MSC · ModelSitesi.com
Menü

Bu forum arşiv olarak korunmaktadır. Yeni üyelik ve mesaj gönderimi kapalıdır.

Yerel inceleme · 7453 konu · yayına alınmamıştır

Ju-52/3m te

Foruma dön · Sayfa 1/2

Başlatan: Ares · Başlangıç: 2011-02-25 20:49:24 · 19 mesaj · Son mesaj: 2011-04-04 06:56:47

Ares · 2011-02-25 20:49:24 · #77049

Türk Hava Kuvvetlerinin 100'ncü yılı kutlamaları dahilinde Mayıs sonunda Ankara'da düzenlenecek olan Plastik Model Uçak Yarışması'nın sivil havacılık kategorisi katılımcısı olacak bu arkadaş Revell 1/48 ölçek olup zamanında Tayfun Gerdan tarafından yapılan TC-RUH'a kardeş olması amacıyla yapılmaktadır. Böylelikle benim bildiğim bu uçağın ikinci 1/48'i olacak memleketimizde yapılan.

Kullanılan kit Ju-52'nin gövdesinde olimpiyat halkaları taşıyan sivil modeli. Bizde kullanılan Ju-52'lerden birini imal etmek için aynı kitin askeri versiyonundan da bir kısım parça çalınacak yapım esnasında. Enteresan bir şekilde kanat ve motor hariç iki kit komple farklı kalıplara sahip.

Döenmin Lufthansa tarafından kullanılan Ju-52'lerini baz alarak ve export 52'lerin iç aksamını bu bilgilere ekleyerek içini bir kaç ekstra detay eklemek suretiyle topladım aletin. Tuvalet kısmını yaparken çok eðlenmeme karşın gövde kapanýnda 5 milim çaplı bir yuvarlak camdan sanıyorum bu kısım görülemeyecek.

Gövdeyi kapamadan önce yapılacak son ekleme perdeler olacak.

Arşiv görseli

Arşiv görseli

Arşiv görseli

Ares · 2011-02-25 20:50:35 · #77050

Arşiv görseli

Rahmi K. · 2011-02-26 00:26:10 · #77052

Çok güzel olmuş, özellikle tuvaleti çok beğendim :)
Yalnız þu kokpitte bulunan "Tehlike halinde pilotun kafasına düşecek" ibareli şey nedir :)

Baris Can · 2011-02-26 07:27:48 · #77058

Motorların susmasýyla bünyeye çöken "battı balık yan gider" rahatlığı içinde vanası sonuna kadar açılan Beck's deposu. :-))



Saygılar.

gokce · 2011-02-26 15:12:57 · #77059

Baris Can
Motorların susmasýyla bünyeye çöken "battı balık yan gider" rahatlığı içinde vanası sonuna kadar açılan Beck's deposu. :-))



Saygılar.

ehehe benzetme süpermiş...

Ares · 2011-02-26 19:44:26 · #77062

Henüz o deponun iþlevinin ne olduğunu tam öðrenemediðim için yukarıdaki bütünolasýlýklar mümkün görünmekte þu anda:)

Bugün tahminimden uzun süre perdelerle uğraştım; sırasıyla naylon çorap, hediye pakedi kurdelesi malzemesi ve sigara pakedi folyosunu denedim. Hiçbiri istediğim sonucu vermeyince (13'er tane yapıp boyayıp eskitip yapıştırıp sökmek suretiyle) yapışkanlı metal izolasyon bandına yöneldim. Camlara dışardan bakınca istediğim sonucu sağladı bu son malzeme, gerçi bu süreç 6 saatimi yedi (48'lik 109 bitirme süresi şaka maka). Gövdenin S çizmesi kompartmanı oturtunca yerine düzeldi. Camları bu sefer de dışarıdan maskeledim (camlar duvarın bir kısmıyla beraber basıldığı için uçağın içini boyamadan önce yerlerine oturtup tesviyesini yapıp maskelemiştim). Bu aşamada cam maskesine girme sebebim, kanatlar takıldıktan sonra maskelemenin daha zor olacaðýnýn belli olmasıydı. kapıyı da boyama esnasında toz girmsin diye bantla kapattım. Bu arada tuvalet tahmin ettiðimö üzere kesinlikle görülmüyor, ne demişler? "modeling for god"...

Arşiv görseli

Gövdenin altını da yerine oturttuktan sonra ki bu aşama inanılmaz kolay geçti, sıra geldi kanatlara. Kanatları gövde altına sabitledikten sonra üst gövde fillet kısmına
oturtunca ortaya çıkan sonuç tesviye için yalnızca zımparaya ihtiyaç duyacaðý kitin. Macun kullanılacak yegane yerler, dikey stabilizenin hemen önündeki plastikteki çöküntü (Revell'in hatası), ve iskele kanadının hücum kenarının dış tarafında bulunan çerçeve izi(benim hatam). Kokpit camının maskesi ve dolayısıyla boyası artık bir sonraki güncellemede.

Arşiv görseli

Ares · 2011-03-01 19:27:29 · #77135

Bir kısım cam maskeledikten sonra biraz kastýrmak suretiyle boşluk kalmayacak şekilde yerine oturttum. Uçağın kanat simetrisinde canımı çıkan bir kaçýklýk mevcut olduğu için o noktaya yoğunlaşmaya karar verdim. Yere paralel durarken alt, kanatların ucu arasında 3 kusur milimetre gibi bir seviye farkı mevcuttu. İdris'in yardımıyla sorunun nerden kaynaklandığını tespit ettik. Bu esnada üçüncü çift göz olarak Mithat'da yapıcı saptamalarda bulundu. Çıkan sonucun neticesinde sol kanadın ön üst tarafını gövdeden ayırıp dört santimlik bölümüne 1.2 milimetrelik stiren takviyesinde bulunduk ve kanatlar arasında fark 1 milimetrenin altına düştü.

Arşiv görseli

Artık boyadan yalnızca 30 dakika uzakta model

gokce · 2011-03-02 13:48:30 · #77145

Kabin perdeleri çok hoş olmuş , hatırladığım kadarı ile ju-52 den yolcu koltuğu çıkmıyor.kendin mi yaptın bunları ?? bu yıllarda göreve baþlasaydým herhalde çalışmak çok rahat olurdu benim için max. yolcu sayısı 12 ;)gokce2011-03-02 13:50:42

nezih · 2011-03-02 14:45:30 · #77151

gokce
Kabin perdeleri çok hoş olmuş , hatırladığım kadarı ile ju-52 den yolcu koltuğu çıkmıyor.kendin mi yaptın bunları ?? bu yıllarda göreve baþlasaydým herhalde çalışmak çok rahat olurdu benim için max. yolcu sayısı 12 ;)
Kitte var diye biliyorum.

idris · 2011-03-02 19:53:27 · #77158

Sivil versiyonda var.

gokce · 2011-03-03 06:30:12 · #77164

bilgi için teşekkürler

Ares · 2011-03-07 16:56:52 · #77216

Öncelikle Do-335'i yaparken yazdığım bilgiyi tekrarlayayım hatırlatma bağlamında. Keza o bilgiye bu uçağın araştırırken ulaşmıştım

Ares
RLM tarafından formüle edilmiş boyaların tamamı aslen parlaktır. Uçakların aluminyum parçalarını korumak için bilindiği üzere ilk önce çinko kromat uygulanır yüzeye. Savaşın başlarında çinko kromatý kimyasal olarak boyaya katamadýklarý için önce kromatý akabinde ise RLM boyasını tatbik etmekteler yüzeylere. Savaşın gidişatı esnasında RLM 73'den sonraki boyalar RLM tarafından yalnızca kodlarla ve temel formüllerle tanýtlanmaya başlanmıştır. Mevcut formüllerin malzeme yetersizlikleri de işin içine girince ve fabrikalar tarafından mevcut materyellerle üretilmeleri ise aynı koda sahip birden çok tona sahip renklerin ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir; misal RLM 81'e Messerschmitt'in Braunviolet, Dornier'in Dunkelgrun, BV'nin Braunoliv demesi gibi. Savaşın yarısından itibaren kimyagerler çinko kromatý boyaya katmayý baþarmýþlardýr, dolayısıyla kendinden korumalı renklerin herhangi bir koruyucu astara ihtiyaç duymadan yüzeylere uygulanma safhasına geçmiştir. Parlak RLM boyalarının pigmentlerinin yüzde 40 oranında bu karışımda bulunması rengin tonunda prtaikte bir arıza çıkarmasa da gene malzeme sıkıntısından pigmentlerin kalitesinin düşmesi çinko kromatın sarýsýnýn renkleri etkilemesine yol açmaya başlamıştır. Kalitesiz malzeme sebebiyle pigment oranının düşmesi boyanın genel matlaþmasýna hatta zımpara gibi bir dokuya sahip olmasına kadar işi vardýrmýþtýr. İşte bu noktada akýþkanlýðýn hız olduğunu bilen yer ekipleri uçakları parlatmaya başlamışlardır. Hatta bazı fotoğraflarda experten uçaklarının ayna gibi bir görünüm arzettiði de gözlemlenebilmektedir.


Peki neden böyle bir araştırma yaptım? Öncelikle bu uçağı Sn. Tayfun Gerdan 2004 senesi civarında Sn. Özkan Türker destekli bilgiler ışığında yaparken rengi konusunda hafif karışık bir durum yaşanmıştı. Sn. Özkan Türker, uçağın kendisinin de zamanında 72'liğini yaptığında kullandığı "çağla yeşili" ne boyanması gerektiğini belirtmiş ve hatta boyayı bilfiil karışım olarak hazırlamıştı. Araştırmaya ihtiyaç duymadığım bu konu aynı uçağın modelini yaparken karşıma çıktı. İlk olarak uçağın mevcut kısıtlı sayıdaki fotoğraflarını karşılıklı olarak inceledim. Akabinde dönemin Lufthansa uçaklarının durumuna ve export Alman uçaklarının renklerine odaklandým. Son olarak bilgiyi teyid etmek için Sn. Mehmet Şekercioğlu'na başvurdum.

Sondan başa gitmek gerekirse Sn. Şekercioğlu tereddütsüz uçağın "çağla yeşili" olduğunu, bu bilginin uçağı gören bir görgü tanýðýnýn renk kartelasında ilgili rengi teşhis etmesiyle ortaya çıktığını belirtti.

Uçağın kısa süre DHY bünyesinde uçmasına rağmen bu süre zarfında DC-3'ler gelinceye kadar DHY'nin bütün yükünü çektiğini göz önüne alarak bu renk bilgisinin uçağın DHY bünyesindeki uçuş hayatının en azından bir bölümünde çağla yeşili olduğu sonucuna vardım. Peki o zaman bu çağla yeþilinin orijini neydi?

İkinci aşama olarak Lufthansa bünyesindeki Ju-52'lere döndüm. Savaş öncesi paterni bu uçakların genel metalik ağırlıklı olduğu için araştırmanın bu kısmı çýkmaza girdi. O zaman kalan tek referans noktası export uçakların paterniydi. Çeşitli kaynaklarda export Junkers 52'lerin RLM63'e boyandığı belirtiliyordu. Sonunda Alman malı uçağa Alman malı bir boya eþleþmesine ulaşmıştım. RLM 63'ü araştırmaya başladığımda karşıma çıkan bilgiler doğru yolda olduğum hissini uyandýrmaya başlamıştı. Öncelikle renk çok açık bir gri olup ismi Licthgrau idi. Bazı kaynaklarda bu rengin direkt RLM02 ile karıştırabilir bir tonda da oloabileceði belirtilmekteydi ki bilindiği üzere 02 içinde yeşil tonunu bolca barındıran bir gridir. Bu bilgiler ışığında alttaki sarı astar, üstteki içinde yeşil barındıran boya soldukça grisi azalan boyadaki yeşili daha görünür hale getirebilir mi sorusunu sordum. Ekteki fotoğraflar sırasıyla teslim veya ilk dönemlerinden bir JU-52'ye ve servis ömrünü bitirmiş çimenler üzerinde dinlenen başka Ju-52'mize ait.

Arşiv görseli

Arşiv görseli

İlk fotoğrafta görüldüğü üzere uçak beyaza yakın bir ton, ikinci fotoğrafta ise oldukça koyu bir renk ve muhtemelen çağla yeşili denen renge oldukça yakın.

Modeli fazla eskitmeyip temiz bitirmeyi düşündüğüm için direkt yüzeye RLM63'ü uygulamaya karar verdim ve tanýmlamalara en uygun 63'ü üreten firma olan Modelmaster'dan bu rengi modele uyguladım. Ufak tefek boyaya yapışan toz olayına da müdahale ettikten sonra ikinci ve son kat için modeli iyice kurumaya bıraktım.


Arşiv görseliAres2011-03-07 17:02:14

gokce · 2011-03-08 02:25:14 · #77219

"çağla yeþilinin suçu ne?"
diye abes bir giriş yapsam , nasıldır bu renk gidip çağla mý bakalım bu karda kıyamette şimdi?
gokce2011-03-08 02:27:27

tozbek · 2011-03-09 01:43:16 · #77237

Çağla çıkmadı piyasa deyip merakla izlemeye devam ediyoruz... TC-RUH'un fotoğrafını da bir yerden hatýrladýðýmý belirtmemde fayda var :)

Ares · 2011-03-17 20:16:09 · #77468

Model büyük olduğu için başta peyderpey boyamaya karar verdiğim için altını boyamak için üst kısmının iyice kurumasını bekledim. Alt kısmının ilk katını atarken üst taraftaki bir kısım tozun temiziliði esnasında hasar alan yerlere de müdahale ettim. Komple 1 kat boya daha yedikten sonra alt ve üst olarak bir sonraki aşamaya geçeceğim.

Yeri gelmişken iniş takımlarından bahsedelim. Sivil Ju-52'lerde iki tip iniş takımı kullanılmakta ana tekerlekler için. İlki kalın bir yapıya sahip olan aerodinamik kazanýmlar gözönüne alınarak inşa edilmiş paçalýklý düzenek. İkincisi ise paçalýklýz olup oldukça ince dikmelere sahip olan düzenek. Kit iki tip iniş takımını da modelciye sunmakta. İşte bu noktada işin civcivli kısmı başlamakta. Bizde kullanılan 52'lerde bu paçalıklar mevcut değil. Dolayısıyla düz mantık dahilinde daha önce Tayfun'unda yaptığı üzere ince iniş takımı düzeneğini kullanmak doğal seçim haline gelmekte. Bu noktada tam bu yönde devam edecekken bir fotoğraf dikkatimi çekti. Dikmeler ince yapıya uyamayacak kadar etli gözüküyordu. Değişik ışık şartlarında ve açılarda çekilmiş yüze yakın Ju-52 fotoğrafına baktıktan sonra eldeki kısıtlı sayıdaki Türk Ju-52 fotoğraflarını daha sağlıklı değerlendirecek noktaya geldim. Bizim uçaklarda paçalık hariç kalın yapı kullanılmıştı. Benzer uygulamanın zemini kötü pistlere iniş yapacak Lufthansa boyamalı kardeþlerinde de görünce direkt kitten çıkan paçalýklý sistemi destekleyecek yapıyı modele ekledim. Şimdi esas soru paçalıklar olmadan tekerlekler yapıya uyum gösterecek mi? İlerleyen aşamalarda göreceğiz.

Arşiv görseli

Bu aşamada motorlara yoğunlaştım. İlk referans fotoğrafında görülebileceği üzere DHY Ju-52'lerinin motor kaputları metalik. Burundaki motor kaputunun tamamı ve kanat motor kaputlarının kokpite bakan kısımları pilotun gözünü almasın diye matlaþtýrýlmýþ. Öte yandan kanat motorlarının dış kaportaları ayna gibi parlamakta üzerlerindeki yansımadan da anlaþýlabileceði üzere. Bu etkiyi verebilmek için kanat motor kaputları Alclad krom ile boyadım. hangi kaput iç hangisi dış bakmaya üşendiğim için þu an hepsi krom renginde ayna gibi parlamakta. Modele kaputları oturturken içte kalan parçaları bilahare matlaþtýracaðým.

Arşiv görseli

gokce · 2011-03-19 09:25:48 · #77498

TC-RUH a ait olan fotoda uçağın üzerinde gövde rengine ait olmayan lekeler var.Bunlar hakkında bir fikrin var mý?

Ares · 2011-03-19 20:04:04 · #77502

O lekeler muhtemelen servis ömrü boyunca yapılan yama boyaların kalınlıkları nedeniyle solma esnasında aynı oranda renk kaybı yaþanmamasýna sebebiyet vermesi ile alakalı, keza dümene dikkat edilirse ilk kat boyanın tamamen solduðu hatta yok olma noktasına geldiği görülebilir. Kuvvetle muhtemel ay yıldız tamamen kırmızı zemin üzerine atılmış, direkt güneş ýþýnlarýna maruz kalan kırmızı ve beyaz direkt yokolmuş, beyaz boyanın koruduğu alttaki kırmızı ortaya çıkmış ve Türk bayraðýndan ziyade KKTC bayrağına benzemiş görüntü. Eğer o fotoğraftaki halini yapmaya kalksaydým cihazın, muhtemelen beyaza yakın açık pembe zemin üzerine kırmızı ay yıldız şeklinde boyardım orayı misal.

gokce · 2011-03-20 01:11:41 · #77504

Bu bilgilere göre bu uçağın renkli fotoğrafını görmeyi çok isterdim doğrusu.Bizimkiler o zamanlarda pek boya konusunda özenli değillermiş sanırsam.