Tek fotoğraf ve kısıtlı bilgiyle yola çıktığım bu modelde bilinen seri numaraları ve görsel referansları eleye eleye geldiğim noktada elimde 3 seçenek kalmıştı numara bazında. Bu noktada belirleyici etmen uçağın burun bandýydý. Siyah beyaz fotoğraflarda aradaki farkı belirlemenin çok zor olduğu iki renk olan açık mavi ve sarı işimi açıkçası kolaylaþtýrmamýþtý. Bu nedenle 3 seri numarasından sarıya denk gelen numarayla modeli sonlandýrmama rağmen senelerdir kafamdaki acabayý açıklığa kavuşturmak için konuyla alakalı olabilecek her bilgi kýrýntýsýnýn peşine düşmeye çalıştım. Nitekim Arkut'un çok alakasız bir kaynakta nose art'ý görmesiyle bu modele olan yolculuk başladı. Bu süreçte öncelikle Roy Sutherland, akabinde de Don Barnes çok büyük yardımda bulundular, özellikle Don Barnes'ýn yollamış olduğu teslimattan bir iki ay önce çekilmiş olan renkli fotoğraf olaya son noktayı koydu. Hipotezlerimin yüzde doksanýný, pilotun memleketi vesaire gibi tutturduðumu büyük sevinç içinde gördüm.
Öncelikle yeni bilgilerimiz;
Uçağımızın pilotu Tulsa Oklohoma'dan 1922 doğumlu Varge Pfuehler ki 2005'de aramızdan ayrılmış kendisi.
Uçağımızın seri numarası 44-33467
Uçağımızın orjinal gövde kodu C4*M
Uçağımız bir süre 386 da uçtuktan sonra 365'e transfer olmuş; 365 eve dönerken geride kalan bu tayyare Türkiye'ye gönderilmiş.
Burun bandı, kuyruk fini ve kokpit yan plakası açık mavi
Burundaki mavi bandın önünde 386'nın kırmızı bandından bir parça taşımakta.
Tulsa noseart'ý savaşın sonlarında boyanmış, Holy ise savaş sonrası rezervdeyken boyanmış.
Tulsa Redhead yazısının zemini kırmızı, hatunun saçı ise turuncuya yakın bir kırmızı.
Hala bilinmeyenler ve araştırmakta olduğum noktalar da mevcut; ilki Tulsa'nın önündeki piktogram, niyedir nedendir ve nedir soru işareti; ikincisi ise uçağın sağ tarafı neye benzemektedir. Bir 8 sene sonra bir tane daha yapabilirim bundan kısacası.
Gelelim piyasada bu uçağı yapmak için elimizde bulunan opsiyonlara. Öncelikle þu dakika itibariyle iki seçenek mevcuttu. İlki benim bilgim dahilinde olmayan Babibi Dekal'in benim araþtýrmamýn sonucunu sanki anonim bir bilgiymiþ gibi sitesinden paylaşıp ticari olarak kullandığı dekal seti. İkincisi ise bilgim dahilinde Ayhan Toplu'nun ürettirmiþ olduğu ilgili set.
İlk setle ilgili bir yorumda bulunmak istemiyorum keza oranýndan renklerine kadar her tarafı yanlış ve baskısı kalitesiz.
İkinci set olan Tigerhead ise benim 32'lik uçağımı birebir baz aldığı için oransal olarak doğru olmasına rağmen seri numarası, boyama planı ve özellikle nose art'ýn renkleri ve fontu açısından yanlış. Öte yandan dekaller kaliteli ve ince. Bu sebepten dolayı modeldeki milliyet işaretlerinin alayını bu setten gelen dekallerle yaptım.
Bu yeni bilgiler dahilinde çizimini hazırladığım yeni nose art, numaralar, oranları iyileştirilmiş HOLY yazısı ve gövde numarasını Baremetal'in lazer için hazırlanmış kağıdına çıkış alıp beklemekte olan kutunun içine quickboost'un koltuğu ve çeşitli Eduard aksesuarlar ile birlikte atıp uygun bir boş bakti beklemeye başladım.
Vize haftalarýnýn bitimi ve elimdeki işlerin hafiflemesi yarışmaya bir hafta kalaya denk gelince yarışma gazıyla biterse biter deyip olaya geçen pazar kokpiti toparlayarak giriştim. Eduard setle paneller plakalar şeklinde þenlendirdikten sonra ortamı resin koltuğu yapıya dahil ettim. Bu noktada Eduard kemer kullanmama sebebim, iki boyutlu olan bu üründe 47'ye özgün kocaman yuvarlak kemer kilidinin olmamasının yanısıra üst kolonlarýn bağlantısının tel olmasına karşın pe olarak kemer şeklinde yanlış verilmesi, kısacası mala bağlamamak için o setten çıkan kemerden uzak durun.
Pazar gününü bütün yapıyı alt gruplar halinde toplayıp tesviyesini yapıp bırakarak bitirdim.
Pazartesi günü atölyeye uğrayıp komple modele Alclad'ýn filler siyah astarını atıp boya tutulur hale gelince ana yapı parçalarını paketleyip yanıma aldım.
Salı günü okuldaki atölye dersi esnasında benimkiler tekne sararken bende boş oturmayýp 4 saatte komple modeli dışa detay dekal perçinle kapladım.
Çarşamba perçinlerin taşıyıcısı yolup kısıtlı 1 saatlik zamanımda ilk kritik hatamı yaptım. Modelin yüzeyini iyice temizleyip normalde attığım ilk kat rengi değiştirip Al101 aluminyum'u yüzeye tatbik ettim ve modeli bıraktım.
Perşembe sabahtan atolyeye gidip yegane boş günümü tam kapasite değerlendirmeye çalıştım. İlk hayal kýrýklýðým 3 küsür bin perçinin tek kat alclad altında ebediyete intikal etmesiydi. İlk iþ 6000 grid zımparayla yüzeye dalıp perçinleri görünür hale getirmeye çalıştım. Akabinde bir kısmını serbest el bir kısmını da maskeyle uygulamak suretiyle 5 ayrı alclad tonuyla yüzeye panel tonlaması yaptım. Tonlama işi bitince Gunze'nin metal renkleriyle gerçeğinde metalik boyayla kapatılmış olan Amerikan forslarının yerini belli ettim; eğer orjinal Amerikan filo tanıtlama işareti taşıyan bir Türk P-47'si yapıyorsanız, bu atlamamanýz gereken önemli bir detay. Sırasıyla metali maskeleyip mavileri karışım yapıp; maviyi maskeleyip kırmızıyı, alayını maskeleyip antiglare'i tonlayarak ve finalde nose art'a negatif maske yapıp beyazı attım. Dekal gelecek yerlere de X-22 çakarak yemek molası vermek suretiyle sabah seansýný kapadım.
X-22'ye düzgün oturması için 1 saat verip dekal işine giriştim ki bu arada eþ zamanlı olarak bir adet de 32lik 109'u aynı aşamalardan geçirmekteydim. İki uçağın dekallemesi toplamda 45 dakika sürdükten sonra ara vermeden bölgesel yıkama ve tabancayla tonlama işine girdim, 2 saate yakın iki uçakla eðlendikten sonra 109'u daha fazla kasmamak için kenara kaldırdım ve 47'ye yoğunlaştım. eskitmeyi kendi kriterlerime ve aynı dönemde çekilmiş aynı partinin uçaklarına bakarak kararında uyguladýðýma kanaat getirdikten sonra mat verniğini atıp akşam 5 gibi mesaiyi sonlandırdım.
Cuma okul çıkışı atölyeye uğrayıp yarım saatlik bir periyodda komple uçağı kanopi hariç topladım; genel özetlemek gerekirse kanatları gövdeye taktım, motor yapısını toparladım, pe destekli iniş takımlarını yerlerine taktım vs. Nihayetinde bu şekilde uçağı eve getirip son detayları da 1 saatlik bir çalışmayla bitirdim ki bunlara ezline'dan anten teli, paylonlardaki sway brace'ler ki boşuna uðraþmýþým bu kısımlarla keza bunlarsýz da dereceye girilebiliyormuþ gördüğüm kadarıyla;)
Neticede doğruluk ve finishing açısından beni ziyadesiyle tatmin eden bu model yarışmada eskitmesi fazla argümanýyla elendi, tesellim ise Fw-190 A9'um ve Ju-87 kendi kategorilerinde birinci olmasıydı. Ama esas enteresan nokta aynı tayyarenin eksik ve yanlış versiyonunun ilk üçte kendine yer bulmasýydý ki yanlış kısmını bir kısım açmak gerekiyor. Özel boyamalı Türk P-47'ler konusunu incelerken özel bir koleksiyondan izin alarak kullandığım bir fotoğrafa istinaden yaptığım bir modelin ki aynı sarı mavi karmaşası o modelde de mevcutmuş elimdeki en güncel dökümanlara göre, baz alýnmasýyla üretilen bir dekali sorgusuz sualsiz ve dökümansýz olarak kullanmak suretiyle bitirilmiş bir modelden bahsediyoruz, kısacası esas kaynak tavþanýnýn suyunun suyu formatında. İşin esas ironik yanı ben 2008'de bu seriyi yapıp basarken Türkiye'de öyle uçak mý olur saçma sapan bir araştırma bu diye ortalığı yýkanlardan biri olayın seçilen, öbürü de seçen tarafında. Eh ne demişler gün döner devran döner.
Fotoğraflar direkt güneş ışığında çekilmiş olup kadraj kroplamak haricinde ellenmemiþtir..
Ares2015-04-28 00:04:31

