Bu forum arşiv olarak korunmaktadır. Yeni üyelik ve mesaj gönderimi kapalıdır.
Bir airbrush’ım oldu... amaa...
Foruma dön · Sayfa 1/2Bu haftasonunu denemeler yaparak geçirdim. Önce kağıtlara, sonra eski model çerçevelerine boylarar attım, süt kıvamını tutturmaya çalıştım. Şimdilik tamiya akrilikleri kullanıyorum, boyadan boyaya fark etmekle birlikte 1/2 boya, 1/2 selülozik tiner karışımı süt kıvamına yakın gibi geldi... Bikaç madde halinde karşılaştığım problemleri aktarayım.
1. Yukarıda belirttiğim kıvamda bir karışım hazırladığımda boyayı yaklaşık 7-8 cm uzaktan atmak gerekiyor. Kompresörün basıncı sanırım 2 bar civarında. Daha fazla yaklaşıldığında boyada akma oluyor, sanırım daha fazla yaklaşmak için daha koyu bir boya karışımı yapmalıyım. Yapmalı mıyım? yapmamalı mıyım? Ne yapmalıyım? :)
2. Cesaretimi toplayıp ve güzelce maskeleyip kaporta rengini arabanın içinde kalan bir bölüme attım. Maskelemeyi kritik yerlerde tamiya bant, bantın üzerine bantlama gerekecek yerlerde de ucuz bantlarla yaptım. Geniş yüzeyi de alüminyum folyo ile kapladım. Boyayı 4 seferde ince ince katlar halinde attım. Siyahın üzerinin kırmızıyla çok zor kapandığını gördüm. (Astar boyam elime yeni ulaştı, o zaman yoktu). Sonra sulu zımpara yapmaya kalkınca boyanın kenarlarından alttaki siyah çıktı. Alınan ders: 1200 olan zımpara daha incesiyle değiştirilip kenarlara dikkat edilecek. mi? değil mi?
3. Bu boya tabancasının (100LG) gelen havanın basıncını düşürme ya da kontrollü verme gibi bi özelliği yok mudur? Anladığım kadarıyla tetiğe basınca havanın tamamını veriyor, basma kısmı çok konforlu değil, çekince de boya miktarı ayarlanıyor. (Bu nispeten daha konforlu.) Bana sanki basınç bu kadar yüksek olmasa daha rahat çalışılacak gibi geldi.
4. Gelelim kompresöre, kompresör beklediğimden daha gürültülü, akşam 9 dan sonra falan boya yapılırsa kesin milleti rahatsız eder. Daha sessiz çalışması için bir yol bilen, duyan var mıdır? (badger 180-II modeli) Kompresörün boya tabancasının tetiğine bastıkça çalışması ise güzel bir özellik. Ama yinede hafasonları ve akşam erken saatlerde çalıştırılabilecek gibi gözüküyor.
5. Son olarak da başka bir başlık altında sormuştum, boyaya parlak vernik karıştırmayla ilgili, karıştırıp denedim, düşük basınçta atmak gerekir gibi çünkü çok kaygan bi sıvı oluşuyor ve yüzeye zor tutunuyor, benim denememde akma yaptı, henüz benim harcım değil yani.
Kafamda kocamaaaaan soru işaretleri var, yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. (Hatta izmire yolu düşenlere cevaplar karşılığı kordonda bira da ısmarlayabilirim.)
Ulaş
2.Bu tarz yerleri zımpara yapmamak en iyisidir, zira ne kadar dikkat ederseniz edin maskelenen sınırı zımparayla korumak zordur. Kırmızının siyahı kapatması çok zordur, onun için araya bir kat açık gri atmakta fayda var.
3.Yoktur, o işi kompresör ile boya tabancası arasına takılan bir regülatör marifetiyle yapmanız lazım. Bilimum basınçlı hava tedarikçileri (kompresörcüler) bu cihazı kompresörünüze takabilirler. Regülatörsüz zaten düzgün boya yapmak imkansıza yakın zordur.
4.Ben kendi motorunu çıkarıp yerine buzdolabı motoru takdırdım, ama imamın yaptığını yapmayın, sakat iş çünkü
Ama yine de şunu belirteyim, boya kıvamı- tabanca uzaklığı- yakınlığı ve kullanılacak basınç tamamen "her yiğidin yoğurt yiyişi farklı" kuralına bağlıdır ve kişisel tecrübe sonrası mükemmeleşecektir. Bu yüzden çeşitli basınçlarda farklı şeyleri deneyin ve kendinizi en rahat ettiren kıvamı bulmaya çalışın. Başkalarını da birebir kopyalamayın, örneğin "clumsy" Arkut kardeşimiz attığı aşırı ince boyalarıyla ünlüdür ve ben o boya nasıl olur da öyle atılır bugüne kadar ne çözebildim ne de denedim. Belli bilgileri edinip kendi kendinize keşif sanki daha sağlıklı.
Son olarak, her yeni pistole sahibinin yaptığı bir hata vardır (kendim dahil çevremde çok gözlediğimden söylemekteyim). Bir seferde kalınca bir boyayla yüzeyi kapatmaya asla çalışmayın. Kurumaz, akar, kokar, bir dolu problem yaratır. Boyanın tamamen kapatıcı olması için kafanızda hep "en az 2 kat olmalı" diye hesap edin. Özellikle açık renk boyaların kapatıcılığı düşüktür, dikkat etmek gerekir. Nispeten daha ince bir boyayı katlar halinde her kat kuruyunca üstüne diğerini şeklinde atmak en verimli sonucu verecektir. (Şahsi tecrübedir, aksi geçerli olabilir).
Kompresörünüz ve pistoleniz hayırlı olsun!
Bu arada söz ileride benim gibi soru soranlara cevap yazıp borcumu ödeyeceğim.
:)
beni istediğiniz kadar arayabilirsiniz
.
1-Sprey mesafeniz 1 airbrush uzaklığı kadar olmalıdır.2 bar ideal basınçtır .modelden önce bir yoğurt kabına ilk saf tiner atarak başlayıp ,içine azar azar boya giriniz .Boyayı baski bir kapta inceltmiş olunuz
2-Tamiya maske bandı kullanınız.Her zaman en açık renkten en koyuya doğru boyayıp siyahı en sona bırakınız.Siyah üzerine boya için önce astar sonra renk atınız.
3- Tavsiye edilen regülatör kullanımıdır ancak bu çok inceltilmiş serbest el boyamalar içindir.Çok dikkatli olmak kaydı ile hortumu hafifçe bükerek hava kısabilirsiniz.
4-kompresörü zemine ,mümkün ise lastik bir materyalin üzerine koyunuz.Örneğin iç lastik kaplanmış mdf ,buzdolabı için üretilen kalın lastik takoz vs
5- Bazı firmaların kendinden vernikli "semigloss" yarı parlak boyaları vardır,onları tercih ediniz.Vernik metal boyalarda akışkanlık sağlamak için girilir,düz renklerde gerek yoktur.Verniği en son uygulayınız
6- bütün teknikler birden uygulanamaz, biraz sabır ediniz
Tamer Özkan38656,6288657407
Ha temizlemezseniz ne olur? Boya kalıntıları iğnenin etrafında kalıp tıkanmaya ve/veya iğnenin kilitlenmesine, boyanın akışının bozulmasına, tetiğin hassasiyet kaybetmesine yol açabilir. Ben bu sebepten bir iğneyi harcadım (gerçi benim pistolede conta defosu vardı ayrı hikaye), o bakımdan her gün olmasa bile düzenli bir bakım şart.
Katlar arası temizlemeye gerek yok ama işiniz bitince en azından 2 kere hazneye selülozik tiner doldurup bir kavanoza fıslayın. Fıslarken de 2-3 kat edilmiş tuvalet kağıdıyla kavanozun ağzını kapatın ki dışarı da püskürmesin veya buharı dışarı çıkmasın. Kolaylıkla temizlenir ve ortalığı pisletmez.
Son olarak Molak ve Rainbow marka boyaları da çok lazım olmadıkça pistolede kullanmayın, bunlar çok kalın boyalar olduğundan fazladan tıkanmaya vs yol açmaya çok müsait.
Emroglan
gerçi benim pistolede conta defosu vardı ayrı hikaye
Zaten şimdiye kadar en çok bozuk/bayat, vernik, boya, pistole hep size rastladı herhalde. Yani siz hiç yanlış yapmadınız, hep başkaları veya başka şeyler yanlıştı.
Emroglan
Son olarak Molak ve Rainbow marka boyaları da çok lazım olmadıkça pistolede kullanmayın, bunlar çok kalın boyalar olduğundan fazladan tıkanmaya vs yol açmaya çok müsait.
Rainbow'u hiç denemedim. Ancak Molak, bolca sel. tiner'le inceltildiği sürece gayet güzel kullanılan bir boyadır. Doğru ölçüde inceltilmeden her boya pistoleyi tıkar.
Pascalpati Ulaş bey;
Yeni boya ekipmanlarınız hayırlı olsun. Umarım en güzel modelleri yaparsınız. Pistoleyi ele alır almaz "vernikli boya" denemelerini vs. tavsiye etmem.
Benim tavsiyem, önce "normal" boya atmayı, yaptığınız modelleri "standart" ölçülerde maskelemeyi ve boyamayı denemenizdir. Önce kağıt-karton-plastik levhalar üzerinde sonra yavaş yavaş modelleriniz üzerinde deneyerek olayı çözünüz.
İlk pistole kullanmaya başladığımda ben ondan, o benden korkardı. Her pistole temizliği (o kadar az inceltiyordum ki alet her bpya atışımda tıkanıyordu) benim için bir eziyet, pistolem için ise bir ölüm-kalım mücadelesiydi(sonradan anladım ki iğneye, memeye(uç), yuvaya çok kibar ve dikkatli davranmak lazımmış ben aleti perişan ediyormuşum).
Keza bu şekilde Badger 150'e geçtikten sonra değişmez "ilk pistole kullanma kuralı 1"e uygun olarak ilk iğnemi ve ucumu değiştirdikten sonra olayı yavaş yavaş öğrenmeye başladım.
Pistole kullanımını sadece 1 kişinin gözünden anlatacak kitap dolusu malzeme var. Ancak bence en sıhhatlisi sizin temel ögeleri (inceltme, temizlik -hijyen değil, pistole temizliği-, sabır, hassasiyet, vs.) göz önünde bulundurarak pistole tekniğinizi kendiniz kazanmanızdır. Küçük adımlarla olayı geliştirip, pistoleye, boyaya, modele bakışınızın zaman içinde değiştiğini göreceksiniz. Eğer tavsiye edilen yollardan gider, bir modeli boyayıp, paylaşıp, fikirleri dinleyip, yeniliklere açık olursanız, çok hoş modeller üreteceğinize inanıyorum.
İyi modeller, iyi boyamalar dilerim.
Sonuçları sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
pascalpati
bir de pistolenin kafasını tiner kavanozuna sokup, hafiiiiifçe hava veriyorum. Acil durumlar yaşamyıp pistoleyi sökmemek için yeterli midir?
Ulaş bey öncelikle pistole kompresörünüz hayırlı uğurlu olsun.
Bu, pistoleyi tiner kavanozuna koyup hava püskürtme olayına gelince, bu işi yaparken dikkatli olun, özellikle: yanlışlıkla airbrush'ı, tinerin üzerinde tutarken hava verirseniz (eliniz tetiğe çarparsa vs.) ve basıncınız yüksek ise, kavnozdan şiddetli tiner fışkırabiliyor.
Zira ben aribrushı temizlerken kavanozun üzerinde tutuyordum, kompresör de kapalı olmasına rağmen yanlışlıkla elim düğmeye gitti ve hortumda kalan hava, kavanozdan, gözüme tiner sıçrattı.
O gündür airbrushla kavanozu yaklaştırırken dikkatli davranıyorum. Aklınızda bulunsun.
İyi çalışmalar, bol maketli günler.
CErginbas38656,7549305556Dikkat edildiyse yazıların genelinde kendi hatalarımı da önemle belirterek durumu açıkladım, olumsuz eleştirinin amacı ve sebebi nedir doğrusu anlayamadım.
Emroglan
...olumsuz eleştirinin amacı ve sebebi nedir doğrusu anlayamadım.
Sebebi çok bariz değil mi Emre bey?
Önce X-22 katil di (hatalı inceltme/kullanım/basınç değil de Vernik bozuk/yanlış).
Sonra Testors beyaz bayat çıktı (Biraz evvel 1988 yılında satın aldığım Testors'u pas efekti için yine kullandım kullanmaya devam ediyorum. Sonra da 1989 yılında aldığım Molak'la kabin boyadım. Yani hiç aklınıza gelmedi mi o kadar bol/gevşek kağıt maskeye fırçayla boya sürülmeyeceği, sürünce maskenin altına, heryere bulaşacağı, ha ama boya bayat tabii)
Eh şimdi de "conta defolu pistole" şaşırtmadı beni desem yalan olmaz.
Daha sebep lazım mı?
Fırça methodu yanlış olabilir ama kullandığım boyayı görenlerin de tek yaptığı halime gülüp elime yeni boya tutuşturmak oldu.
Ön yargılarınızın güzel fikirlerinizin önüne geçmemesi dileğimle.
Badger Airbrushlar'da 3 adet conta vardır;
1. Tip denilen çıkış ucunu barındıran kafanın arkasındaki "Head Washer" contası. Teflondur,en sert tinere dayanır,tiner içinde temizlenebilir ,kullanıcı değişebilir.
2.İğnenin yuvasında bulunan "needle bearing" contası.Yüksek teknoloji ile üretilmiş ,hatasız bir teflon contadır.En sert tinere dayanır,tiner içinde temizlenebilir.
İğne bu conta içinde hareket etmekte ve bu teflon conta sayesinde en ince vizkoziteli boyalar en uygun sprey kalitesinde atılabilmektedir.
Zaman içerisinde kullanım süresi ile ilgili olarak bu conta değişmelidir.
BU CONTAYI KULLANICI DEĞİŞTİREMEZ.
Badger tarafından imal edilen bir tezgah yardımı ile tarafımızdan ücretsiz değiştirilmektedir.Satın alınan yedek conta henüz "reaming" denilen ,rayba ile mükemmel ayara getirme işleminden geçirilmediği için dar ve çok sert olacaktır .Bu işlem için özel aparatlar vardır
Lütfen bu alana badger iğneden başka bir cisim sokmayınız.
3-Hava giriş pistonun içinde lastik "o ring " conta vardır tinere değmemesi gerekir
4- Hatalı conta konusu tarafımızdan Şubat 2005 fuarında eğitim esnasında Badger servis yetkililerine resmi bildirilmiş,hiç bir zaman böyle bir şikayet gelmediği,eksik bilgi ve kullanım hatası olduğu ve bu contanın kesinlikle servis tarafından değişmesi gerektiği vurgulanmıştır.
SaygılarımızlaBadger Turkiye38656,8637152778
), hepsi bitti, Badger hatayı kabul etmeyebilir ama bu partide gelen pistolelerin çoğunu da yeni başlayan modelci kullanmadı. 150nin deiştirmiştik, 100ünkini 2 sene once deiştirdik, oda dağılmış (gerçi ben kullanım saati olarak en çok mesai harcayan adamım yanılmıyorsam, ordan geriye giden tiner 3 numaradaki o ring i dağıttı).
Kısacası Dixie den o dönemde gelen pistolelerde kronik olarak bu hata vardı, bunu kullanıcı hatasıyla karıştırmamak lazım.
Bahsedilen contalardan kullanılmış yada kullanılmamış varsa fuara götürmek ve incelemek için lütfen bildiriniz.
Badger Turkiye
Dixie den gelen airbrushlarda ilk kullanımda problem neydi? geriye boya verme problemi varmıydı?
Bahsedilen contalardan kullanılmış yada kullanılmamış varsa fuara götürmek ve incelemek için lütfen bildiriniz.
igneye tam oturmuyordu conta, su veya kolonyada direkt tetiğe basıyordu, igneyi söküp takarken o kısımda biraz reziztansla karsılasması gerekirken rahatlıkla girip cıkıyordu hatta o kadar ki kafasını ve arkasını sokunc epistolenin igne ana aksla paralel bile durmuyordu, conta deişti alet duzeldi.
şahsen ben o contayı atabileceğim en uzak noktaya attıydım zamanında, belki arkut, barkın, erinc civarlarında atılmamıs bir tane cıkabilir ama sanmıyorum 2 3 sene oldu cunku.