Cumartesi günkü pt-boat seansýmý takiben idris’in temel malzemeni ve makinaný al gel uçak var yapılacak demesi üzerine yan keski, yapıştırıcı, squadron sanding stick, cımbız ve maket bıçağını EOS20D’nin yanına çantaya sıkıştırıp yola düştüm. Dükkana girdiğimde İdris’le Hüdaverdi 1800 küsürler üzerine hararetli bir sohbete dalmýþlardý. Denek modelin bana uzatýlmasý sonucu bir sandalyeye konuþlanýp olayı irdelemeye başladım.
Yapımda kullandığım ana malzemeler.
Yan keskiyle olaya dalıp ne kadar yapışacak alt grup varsa çerçeveden ayırmaya başladım. Kokpit minicik yedi parçadan oluşmakta, Revell gösterge dekali filan vermiş ama o camlardan birşey görünmesi olanaksýz olduğu için hiç o işlere girmeden direkt topladım aleti.
2006 senesinin kalıbı olmasına rağmen gövdenin klavuzlarýndan alt gövde arkasında olanlar sağ sol olarak erkek parça şeklinde verilmiş ne hikmetse, direkt uçurdum ve yola devam ettim.
Gövdeyi kapadıktan sonra sıra kanatlara geldi. Bu aşamada planın dışına çıkıp hem dihedral açılarını düzgün yakalamak, hem de bir sonraki aşamada tesviye derdinden kurtulmak için üst kanat parçalarını gövdeye yapıştırdım.
Üst kanatların yapıştıktan sonraki hali, açı doğruya yakın..
Alt kanadı bu konstrüksiyona merkezden yapıştırarak oturttum, görmüş olduğunuz açıklık alt kanadın kalıbından kaynaklanmakta. Eğer komple kanadı toplayıp gövdeye oturtsaydým, o açıdan kaynaklanan boşluğu almak için önce kanat gövde ikilisini preslemem, akabinde de macuna baþvurmam gerekecekti.
Motorları taktıktan sonra çay kahve molası verdiğimde uçak elden ele dolaþmaya başladı, önce İdris eðlendikten sonra Hüdaverdi yakınen inceledi. Bu aşamadaki fotoğraflar geyiğe dahil olan Tuðrul imzalı.
Üç saatlik geyik, yemek ve yapım sürecinden sonra modelle eve dönüp gereken yerlere macun takviyesi yaptım. Revell’den kaynaklanan arka kanat bağlantı noktalarındaki çöküntüler bu aşamadan nasibini aldı.
Modelin iç boyamasına evlerde ve mümkün olan hiçbiryerde kullanılmasını tavsiye etmeyeceğim bir yöntemle eðilmeye karar verdim. İlk iþ olarak camları dışardan maskeledim. Normalde gövde kapanmadan yapıştırılması gereken camları es geçtiğim için bu kararı vermek çokta zor olmadı.
L profilli bir styren’i kanopi boþluðundan içeri sıkıştırdım, ve bu yolu 70 boya 30 alkol oranında inceltilmiş tamiya X18 yarı parlak siyahı uçağın içine dökmek için kullandım.
Boyanın heryere ulaşmasını sağlamak için shaker tadında uçağı sallayınca cam maskelerinin pek te fonksiyonel olmadığını gördüm. Uçak, yer ve ben üçlüsü komple siyaha bulandýktan sonra sırasıyla tinerle yeri, alkolle uçağı silip kendimi duşa attım. Duþ çıkışı gelen telefonla modelin başına oturmak yerine kendimi dışarı atınca Cumartesi mesaisi bir şekilde sonlanmýþ oldu.
Pazar günü havanın güzel olması sebebiyle ancak akşam modelin başına tekrar oturabildim. Hem astar hemde ana renk olması amacıyla selulozik tinerle yarı yarıya inceltilmiş tamya parlak beyazı uçağa attım.
“Bütün metaliklerin altına siyah atılmalıdır” savýnýn deneyimsizlik sonucu olduğuna karar verip bir nebze yol göstermek içn metaliğe boyanacak kanat bölgelerine bölgesek siyah attım, böylece metaliğe alt renk olarak kontrast bir zemin oluşturmuş oldum.
Metalik konusunu biraz açmak gerekirse; piyasada satılan metalik boyaların tamamına yakını altta ne renk olursa olsun komple kapatıcılık sağlar. Alclad gibi taşıyıcı olarak vernik kullanan metal partiküllerinden mamül boyama sistemleri ise alttaki renge (illa siyah diye birşey yoktur tamamen sizin ne ton yakalamak istediðiizle alakalıdır) göre ton alır. Komple kapatıcılık sağlayan ve astara göre tonu dönmeyen renkler humbrol, revell, tertors, tamiya enamel, gunze sangyo serilerinin boyalarıdır.
Gövde beyazını maskeledikten sonra tamiya enamel X-11 Chrome Silver’ý 10 tiner bir boya oranında karıştırıp metalik olacak yüzeylere attım. Boyanın orjinal kývamýnýn ağda tadında olması bu orana rağmen iki geçişte komple yüzeyi kapamamý sağladı. Alttaki contrast zemie rağmen herhangi bir ton farkı da olmadı gördüğünüz üzere.
De-iceing panelleri için komple kuyruğu sıvı maskeye bulayıp malzemenin kurumasını takiben yeni bir maket bıçağıyla siyah olacak yerleri maske üstünde kesip açtım.
Siyahları attıktan sonra X-11’i çeşitli tonlara ayrı ayrı kaplarda enamel beyaz ve siyah yardımıyla bürüdürüp panel boyalamarýný yaptım. Bu şekilde Pazar gecesi mesaisi de (iki saatlik bir çalışma) sona ermiş oldu.
Pazartesi gecesi 20D’nin pilinin boþaldýðýný son anda farkettiğim için sarj zorunluluğu yüzünden maalesef dekal aşamasını tam olarak çekmem mümkün olmadı. Birkaç detay vermek gerekirse; kanat üstü dekallerinin saydam filmlerini komple kestim sayın Ahmet Dönmez’in “Metalik uçak nasıl boyanır, boyanmalıdır, iki dakka adam olun dekalin gereksiz kısımlarını kesin beni oraya getirtmeyin” isimli makalesine istinaden. Ana dekalleri hallettikten sonra bu modelde görülen aşırı motor islenmesini kanat üstlerine uyguladım. Bu mesaimde 3 saat civarı sürdü
Salı günü öğleden sonra piksel bazlı bir grafik programında yirmi dakiada çizdiğim zemini ozalitçide bastırmak suretiyle modelin finiþine bir adım daha yaklaştım. Gecesinde ise antendi tekerdi, pervaneydi gibi arta kalan parçaları boyayıp yerine yapıştırdım. Tamiya smoke’la beyazı kulli miktarda kırdıktan sonra, son işlem olarak Testors saydam parça yapıştırıcısıyla camları doldurdum. Fotoğraf çekimi esnasında hala bu malzeme tam anlamıyla kuruyup saydamlaþmamýþtý.
Fotoğraflar Canon EOS20D ile 200 ISO film ayarında AV mode’da 22 expo ve AWB (auto white balance) temel ayarıyla iki adet masa lambasının ışığında çekilmiştir.
Yavaş biraz kardeşim yaa.. Süper olmuş demeye gerek yok sanırım :)
Bir daha İdris'te maket yapacağın zaman haber ver, kompresörü falan getireyim. Boyayı da orada yaparsın :)
Ben de İdris'te arada boş durmayayım diye model yapıyorum diyordum ama tekrar düşüneyim benimki olmamış. Ayrıca bundan sonra ben de askeri araçlarımı İdris'in göbeğinde fotoğraflamak istiyorum duyurulur.
Super Constellation olmamış Ufuk, alı çok al moru çok mor olmuş. Eline sağlık.