Serdar dün Zero'yu boyarken zaman geçirmek için Wings of Russia belgeselinin Jet Age bölümünü seyrederken gaza gelmem sonucunda sırf ön farı eksik diye bana doğru 8 sene önce atılan Tamiya'nın Mig-15 kitine bakar buldum kendimi. Hem haftasonu projesi olsun hemde Trumpeter 109'un şokundan kurtulayım diye bir anda başladım. Ön farı vakum çekip imal ettikten sonra modeli komple perçinledim. Gövdeyi kapamadan önce antenlerini de halledip kokpiti boyadım. Þu an itibariyle aşağıdaki şekilde durmakta. Yarın itibariyle standart tesviye aşamasını uygulayıp modeli boyamayı planlamaktayım.
Boyasının kabasını attım, daha doğrusu 2 defa attım. İlk önce Alclad'ýn Airframe Aluminium'unu kullandım, leziz bir renk ama atma konusunda çeşitli problemler yaşadım. Kompresörün balkonda olması nedeniyle depo havasının soğuk olmasından kaynaklandığını düşünüyorum keza attığım boya yer yer deli gibi parlarken yer yer bembeyaz bir görüntü oluşturdu. Bu rengi daha sıcak havalara bırakıp direkt 101 aluminium'a dödüm. Çeşitli tonlamaları yapıp Gunze kırmızı ile kuyruk ve burnu boyadım. Yarın boya iyice kuruduktan sonra boyamanın ikinci aşamasına geçeceğim.
Model bitsin Serdar'ýn dijital kompresör procesine depo ısıtma aparatı da eklemesi konusunda başının etini yemeyi planlıyorum..
Percin islemi ve boyama cok guzel olmus. Kirmizidaki boya dokulmesini nasil yaptiniz kisaca acabilir misiniz? Sizin ve diger arkadaslarin yapimlarini gorunce fazla dramatik olduguma karar verdim. Bir modeli sundure sundure yapip aciklamaya calistigim surecte sizler bir kac modeli bitirmis oluyorsunuz. Guzel bir hareketlilik var forumda, ozellikle AFV ve dioramalar gayet kuvvetli.
Güzel olmuş ellerine sağlık. Yalnız gerçek rengi hangisi çözemedim ben olayı, üstteki fotoğraflarda kırmızı parlak kırmızı gibi, Tamiya X-7 gibi. Alttaki fotoğraflarda arka plan rengi de kırmızı da soluk, XF-7 mat domates kırmızısı kıvamına gelmiş. Ayrıca soldurma yapmadýysan oje kırmızısı mý domates kırmızısı mý oldu uçağın son rengi?
Son fotoðraftakiler gerçek rengi daha iyi yansıtıyor.
Kýrmýzýdaki boya dökülmesinin ilk aşamasını tuzlama yöntemiyle yaptım (hala üzerinde çalışıyorum bu tekniğin), akabinde ince zımpara ile boyaya son ayarı çekmeye çalıştım.
Teşekkürler, antenler için ince misina kullandım; tam ölçüsünü maalesef bilmiyorum. İşin hilesi anten telinin bağlanacağı bütün delikleri baştan delip misinayı iç taraftan sabitlemek. Öncelikle iki uzunca parçayı sağ gövde parçasýndaki dikey stabilizenin içine yuva oyup japonla oraya sabitledim. Akabinde anten direğinin tepesini deldim ve anten direğini gövdeye yapıştırdım. Kulak temizleme çubuðundan Rahmi'nin yöntemiyle benzerlik gösterecek şekilde ısıtıp elde ettiğim silinderlerin ilkinden bu iki misinayı geçirip bu parçayı serbest şekilde dümen tarafına yolladım. Mast'a gidecek tele ikinci silindiri geçirip tele yarı yoldan bağlanan üçüncü misinayı uygun noktada ana misinaya silindirle beraber japonladım. Sonraki aşama gövdeye girecek anten tellerinin yuvalarını delmekti. Dümenden gövdeye giren anteni oluşturacak misinayı gövdedeki delikten geçirip iç taraftan gerdirip japonladýktan sonra masta gidecek misinayı onceden direğin tepesine deldiğim delikten geçirip yjaponladým ve akabinde fazlalıklarını kestim. Son olarak 3ncü misinayı gövdedeki ikinci delikten geçirip ana anteni gerecek şekilde çekiştirip gene gövdenin iç kısmına sabitledim. Bütün bu anten tantanası bittikten sonra ise kokpiti ve motoru toplayıp gövdeyi kapattım ve tesviye işine girdim. Yapım süreci bir miktar daha uzasaydý muhtemelen bu antenler bir kazaya kurban gidebilirlerdi. Bu yöntemin en avantajlı kısmı ortalık yerde herhangi bir yapıştırıcı izi býrakmamasý keza bütün yapışma noktaları gövde kapanınca içeride kalmakta.