Bu forum arşiv olarak korunmaktadır. Yeni üyelik ve mesaj gönderimi kapalıdır.
Maket yapmak nedir?
Foruma dön · Sayfa 1/1Hele ki iyisiyle ve kötüsüyle camiamızda tanınan bir kişinin yazdığı bir baþlýksa olay belki daha da þenlenebilmektedir.
(Kötüsüyle derken ciddi anlamda değil tabii ki, sadece lafın gelişi böyle yazıyorum. Yoksa çekemeyenlere pabuç bırakacak hâlim yok!)
Tabii ki kabasýyla düşündüğümüzde maket yapmak bir hobidir. Hobinin ne olduğu konusu ise daha da çetrefilli bir iştir; bu konuda büyük bir araştırma sonucu harmanladýðý engin ve derin bilgilerini paylaşması için hâli hazırda sevgili Ufuk' un yazısını büyük bir heyecan içinde beklemekteyim.
(Bekleme olayının mübaðalasýný ancak bu konu aklıma geldikçe benim sürekli tuvalete gitme ihtiyacýmýn ortaya çıkmasıyla açýklayabilirirm.)
Fakat aklı selim bir şekilde olayları kavramaya çalışan bir kişinin etrafında olanlara baktığında da kafasını karıştıran bir sürü olay gerçekleþmektedir.
Tabii ki bu olayların bir kaçına katılmış olduğumu kabul ediyorum; belki de hâlâ kaşıntı gafleti içinde sırtımı dayayacak bir ağaç arýyormuþum vaziyeti de süregeliyor olabilir.
Ancak, durum maalesef bu kadar basit ya da iğreti değil.
Özellikle ülkemizde süregelen kişilik sorunlarının bir şekilde toplumsal halde giderilmeye çalışıldığı aþikârdýr. Kimimiz maçlarda topluca küfür ederiz, kimimiz evde eþimize bağırır çaðýrýrýz, kimimiz ise işimizde altýmýzda çalışanlara köle gözüyle bakarız.
(Son iki madde her ne kadar topluca yapılmayan bir eylem gibi gözükse de aslen bu yaptıklarımızı birbirimize ballandýra ballandýra anlatmaktan büyük zevk alırız. Bu yüzden toplumsal bir sınıfa koyuyorum.)
Maalesef maket yapmakla ilgili olumsuzluklarda burada patlak vermektedir. Bazılarımız bu işi evrensel çapta kabul görüldüğü şekilde hobi olarak sürdürmeye çalýþmaktayken bazılarımız ise işi abartıp olayı kişisel tatminsizliklerini giderme amacı olarak kullanmaktadýrlar.
İşin doğrusu ben de aslen kişisel tatminsizliðimi gideriyorum; ama nasıl?
Küçükken askeri pilot olma sevdam heyecanım ve dikkatsizliğim yüzünden gerçekleþemedi ve yabancı diller sınıfı öğrencisi olarak kendimi edebiyat kolunun bir üyesi olarak buldum. Ama içimdeki tatminsizliði, uçak sevdasını ve uçabilme açlýðýný bir şekilde bastýrmam gerekiyordu. Ben de maket yapmaya başladım. Zaten elindeki her aleti uçağa çevirmeye çalışan bir çocuktan başka ne beklenebilir ki? Maket yapmaya baþladýkça onların içinde uçtuðumu hayal edip durdum, ki hâlâ ediyorum.(Þu an Türkiye' de uçan en prestijli uçağın pilotu bile olmak maalesef bu hayali yaşamama engel olamıyor.)
Sonrasında da maket yapmak ve hayallerim yetmedi, maketleri olabildiğince gerçekçi görünecek şekilde yapmaya çalışmaya başladım.
Tabii ki gerçekçilik derken insanoğlunun adım adım ilerleyebileceði şekilde; işi, yüzüne gözüne bulaştırmadan olacak şekilde bunu yapmaya çalışıyorum.
Her ne kadar çeşitli yarışmalarda çeşitli yüksek dereceler almış olsam dahi durumun bu kadarıyla yeter olmadığının farkında olup elimden gelenin hep daha fazlasını ortaya koymaya çalışıyorum.
Düşünsenize, nasıl bir paranoyak kişilik halinde bulunabilir insan.
Zaten kutudan çıktığı gibi maket yapıyorsunuz, elinizde gerçekçilik adına kullanabileceğiniz çok kısıtlı imkânlar var. (Ýmkân derken hareket alanlarını kastediyorum)
Yapacağınız her maketin çevreniz tarafından sonucunun merak ediliyor olması ayrıca bir dert. Bir hata yapsanız dünyanın en büyük suçunu işlemiş muamelesinde bulunmak için apartta bekleyen ayrı bir güruh, vesaire...
Aslında maket yaparkenki ruh halimi az çok ortaya çıkartan bu hallerimi okudukça insanın nasıl bir canavar tasvir edebildiğini tahmin etmek zor değil.
Yine de bütün bu sıkıntılara rağmen ben maketi hobi olarak yapmaya çalışıyorum.
İşimde yaşamış olduğum sıkıntıları ya da evliliðimde yaþayabileceðim zorlukları asla hobi adı altında yaşamaya çalıştığım bu kültürü öldürmek için kullanmıyorum.
Aksine, hayatın zorluklarýnda karşıma çıkan olumsuzlukları bu hobi sayesinde çözmeye çalışıyorum.
Çünkü bir insan olarak İstanbul gibi olumsuzlukların aşırı olduğu bir şehirde başka bir hobi yapma şansım çok az.
Hem bir taşla iki kuş misali, askeri pilot olamama tatminsiziliðimi de gidermiş oluyorum.
Oysa ki bu konuda değil benim gibi kendi hakkında bu kadarını yazabilecek, yapmaya çalýþtýðýnýn ne olduğunun bile farkında olmayan bir sürü kişi olmasını büyük bir üzüntü içinde seyrediyorum.(Sözüm meclisten dışarı!)
Yazının başında belirtmiş olduğum gibi sevgili Ufuk' un yazısının bazýlarýmýzý kendine getirmesi umudunu taşıdığım ve dahası hobi hakkında yeni şeyler öğrenip yapmaya çalýþtýðýmýzý daha düzgün ve doğru yapmaya teşvik edeceğine inandığım için hâlâ büyük bir heyecanla bekliyorum.
Yine de Ufuk' un yazacaðý bu yazının yaratacağı etkiler aklı selim bir insanın umudunu ne ölçüde karşılayacak?
İşte yine etrafýmýza baktığımızda maalesef olay o kadar da umut dolu gözükmüyor.
Bir yanda en küçük eleştiriyi bile kaldýramayan kiþililikler, bir yanda anlamsızca laf atmalar, diğer yanda tehdit dolu konuşmaların havada uçuþmasý ve en sonunda hâlâ tasvir etmekte zorlandığım bir nedenle insan üzerine yürümeler.
Olayın başka şehirlerde de aynı şekilde cereyan ettiğini görüyorsak anlatmaya çalýþtýklarýmýn sadece İstanbul' da yaşayanlar için geçerli olmadığı ortaya çıkmaktadır.
İşte bu yüzdendir ki maket yapmanın ne olduğunu hâlâ anlayamamanýn vermiş olduğu bir eksiklikle hayatı idame ettirmenin yararsýz olduğunu düşünüyorum.
Yine de kiþiliðimin getirmiş olduğu "karþýndaki ne olursa olsun önce insan olarak gör" desturu beni bu düþündüklerimi dile getirmekten alýkoyamýyor.
Hâlâ bir umut içinde aklýmdakileri dile getirip etrafýmýzda bulunanları biraz da olsa hobi konusunda doğru şekilde bilgilendirmeye çalışıyorum.
Sanırım hobi deyince bilgilendirme konusunda olay sadece maketin nasıl yapılacağını anlatmakla sınırlı değildir. Eğer bu kültürün olduğu gibi yaþatýlmasýný istiyorsak öncelikle oyunun kurallarının iyice farkında olmamız gerekir diye düşünüyorum.
Sonuçta, denildiği gibi hobi bir kültür aracıdır ve insanlar arasındaki bağı ve sosyalleþmeyi kuvvetlendirmesi gerekir.
Tabii bunun için öncelikle evrensel iletişim sınırları dahilinde her türlü bilgimizi paylaþmalýyýz.
Elimize geçen ilk fırsatta karþýmýzdakini iyileþtirmek yerine sırf onu çekemiyoruz diye yok saymak ya da ona zarar verip de kovalarýz mantığıyla anlam yüklemesi çok zor davranışlarda bulunmamalýyýz.
Ne olursa olsun, ne derecede zarar vermeye çalışmış olursa olsun bu kültürün gelişmesine yardımcı olacak şekilde etrafýmýzdakileri yok saymayýp onları yönlendirmeliyiz.
Bu yazının amacı da galiba bu değil mi??!!
Tabii ki insanının içinde kýrgýnlýklar ve üzüntüler olabiliyor. Zaten en azından bunları dile getirip karþýsýndakinin hatalarını yüzüne vurabilmesi sonucunda iletişim başlayabiliyor.
Peki maket yapmanın ne demek olduğu konuşulurken sizce bunu yapabilmenin mevcut şartlarda olasılığı var mıdır?
Demiş olduğum gibi, hobi hakkında ne olduğuna dair toplumsal olarak bir bilgisizlik var maalesef.
Saha büyük olduğu için çıkan çatlak sesler duyulmuyor zaten :P
Sahanın büyülüğü konusunda hiç şüphem yok desem yeridir :)