle)sadece boyuyorsunuz. Yada yukarıda verdiğiniz örnekle duvar boyamayla aynı şey.
Yada şöyle düşünelim, duvar boyamak sanat değildir (biz figür boyarken bunu yapıyoruz) peki duvara resim yapmak sanat mıdır? Resim yapabilmeniz için renk bilginiz, perspektif bilginiz, oran, orantı gibi hususları bilmeniz gerekir ve elbetteki sınırsız bir hayalgücü. Figür boyarkende renk bilgisi olmazsa olmazdýr. Perspetkif, oran orantýda zaten üç boyutlu olduğu için var. Yani burada biz figürün heykel kısmıyla uðraþmasakta, bir ressam gibi (aynı zamanda fırça kullanıyoruz) figürü boyuyoruz ve kendi sanatýmýzý icra ediyoruz. Bu bağlamda figür bir sanattır diyebiliriz diye düşünüyorum.

Son bir örnek soruyla düşüncelerimi sonlandırmak istiyorum.

Heykeltraşın yapmış olduğu heykeli (heykel bir sanat dalýdýr), bir ressam boyarsa (resimde bir sanat dalýdýr), bu heykel, yapan sanatçýdýr ama boyayan değildir yargýsýna varabilirmiyiz?
NOT: Heykeltraşlık bölümüne girebilmeniz için resim sýnavýný geçmeniz gerekir.

SAYGILAR SEVGİLER

Rahmi K. · 2010-01-22 12:05:52 · #73637

Metin TÜRKOÐLU

Heykeltraşın yapmış olduğu heykeli (heykel bir sanat dalýdýr), bir ressam boyarsa (resimde bir sanat dalýdýr), bu heykel, yapan sanatçýdýr ama boyayan değildir yargýsýna varabilirmiyiz?


Yargýyý bilmem ama ressamın heykeltraþtan temiz bir sopa yiyeceği garanti :)

gertunc · 2010-01-22 12:19:11 · #73639

Merhaba Metin, benim aklıma da şunu geldi; "Mahallede top peşinde koşan tüm çocuklar sporcudur." demek gibi olmuş. Yani?.. Yanlış değil, evet sporcular spor yaparlar. Daha doğrusu "Mahallede top peşinde koşan çocuklar spor yapmış olurlar." olmalı. "Hobi"mize uyarlayacak olursak, sporcu olmak değil spor yapmak önemli. Sen de katýlýyorsundur, sana ithafen yazmış olmamı yanlış anlama lütfen, senin yazdıklarından çağrışım yaptığı için konuştum.

Metin TÜRKOÐLU · 2010-01-22 12:34:33 · #73640

Söyleminde haklısın Güneş, bende figür yapanlar sanatçýdýr demiyorum zaten. Kendi sanatlarını icra ediyorlar diyorum (yukarıda da demişim zaten, kimin elinden ne kadar geliyorsa artık)
Burada vurgulamak istediğim, uğraştığımız hobinin bence sanatla baðlatýsý olduğu.