Bu forum arşiv olarak korunmaktadır. Yeni üyelik ve mesaj gönderimi kapalıdır.
Modelcilik üzerine bir yazı
Foruma dön · Sayfa 1/1Derneðinin resmi yayın organý 'Kokpitten Bakış' adlı derginin Temmuz
Ağustos sayısında bazı fotoğraflar ile yayýnlanmýþtýr. Yazıda konusu geçen
isimler hayal ürünü olup modelcilik camiasının ne kadar farklı insanlar
tarafından benimsendiðine dair örnekler için verilmiştir.
Modelciliği geliştirmek adına küçük bir adım diyebilirim.
Sevgi ve saygılarımla.
Modelcilik
Havacılık kadar güzel bir hobi,
Çok iyi hatırlıyorum ortaokul ikinci sınıfta gazete de küçücük bir ilan görmüştüm ‘uçakların maketlerini yapmak istermisiniz’ şeklinde. Bir posta kutusu adresi. Hemen bir şeyler yazıp yollamıştım ve bir hafta kadar sonra ödemeli bir posta gelmişti. Heyecanla postaneden alıp açtığım elimde ilk spitfire maketim duruyordu. O zamandan bugüne kadar modelcilik konusunda epey haşır neşir oldum. Sizlere bu güzel hobiden bahsetmek istiyorum.
Kutuyu ilk açtığınızda birbirine bağlı bekleyen onlarca plastik parça ile karşılaşırsınız. Bazıları tanıdık gelir evet bu bir kanat bu gövdenin bir kısmı bu kokpit olmalı bir okadar kısmı da diğer detaylar içindir ve yerine yapıştırılmadan hiç birşeye benzetemezsiniz. Önceleri onları yapım klavuzuna göre birbirine uygun şekilde yapıştırmak için çaba sarfedersiniz. Sonra uçağın forslarını yapıştırıp gri plastiği bir uçağa benzetirsiniz. Bir sonraki sefer boyamayı denersiniz daha gerçekçi bir uçak yapmýþsýnýzdýr. Artık uçaklara ve maketlere daha farklı bakmaya başlarsınız. Onları daha dikkatli incelersiniz detayları ile daha çok oyalanýrsýnýz. Sonucunu merakla beklediğiniz yeni bir kutu alıp sevinçle eve gelirsiniz farkettiğiniz detayları ararsýnýz. Hele ki bir de havacı iseniz gözünüzle gördüğünüz gerçek bir uçak bir süre sonra avcunuzun içine sýðabilecek bir boyutta parmaklarýnýzýn arasındadır. Bir çocuk sevinciyle onu uçurmaya baþlamýssýnýzdýr. Çaktırmadan etrafýnýza bakar beni gören bir yetişkin varmı diye aranýrsýnýz. Umursamazsýnýz ama aldığınız keyif sadece sizindir.
Yaş ayýrmý olmaksızın tüm modelciler yaptıkları modellerden böylesine çocuksu bir keyif alırlar. İçlerindeki çocuklar dýþarýdadýr.
Model yapmak kolayce bir tutku haline dönüşür ve başında geçirdiğiniz zaman arttıkça dünyadan koparsýnýz aldığınız keyif artar. Kendinize bir köşe bulur orada bambaşka bir dünya yaratırsınız. Önceleri sadece plastik parçalar ve yapıştırıcılar olan dünyanýza daha sonra renk renk boyalar, inceli kalýnlý, boy boy fırçalar, maket bıçakları, makaslar, kürdanlar, zımparalar çeşitli macunlar, tornavidadan penseye çeşit çeşit el aletleri de katılmaya başlar. Yaptığınız modeller gerçeğine daha çok benzemeye başlar, sanki biraz sonra pervanesi dönmeye başlayacak, masanýz bir pist olup havalanacaktýr.
Tüm dünyada büyük ilgi gören bir hobiniz olduğunu farketmeye başlarsınız. Japon, çin, çek, rus, türk, alman,italyan yapımı modeller görürsünüz, tarihe farklı gözlerle bakmaya başlarsınız, Türk Hava Kuvvetlerinin 1974’de kullandığı bir uçak için günlerce araştırma yapmaya başlarsınız. Bulduğunuz fotoğraf yetmemeye başlar ve internet imdadýnýza koþar. Sayfalarýn arasında kaybolursunuz. Dünya çapında sayısız Türkiye’den onlarca model grubu sayfası bulursunuz. Diğer modelcilerle tanýþýrsýnýz, sorularınızı onlara sorarsınız, internet üzerinden aynı hobiye sahip insanlarla tanýþýrsýnýz. Kimi Amerika’dan kimi Meksika’dandır. Aradığınız uçağın fotoğrafı Almanya’dan çıkar þaþýrýrsýnýz.
Siz uçak maketlerine merak salmýþken bakarsınız ki gemi modelcileri vardır. Bacalarından dumanlar tüten iskelelere yanaþmýþ gemiler görürsünüz, içlerinde kavruk yüzlü denizciler hayal edersiniz diğer sayfada bu denizciler boðazlý kazaklarý, sarı muşamba yaðmurluklarýyla sizi selamlarlar ama boyları gerçeğinin onaltýda biri kadardır. Hava soðuktur, kar yaðmýþtýr þu köşedeki 1/35 ölçek tankın üzerine ve yanında ki asker akardeon çalar arkadaşlarını þenlendirir ikinci dünya savaşının 1943 kışında. Diğer sayfada 2028 yılındaki nükleer felaket sonrası kalan dünyadan bir araç uçarak geçer başınızın etrafından, örümceðe benzeyen ayaklarını açar ve masanýzda ki þövalyenin yanına konar.
Merak sizi okumaya yöneltir, bu uçak hangi yıllar uçmuştur, kim üretmiþtir ne gibi farklılıkları vardır, bize hangi modelleri gelmiştir, ya 1939 kışında þu dünya savaşında neler olmuştur, gemicilerin yüzleri niye kavruktur? rus tankçýlarýnýn kafasındaki kasklar nasıldır? Yemek yemek kadar doğal olan okuma alýþkanlýðýnýzýn yönü değişir, kitap alýþkanlýklarýnýz çeþitlenmeðe başlar. Elinizde ki kitapla Sabiha Gökçen hanımla bulutların üzerinde gezer, Cengiz Topel için tekrar üzülürsünüz. Heinz Knoke adlı alman pilotun hikayesi üzerine komple bir kitap okursunuz, fareli köyün kavalcýsýnýn yaşadığı köyden çıkan bu pilotun ilk uçuþlarýndan birinde uçağıyla düşüp filosuna trenle dönmesine eğlenceli bir gözle bakarsınız. Gerçekte yaþanmamýþ bir hikayeyi siz modellerinizle canlandýrýr, hikayesini diğer modelci dostlarýnýzla paylaşırsınız. Kardeşler tamirhanesidir burası, duvarda Orhan Gencebay posteri asýlýdýr, sarı şahin taksiyi baştan sona siz üretmiþsinizdir. Þu Can baba yazan kamyon uzun yıllar kömür taşıdığından simsiyah haldedir. Savaş için üretilmiş tanklarla sahneler hazırlarken barýþý düşünürsünüz. Uçaklarýnýza hiç silah takmazsýnýz.
Sıra modellerinizi dostlarýnýzla paylaşmaya geldiğinde, yarışma ve sergiler sizi beklemektedir. 2o yıldan fazladır yapılan Yeşilköy havacılık müzesinin model uçak yarışmasına katılır, Ankara’daki müze yarışması için modellerinizi kutular Ankara’ya gidersiniz. Büyük bir otomobil firması size salonlarýný açar onlarca modelci, yüzlerce model arasında kendinizi kaybedersiniz. Yüzyüze tanışmaya henüz fırsat bulamadığınız insanlarla tanýþýrsýnýz, Mehmet bey 55 yaþýndadýr ilk aldığınız model olan spitfire’ý üreten firmanın sahibi bir modelcidir, grafiker Yalım, bilgisayar mühendisi Nezih, ayakkabı tasarımcısı Türker, Otomobil servis þefi Melih bey, mimar Özkan, muhasebeci Emre, pilot Arkut, hava trafik kontrolörü Ercüment, öğrenci Levent, öğretmen Hakan, gazeteci Tolga, henüz sekiz yaşında ki Ufuk arkadaþlarýndýr. Aranızda yaş, meslek ayrımı kalmaz, Bir ejderhaya karşı koyan savaþçýnýn modeli üzerine sohbet ederken gün bitmesin istersiniz.
Bir sonra ki buluşma için sabýrsýzlanýrsýnýz, þu 1974’de uçan F-4’e dönersiniz makedini bulur, yapmaya başlarsınız. Acaba kanat altında yağ akıntısı varmıdır, hangi filoya aittir, sağ kanat da boya eskimesi nasıl görünmelidir, kamuflajın yeşili hangi renk koduna denk gelmektedir, kokpit detaylarını boyarken zaman su olmuş, günün sıkıntıları unutulmuş, saat gecenin yarısı olmuştur. Süleyman beyin þu sözünü hatırlar yatağa gidersiniz.
‘modelciliğinize iyi bakın emeklilikte size lazım olacak’
Captainairbus2008-08-21 15:04:10
Ellerinize sağlık, insanın duygularını da kabartan zevkli bir yazı olmuş.