Yarıştan bir hafta önce başlayan hazýrlýklarýmýzýn ilk aşaması eldeki ekipmanı ayarlamaktý. İlk aşamada Serdarla motora el attık, Orion 7x1'in önce commutatorunu kestik akabinde dynometreye bağladık, 200 watt a 56 küsur bin devir verdiğini görünce dikkatimizi arabaya yönelttik. İlk iþ komple arabayı söküp temizledim, seramik toplara sahip olmasına rağmen ayarı kaçan rulmanlarý yenileriyle değiştirdim, üstünde çatlak vesaire olan salıncakları yeniledim, aşınmış titanyum vidaları da yenileyip ön universal þaftlarý çelikten aluminyuma çevirdim. Genel arabayı tek parça haline getirdikten sonra Team Magic Setup system yardımıyla asfalt pist için gerekli temel ayarları şasiye uyguladım. 1/10 Toring klasmanında yarýþacaðý için mevcut tek kapılı Peugeot kaportasını kullanmam mümkün olmadığı için son iþ olarak dört kapılı bir kaporta hazırladım. Kaporta seçimimi Blitz firmasının TC koduyla piyasaya sürdüğü Dodge Stratos'tan yana kullandım. Gerekli delikleri reamer ile açıp plotterdan kestirdiğim maskeler yardımıyla kaportayı Pactra polikarbon boyalarla boyadım, son kat olarak Tamiya polikarbon beyaz attım. Renk kombinasyonunda Masami Hirosaka tarafından kullanılan ve zaman içinde gayriresmi Yokomo yarış renkleri haline gelen tonları kullanmaya özen gösterdim. Ön ızgara, sisler ve arka stoplar haricinde çıkartma kullanmadan kaportayı bitirdim. Yola çıkmadan önceki son hali þu şekildeydi.
Hava tahmin raporlarý dahilinde Ankara cuma günü yağmurlu ve parçalı bulutlu gözüküyordu. Sabaha karşı 04.15de başlayan yolculuk Bolu çıkışında günün ilk ýþýklarýyla beraber bu tahminin doğru olduğunu bize gösteren bulutların altında devam etti.
Sabah 07.00de Gölbaþýnda konuþlanacaðýmýz otele vardık. Gereksiz eşyaları odada bırakıp 4 kilometre mesafedeki Yavru Oyuncak pistine yollandýk. Piste vardýðýmýzda ilk farkettiðimiz tepemizde daireler çizen bir adet Casa'ydı.
Gece 00.30da otobüs kiralayýp yola çıkan Istanbul ekibi biz piste vardýðýmýzda çoktan ekipmanları açıp arabaların başlarına oturmuþlardý.
Fotoğrafta Istanbul kadrosundan Deyvi Levitas.
Bizde onlara uyup yanımızda götürdüðümüz masayı kurarak ortama yayýldýk. Günün ilk sürprizini aracın motorunu lehimlediðimde bizzat yaşadım. Aldığım günden beri beri yolda bırakmayan Novak Cyclon elektronik hız kontrolörüm motora akım göndermiyordu. Bu sürpriz bütün haftasonu yaþayacaklarýmýn bir habercisi gibiydi. Önce motoru alýcýyý ve hız kontrolörünü elimizdeki diğer ekipmanla değişik kombinasyonlarda test ettik, böylece sorunun kaynağının ESC olduğunu kesinleştirdik. Akabinde esc nin bütün kablo takımlarını kontrol ettik, kontrol ünitesininde çalıştığını görünce sorunun fetlerde olduğuna kanaat getirdik, kısacası pist ortamında tamir edilmesi orta vadede mümkün olmayan bir problem olduğuna karar verdik. Bir önceki yarışta Can'ýn ters kablolamasý neticesinde yanan Serdar'ýn yedek VFS Masami edition ESC'den de mahrum olmamız neticesinde en bildik yola başvurdum, "Elinde fazla esc olan var mý?" diye dolaşan bir tip:)
Yanıt çok geçmeden sevgili Kubilay Kütük'ten geldi ve bana doğru havada uçan Novak GTX'i zarif bir plonjonla yakalayıp araca bağlamak üzere hareketlendim. Tam o esnada Özgðr Derin GTX'in tamirat gördüğünü ve 7x1 gibi bir "saçmalık" baðlamamam gerektiğini belirtti. Mevcut esc'ye birde motor uydurmak sorunsalını yedek parça kutusundaki motor parçalarından bir adet 12 Turn imal ederek çözdüm. Toplanan 12yi dynoya takınca oldukça verimli değerlere sahip olduğunu görüp mutlu oldum ve bu değerlere uygun dişli kombinasyonunu denemeye başladım. Bütün bu hengame esnasında hala Istanbul'da bulunan ve mekana cumartesi akşamı intikal edecek olan Can'ý arayıp no limit bir esc bulmakla görevlendirmeyide unutmadım.
Cuma öğleden sonrasında arabam en sonunda piste çıkabilecek duruma gelmişti. Araca takılı 27 shore luk az aşınmış Shimzu lastikleri Reedy ýsýtýcýlar marifetiyle ısıtıp piste çıktım.
Aracın trim ayarlarını düzenleyip pistte iki tur atıp yapmam gereken ayarları not edip pite geri döndüm. Bu esnada yaklaşan kapkara bulutlarý gözönüne alıp Serdarla ekipmanı toplayıp otelin yolunu tuttuk. yanımıza almaya üþendiðimiz masayı Berk hakgüdere zimmetledikten sonra çýktýðýmýz tolculuðun 10ncu dakikasýnda Berk arayıp üstüne adam düşen!! masamýzýn kýrýldýðýný haber verdi.
Otelde temizlendikten sonra elzem duraklardan olan Hobbytime'a doğru sevgili Levent Başara'yý işyerinden toplayıp yollandýk. Uğur beyle muhabbetimizi müteakiben edindiğim komple vallejo RLM serisiyle beraber terki mekan eyleyip Tunalı civarında Uygar Umulu'yuda kadroya katarak bir kafede saha araştırması yaptık. Buluşmanın sonunda Karumun otoparkında arkadaşlarımızı ışın kýlýcýyla vaftiz ettikten sonra tekrar piste döndük. Kurulan çadýrlarýn ortasında slalom yaparak akşam geyiğine katıldık. Geyik sonrası otele dönüp komple odayı pit alanı şeklinde dekore ettikten sonra araçlarýmýza gün içinde not aldığımız ayarları uyguladýk. Asfaltýn tutuculuðuna istinaden tweak ayarını bitirip komle aracı sertleþtirmeye başladım. Normalde kullanmadığım arka viraj demirlerini takıp droop ayarlarını 5 milimetreye indirdim. Toe açısını out 1 dereceden 0 dereceye getirip kamber ayarlarını önde 0.5 arkada ise 1 derece olacak şekilde düzenledim.
Cumartesi sabahı Seeding turlarına çıkmadan önce belirlediğim dişli oranı 6,296/1 di, 3300 NiMH pillerle 5 dakikalık seedingte bu oranın oldukça yavaş kaldığına müşahade ettim keza EP klasmanında araç kullananlarýnýn yarısında fazlası brushless motorlar kullandıkları için tur zamanları benim 12 sarýmlý motoruma oranla 2,5 saniye daha hýzlýydýlar. Buna rağmen 5 dakikada 12 tur atıp bu performansla son gruba kalmadan yarışa devam edebileceğimi görerek sevindim, ama acilen 7 turnluk motorumu çalıştıracak bir ekipman bulmalýydým. Olmayacak duaya kısa vadede amin demek yerine mevcut motoru oldukça zorlayabilecek bir risk alma yoluna gittim, motor diþlisini 4 diş birden büyüterek oranı 5,682/1'e çektim. Bu oran kalkışta dezavantaj yaratsada devirlendikçe kömürsüz motorlara nispeten kafa tutacak hızı bana saðlayacaktý.
İlk kalifkasyon turlarýnýn startýyla beraber ilk virajda ikinciliðe çıkıp düzlükte liderlik için atağa kalktım, küçük dişli orabným sayesinde düzlüğün ilk çeyreðimde Ozan tercan'ýn Corally RDX'ini yakaladım. Hatrý sayılır bir hız farkıyla sağından geçmiştim ki araba tam sol kumanda alıp yoldan çıktı. marshallar tarafında yola döndürüldükten sonra yarım tur gerisinde kaldığım grubu ikinci turda yakalayacak bir tempoyla devam ettim, grubu kaladým şimdi önemli olan adam geçmekten ziyade tur sayısı dediğim anda gene tam sol kumandayla yoldan dışarı uçtum. tarih tekerrür tadında bu olay başıma üçüncü defa gelince ki bu seferinde direkt marshallýk yapan Özgüre doğru uçtum, arabayı düşük hızda pite getirip ilk kalifikasyon turunu bıraktım. Sebebini bilmediğim bir sorun vardı ve biraz daha zorlamam öncelike etrafa, akabindede kendi ekipmanýma zarar verecek boyutlara ulaşmasını önlemenin en temiz yolu buydu. Serdarla arabayı komple elden geçirdik ama sorunun kaynağını bulamadık. Kumanda desek pilleri tamdı, frekans karışması desen DSM kullandığım için mümkün gözükmüyordu. çaresizce ikinci kalifikasyon turuna hazýrlanmaya başladım. Start verildiğinde oldukça tedirgin olarak gaza asıldım nitekim sebebi belli olmayan hangi şartlar neticesinde baþgösterdiðini bilmediğim bir problem vardı. Bu nedenle kalkışta grubu arkadan izlemeye karar verdim ilk turlarda, keza grubun içinde giderken aynı sorun baþgösterirse benle birlikte başka arabalarında başını yakma ihtimalim vardı. İkinci tura girerken sorunun kendini göstermemesi sonucu hızlanmaya başladım ve grubun en arkasında seyreden araca atak yapacak mesafeye yerleştim, tam bu esnada arac aynı şekilde komtrolden çıkıp yolun dışına püskürdü. Hiç riske atmayıp olayı direkt kontrol kulesinden inip arabayı pite götürdüm. Aracı standa koyup tam devir ve yükte test etmeye başladım. testin sonucunda vardýðým nokta araç tam devir gördüğünde ortaya çıkan vibrasyonun esc nin kablosunda temassýzlýk yarattığı ve kesilen akım neticesinde alıcının failsefa olarak tam sola direksiyon verip gaza asýldýðý gerçeðiydi. Bunun sonunda ikinci esc yide araçtan söküp yeni bir esc aramasýna başladım. Bu sefer Sertaç Bayar sağolsun elinde kullanmadığı bir Nocvak Cyclon olduğunu söyleyip imdadıma yetişti. Cyclon'un üstündeki Dean's kablolamayı söküp acil şekilde aleti kendi kablolama sistemine entegre ettim ve üçüncü kalifikasyon turunu beklemeye başladım. piste çıkmaya 10 dakika kala lastikleri takmak için masaya uzandýðýmda başka bir sürprsi beni bekliyordu. Serdar sağolsun havyayý yanlış yere bırakıp lastiklerimden birinde bir adet krater açmıştı. Ona rağmen gidersin aslansýn kaplansýn gazını yememen neticesinde 33 shoreluk bir set lastiği bana toka etti. yeni set lastiğin daha sert olması neticesinde aracın mevcut ayarlarıyla oldukça oynak bir platforma sahip olacağımı düşünerek gerene grubu geriden takip edecek bir taktik benimsedim. ikinci turda lastiklerin ısınmaya başlamasın neticesinde arttýrdýðým tempomla ikinci sıraya kadar yükseldim. Alışık olduğum cyclonda yaptığım yüzde onluk fren oranıda bu tempomda bana yardımcı oluyordu. One-way avantajýyla fren kullanmadan yalnız devir keserek girdiğim 90lık ve 180lik virajlar brushless motorların yüksek devir, sert fren kombinasyona karşı kullanabileceğim tek taktikti. Bu taktiðin neticesinde uzun düzlüğün başında Burak Mamati'nin X-Rayin tamponuna kadar gelmeyi başardım. düzlük spnundaki kombine virajlarda içeri kapanıp ideal çizgiyi yakalamam sonucundada liderliði devraldım. Ama maalesef bu liderlik yalnızca 3 saniye sürebildi keza X-ray gaz kesmeden soldan çarpınca arabam bir yana ön sol lastiðim başka bir yana gitti. Pitten koşan Serdar kopup giden lastiği arabaya takıp beni piste geri yolladı. Ama yarış 5 dakika olunca bu işlem esnasında liderden 6 tur geriye düşmüş oldum. Arabanın trimin kaymasına rağmen tam gaz yüklenmeye başladım tur sayısını arttırmak için. X-Ray'den yediğim turlardan birini henüz geri almıştım ki bu sefer ikinci kombine viraj grubunda gene aynı noktadan aynı şekilde bir darbe aldım, bu sefer pilim dağıldığı için direkt yarış dışı kaldım. Aynı araç tarafından iki defa hasara uðratýlmak açıkçası sinirlerimi zýplatmaya yetmiþti, aracı pitte incelerken asabiyetim bir kat daha arttı keza pilin yanısıra bir adet jantým kırılmış ce ön sağ aluminyum universal þaftým ortadan kesilmişti. Bu netice beni C-Main'e atmış, ekstradan başıma bir sürü iþ açmıştı. Akşama kadar oturup aracı komple elden geçirdim, Önce CGM tub chassis'ye döneyim dedim, sonra ağırlık nedeniyle vazgeçtim, akabinde ön taraflara çelik þaftlarý takarak mekaniği düzelttim. Cyclon sayesinde 7x1 ide araca entegre edip cumartesi gününü sonlandırdım. Bursalı modelcilerin mangal sefasý günün yorgunluðunu unutturacak düzeydeydi.
Dışarda mangal yapılırken içerde de hummalı çalışmalar sürmekteydi.
Yakın planda Serdar'la benim masam; Serdar'ýn masadaki laptop dynoya bağlı.
Günün ilk yarışı EP C-Main yarýþýydý. Antrenman havasında gazlayıp bir üst tura çıktım, genel trim ve hi-pot ayarlarıyla oynaþtýðým için bu süre zarfında kayda değer bir olay yaşamadım. yarıştan sonra arka viraj demirini söküp arabanın ön kısmını 1mm daha aşağıya aldım ve B-main için dakikalarý saymaya başladım. Yarıştan yarım saat önce Berk elinde fazladan 24 shore'luk bir set lastik olduğunu söyleyince hiç polemiğe girmeyip arabaya taktım, keza 7 turnle 33 shoreluk lastikler hafif buz pateni tadında yol tutmaktaydý. 10 kişinin start alacağı B-Main de ilk 5'in A finaline çıkacak olması ortama az da olsa stres yüklemiþti. Ama bu sefer yol tutan bir aracım ve istediğim dişli kombinasyonunu kaldýaracak bir motorum vardı. 7 sarım motor için riskli olabilecek bir oran olan 8,628/1 oranını uygulamış ve griddeki sekizinci cepte start anını bekliyordum. Serdar'ýn aşağıdan sakin kalk kırma aracı demesine rağmen start verildiği an direkt tetiğe asıldım, rakipleri kollama, ilk viraja çizginin dışından girme ve birazda şans yardımıyla düzlüğe çıkan üçünü virajýn sonunda liderliði ele geçirdim. Riskli dişli oranım sayesinde arac inanılmaz hýzlanmýþ brushless kullanıcılarının karşısında küçükte olsa bir avantaj elde etmiştim.ikinci tura lider girip arayı açmaya başlamamın akabinde düzlükte araç birden 2 spin atıp yoldan çıktı. Kabus tekrar başlamıştı ve bu sefer nedenleri hakkında hiçbir fikrim yoktu. Gazı her býrakýþýmda spin atması arabanın ilk beşte bitirme umutlarýmýda söndürünce zorunlu olarak arabayı kırmamak için pite geri döndüm. yarış günü benim için erken bitmişti ve bunun müessibi çok kısa süre sonra orata çıktı. Yumuşak hamurlu lastikler ısınıp genleþmiþ ve yapıştırıcıları atıp janttan sıyrılıp sol arka amortisöre dolanmýþtý. Buna üzülecek vakit yoktu keza Serdar'ýn 1/10 GP D-Main yarýþýnýn zamanı yaklaþmaktaydý ve pitini benim vermem gerekiyordu. B-Main için bana 4300lük pillerini veren Onur Karaçuhanlýlar'la (Amorfy) beraber Serdara pit vermeye başladık. Rodajý bile bitmemiş motoruyla Serdarın arabası pistin en yavaş benzinlilerinden biri olmasına karşın, hızlı pit stratejisi ve Serdar'ýn insana baygınlık veren otomatik pilotajý (her tur insan aynı zamanı dönebilir mi? Serdar'sa döner) her main'de ilk guruba girip A finaline kadar çıkmayı başardı. Kendi dahil herkes şaştı bu işe:)