Plan ayrı bir şenlik; Tarangus yapım planını tadil etmişler ama bazı detayları atlamışlar. Misal plana göre giderseniz direkt yanlış dikey stabilizeyi takıyorsunuz. Dekal aşamasına kadar farketmediðim bu hataya sağolsun Arkut dikkatimi çekti de geç de olsa müdahale edebildim olaya. Böyle bir hatayı nasıl yaparım diye düşünürken yalnız olmadığımı görmemle bir nebze rahatladım, nitekim Moson gibi bir yere kasıp model yapan biri bile aynı hatayı yapabiliyormuþ ki açtığı perçinleri filanı face'de görünce ilk başta adam bayağı çalışmış demiştim. Neyse zor bir karardı bboyalý modelin kuyruğunu tadil etmek ama pişman değilim, en azında doğru oldu.
Plandaki ikinci hıyarlık ise boyama kısmında karşımıza çıkıyor. Uçağın zaten insan gibi bir kamuflajı yokken bunu modelde tekrar etmek tamamen sinir bpzucu bir durum. Bu çılgınlığı bertaraf etmek için birden fazla yöntem mevcut.
İlki parasını verip hazır maskesini almak. Alana mani olmam ama bana uymaz.
İkincisi boyama planını fotokopiyle büyültüp elle maske kesmek ki Moson'daki modelde bu yöntem kullanılmış. Eğer boyama planı orantısız ise ve eğimli yüzeylerin izdüþümünü hesaplayamýyorsanýz bu yöntem sonucunda ancak Viggen'vari bir kamuflaja sahip olursunuz, geçmesi gereken çizgilerin yerleri yanlış olur vs.
İkinci yöntemin sonucunu tesviye aþamasýndayken gördüğüm için kendi yöntemimi devreye sokmak için bayağı geniş bir vakit aralığına sahiptim şans eseri. Önce planı tarayıp mevcut çizimi vektörel olarak üstünden baştan çizdim, akabinde çizimi kanat gövde vs şeklinde çıkışlar alıp modelin üstünde defalarca deneyip çizim ve pattern tam oturuncaya kadar ayarladım. Tatmin edici sonuca ulaşınca da direkt plotter'dan kestim.
Boyama sırası olarak ise siyahtan açığa doğru gittim. Boyama nihayete erdikten sonra gene Arkut'tan gelen bilgi ışığında uçakta esasen siyah değil çok koyu, siyaha yakın bir yeşil kullanıldığını öğrendim. Ekstra bir maskeleme seansýnýn ardından siyaha boyadığım kamuflaj bölgelerini çok koyu yeşile boyadım. Her rengin boyanması esnasında ise o esnada kullandığım rengin açık tonlarıyla panellere müdahale ettim. Modelini yaptığım uçağın fotoğraflarına bakarak kuyruktaki "2"lerden birini soldurdum; 62'yi maskeyle atmanın avantajı.
Herşey bittikten sonra cins iniş takımlarını hizalı yapıştırabilmek için yarım günümü harcadım. Ana iniş takımı iç kapaklarını kapalı yapmam gerektiğini öğrendiğimde ise yeni bir maceraya yelken açmış bulundum keza kapaklar yuvalardan büyüktü. Kestim biçtim küfrettim, sonuç olarak dekallenmiş uçağın altını bölgesel olarak baştan boyamak zorunda kaldım. Tam herşey bitti derken özene bezene 20ye yakın pe yapıştırdığım koltuğun kokpite sýðmadýðýný görüp modeli kaldırıp atma noktasına geldim. Çözümü koltuğu alt yanlarında ne var ne yok sökmekte buldum. Kuyruktaki blade anteni muhtemelen yarışma için modeli paketlerken farketmeden kırdım ve fotoğrafları çekinceye kadar da farketmedim; aynaları ise son dakika golü yememek için yapıştırmadım yarışmaya götürürken, bir ara bu iki eksiği tamamlarım artık.
Model yarışmada bronz aldı ve kazasız belasız geri dönüp vitrindeki Draken'in yanına yerleşti. Bir ara bir de Gripen yaparsam holy trinity olayını yakalamış olacağım.
İlk fotoğraflar ana boya bittikten sonra;


