MSC · ModelSitesi.com
Menü

Bu forum arşiv olarak korunmaktadır. Yeni üyelik ve mesaj gönderimi kapalıdır.

Yerel inceleme · 7453 konu · yayına alınmamıştır

Jack Broughton'un Turkiye anilari ve F-100 kazasi

Foruma dön · Sayfa 1/1

Başlatan: denizp · Başlangıç: 2010-07-08 14:04:02 · 10 mesaj · Son mesaj: 2010-10-13 01:45:40

denizp · 2010-07-08 14:04:01 · #75415

Merhaba,
Su anda okudugum Jack Broughton'un anilarindaki (Rupert Red Two) Turkiye'de MAG gorevi sirasinda gecen kisimlarda Eskisehir'de 260 kisinin oldugu bir F-100 kazasindan bahsediliyor. Bu kazayla ilgili daha fazla bilgi bulabilecegim bir kaynak var mi? Kitapta tam tarih verilmediginden gazete arsivlerine de bakamadim. Turkiye'deki ucak kazalari listelerinde de bu kadar buyuk bir kaza gorulmuyor.
Bu arada kitabi hem genel olarak hem de Turkiye'nin o zamanki durumuyla ilgili ilginc gozlemleri icin tavsiye ederim.
Kitaptaki bolum:
[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://i978.photobucket.com/albums/ae268/denizp/RupertRed2_1.jpg]
[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://i978.photobucket.com/albums/ae268/denizp/RupertRed2_2.jpg]

tracker · 2010-07-09 05:47:07 · #75418

Bu beyefendi fena uçmuş. Anlattıkları bugüne kadar okuduğum hiç bir belgeyle örtüşmüyor. Hele Türklere verdiğimiz malzeme üzerinde hiç bir kontrolümüz yoktu tam bir maval. MAP ile sağlanan her bir kalem ABD denetimindeydi. Kırım yapaðýn bir uçağın MAP kayýtlarýndan düþülebilmesi için standard kırım raporu gerekliydi. Kaç tane Senato heyeti gelip Türkiye'ye verilen yardım yerinde mi kullanılıyor diye inceleme yapmış. National Archives and Records Adminitration'daki JUSMMAT dosyaları bunun belgeleriyle dolu. Ayrıca füzelerle ilgili söyledikleri de mesnetsiz. Türkler ve Yunanlılar acaba hangi füzeleri birbirlerine yöneltmiþler. Jüpiter'leri Türkiye'ye sormadan Amerikalılar 1963'de kaldýrdýlar. Küba'daki Sovyet füzelerine karşılık olarak. Taktik nükleer görevli Honest John'ların başlıkları ABD kontrolündeki nükleer cephaneliklerdeydi. Onlar olmadan Honest John'ların pek işlevi yoktu. Ki 1974'de ABD nükleer başlıkları depolara kaldırdı. Kıbrıs harekatı nedeniyle iki taraftan biri ya da her ikisi bunları ele geçirmeye kalkar diye. 1986'ya kadar da bu nükleer başlıklar birliklere dönemedi. Geriye kalıyor Boğazın hava savunmasýyla görevli Nike Hercules taburlarý mý? Onların da görevi yüksek iritifa hava savunması. Yazarın hayal gücü (imagination) bir hayli geniş anlaşılan. Belki yutturum diye üflemiþ işte...

KursadA · 2010-07-09 08:13:55 · #75420

Yazarin "Turkiye'ye verdigimiz malzeme uzerinde kontrolumuz yoktu" ifadesini kisisel gorusu olarak kabul edip pek fazla irdelememek lazim diye dusunuyorum. Ancak 260 kisinin oldugu bir ucak kazasini mutlaka bir sekilde duymus, okumus olmam gerekirdi diye dusunuyorum. Aklima Turkiye'de yerde bu kadar cok kisinin oldugu bir olumlu kaza gelmiyor acikcasi. 1962-1963'de gosteriler sirasinda Eskisehir meydani uzerine dusen ve 40 kusur kisiyi yaralayan, birkac kisinin olumune sebep olan bir F-100 kazasi okudugumu hatirliyorum, ayrica yanilmiyorsam 1980'lerin basinda bir tatbikat sirasinda yerdeki birliklerin uzerine dusup 50 kusur kisinin olumune sebep olan bir F-5 kazasi, ve 1980'lerde yine yerde pek cok kisinin olumune sebep olan bir F-104 kazasi oldugunu animsiyorum. Ama 260 olumlu tren-ucak carpismasi diye bir sey hic duymadim, okumadim. Kayitlari, gazeteleri vs. daha detayli karistirmak lazim ama gercekle ilgisi oldugunu sanmiyorum, Broughton'un hafizasi aradan gecen bunca yil nedeniyle onu yaniltmis olmali.

tracker · 2010-07-09 12:31:51 · #75421

F-5 kazasýný çok iyi anımsıyorum. 1980'de Babaeski civarındaydı. Babam aynı tatbikata katılan bir birliğin komutanı idi. Dalýþtan çıkamayıp çadýrlý ordugahtaki birliğin üzerine düştü. Onlarca asker şehit oldu. Kırım raporunda bir kaç yüz küçük baş hayvanýn da telef olduğu bilgisini okuduğumu anımsıyorum.

Diğeri ise sanırım Balıkesir'de sanayi çarşısının üzerine düşen TF-104 kazasýydý. Onda da hem pilotlar ölmüş hem de yerdeki sivil halktan bir hayli can kaybı olmuştu.

Ama 260 ölümlü F-100 kazası - hiç duymadım. O zaman kapatýlsa bile, aradan geçen zamanda mutlaka bir şeyler duyardık diye düşünmeden edemiyorum.

Ancak bu tür işleri kamuoyundan gizleme eğilimi olduğuna da şüphe yok. 1930'larda TCG Yavuz'un 10.5 inçlik topları ile yapılan bir atışta merminin Samatya civarlarına isabet ettiğini ve ciddi can kaybına neden olduğunu The Times'in eski sayýlarýna bakarken öğrenmiştim. Bizim kaynaklarda bu konuda en ufak bir bilgi yoktur. Sorsanız bilene de rastlamazsýnýz. Belki mahallenin eskileri biliyordur. O kadar.

KursadA · 2010-07-09 14:39:27 · #75422

Evet, Balikesir'deki kaza meshur "Marangozlar Sitesi" faciasi. Merak eden olursa diye animsadigim her uc buyuk kazanin bahsini de Milliyet arsivlerinden buldum.

Guya 260 kisinin oldugu kaza konusunda ise bir sey bulabilmis degilim. Babam o donemde Hava Kuvvetleri'nde oldugu icin hayatta olsaydi muhtemelen bilirdi. Bugunun Turkiye'sinde boyle bir kazayi ortbas etmek mumkun olmazdi ama o zaman belki de bir sekilde gizli tutulmus olabilir. Yine de pek mantikli gelmiyor.

1 Haziran 1962'de Eskisehir'de hava gosterisinde izleyicilerin uzerine dusen F-100:

[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://s204665619.onlinehome.us/images/kaza1.jpg_resized.jpg]

22 Eylul 1981'de Babaeski'de tatbikat sirasinda karargahin uzerine dusen F-5:

[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://s204665619.onlinehome.us/images/kaza3.jpg_resized.jpg]

4 Nisan 1985'de Balikesir Marangozlar Sitesi'ne dusen TF-104G:

[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://s204665619.onlinehome.us/images/kaza2.jpg_resized.jpg]


KursadA2010-07-09 14:49:04

denizp · 2010-07-09 14:42:01 · #75423

Tekrar merhaba,
Oncelikle bu olayi Turkiye'deki ucak kazalari listesinde bulamadigim icin suphelendigimi ve bu yuzden foruma mesaj attigimi soylemem lazim. Ancak ben, daha cok bu listelerin eksik olabilecegini veya ucagin bir bakima yerdeyken patladigi icin ucus kazasi sayilmayacagi icin eklenmedigini dusunmustum. Hic kimsenin bu kadar buyuk bir olayi duymamis olacagini beklemiyordum acikcasi.

Jack Broughton ve kitapla ilgili bir kac detay daha vermek gerekirse; Kitapta anlatilan bu olayin 27 Mayis 1960'taki darbe civarindaki 1 yil icinde olmasi lazim, cunku Jack Broughton kitapta darbenin oldugu gunlerde basindan gecenleri de anlatiyor. Ayrica kendisi, 2 yillik gorev suresini doldurmadan (cocugunun hastaligi sebebiyle 1 yildan az zamanda) Amerika'ya geri donuyor.
Kitapta bu olayin disinda, kendisinin Turkiye'nin o donemki durumuyla ilgili gozlemleri (az gelismislik, yabancilara bakis acisi vb.) ve ozellikle F-84F'lerin Turkiye'ye gelisinde yasanan kazalarla da ilgili ilginc kisimlar var.
Turkiye'nin MAG yardimiyla gelen malzemedeki kontrolu konusuna gelirsek; Jack Broughton'in dusuncelerinin,cok kisa kaldigi ve kesinlikle cok sevmedigi bir gorev yuzunden objektif olabilecegini dusunmuyorum. Ancak su da var ki, Tracker'in verdigi orneklerdeki nukleer basliklar ve Nike'lar gibi "stratejik" malzemelerin kontroluyle, hava kuvvetlerinin ve ordunun gunluk kullanimi icin verilen "taktik" malzemelerin kontrolunun birbirinden cok daha farkli oldugunu dusunuyorum. En azindan, Sovyetlerin Arap ulkelerine verdikleri yardim ve silahlarin Sovyet personel tarafindan direk kontrol ve kullanimi gibi bir durum olmadigindan eminim.
Olayin gizlilik ve saklanmasina gelirsek; Jack Broughton'in bu olayi herhangi bir intikam veya dusmanlik amaciyla kafasindan uydurup 30-40 yil sonra yazdigi bir kitaba ekledigini sanmiyorum. Ayrica 260 gibi kesin bir sayi kullanmasi, verdigi diger detaylar ve amacinin bir F-100 un 250 mph. de nasil ucusa gecmedigini anlamak oldugunun acik olmasi da bence Jack Broughton'in lehinde deliller.
Bunun disinda, su anda cogumuzun o donemdeki atmosferi ve/veya basin ve halk uzerindeki olan/olmayan devlet kontrolunu yasamadigi icin, bu olayi ve yazari yalancilik veya hayalperestlikle suclamak yerine, bu kadar buyuk bir felaketin o donemde halka nasil aktarildigini (veya saklandigini) arastirmamiz gerekli.

KursadA · 2010-07-09 15:04:14 · #75424

Broughton'un olayi anlatisini ve F-100 firlatma koltugunun boyle bir durumda pilotu kurtaramayacagini gozonune alirsak pilotun hayatini kaybetmis olacagi hemen hemen kesin gibi. Olay bir sekilde ortbas edilmis olsa da pilotun hava sehitleri listelerine girmis olmasi lazim, Hava Kuvvetleri bu konuda cok hassas.

Sozkonusu donemdeki hava sehitlerine bakinca 21 Haziran 1960'da Eskisehir'de kalkis sirasinda ucagin alev almasi sonucu Cemal Gurel adli pilotun hayatini yitirdigi bir kaza goze carpiyor. Rutbenin vs. tutmamasinin yanisira olayin genel detaylari Broughton'un naklettigi olaya benziyor. Olayin 27 Mayis askeri darbesinin hemen ardindaki ortamda gerceklestigi dusunulurse belki de soz konusu kaza budur, ve olayin arkasinda aciklanmayan baska seyler vardir. Gunun gazetelerinde bir kisinin oldugu bir ucak kazasi disinda konu ile ilgili bir sey yok.KursadA2010-07-09 15:04:49

tracker · 2010-07-10 01:28:40 · #75425

Sevgili Denizp,

Soğuk Savaş boyunca ABD'nin Türkiye'ye verdiği herhangi bir stratejik füze yok. Günlük kontrol meselesinde, yazarın istediği düzeyde tam kontrol olmayabilir, ama yakıtını bile verdikleri bir ordunun herþeyinden fazlasıyla haberdardýlar. Orgeneral Cemal Tural, Genelkurmay Başkanı oluncaya dek (1964), Amerikalılar tabur düzeyine kadar birliklerde uzman/denetçi/gözlemci bulunduyordu. Tüm imkan ve kabiliyetler taktik harekat üzerine kurgulanmýþ. Tek istisna Jüpiter füzeleridir. Söylemek istediğim, Türkiye ve Yunanistan'ýn elinde birbilerine yöneltebilecekleri füze olmadığıdır. Kitabı okuyunca düşüncelerimi daha ayrıntılı yazarım. Ancak buraya koyduğunuz pasajlar, yazarın belleðinin kendisini fena yanýlttýðý ve biraz da ön yargı içerdiðidir. Yoksa 1963-1964 Kıbrıs krizinden sonra Türkiye ve Yunanistan'ýn askeri güçlerini birbilerine karşı yeniden yapýlandýrdýðýný söylemek istiyorsa - ki haklıdır - onu da "füzeleri birbirlerine çevirdilerden" başka bir şekilde ifade etmesi lazımdır. Ancak 260 ölümlü kaza açýklanmaya muhtaç.

phantom80 · 2010-07-14 02:33:54 · #75438

Söz konusu hava gösterisinde þehid olan pilot Orhan Okçu'dur..tayyareci.com hava şehitleri bölümünde ismi var..Ve de Unutulmayan anılar isimli Hava Kuvvetleri bünyesinde dağıtılan kitapta emekli general Tarık Gökeri'nin hatıralarında kazanın nasıl ve enden olduğu tafsilatlý şekilde anlatýlmakta...

AtakanK · 2010-10-13 01:45:40 · #76231

Bana yazarın özellikle generale atfettiði "Allah böyle istemiş, Allah'ýn işine karýþýlmaz" cümlesi garip geldi. 1960 yıllarında Generallik rütbesine gelmiş bir şahsı bırakın bir Osmanlı pilotunun veya rasýtýnýn bile böyle konuþacaðýný zannetmiyorum. Belki de benim bilgim eksiktir. Bir diğer ihtimal de komutanın gerçekten kazayı kapatmak isteyip Amerikalýyý dini konuþmalarla uyutmak istemesi.