Bu forum arşiv olarak korunmaktadır. Yeni üyelik ve mesaj gönderimi kapalıdır.
Turkish Typhoon
Foruma dön · Sayfa 2/2Bahsetmeye çalıştığım türden bir kurgu içinde yapılmış bir modelin izleyenlerine daha çok heyecan verebileceğini düşünüyorum. Mesela İdris bey'in son eklediği detay gibi detaylar kurguyu biraz daha zenginleþtirebilir. (Uçak ikinci el olarak alınmış ise, bakım süreçlerinde alışık olunan süreçler dikkate alınmak üzere hangi tadilatlara uğramış olabilir. Bunun için geçmiþin verilerine dayanan bir öngörüde bulunulup bu kurgusal yaklaşım modele yansýtýlabilir...) Sonuçta izleyen kişi belki şöyle düşünecektir: Vay canına, bu tayyare eğer falanca zamanda Türk Hava Kuvvetlerinde olsa idi, bu süreçlerden geçip falanca zamana gelindiğinde muhtemelen böyle görünecekti. Sizce de heyecan verici ve keyifli değil mi?
Bunun heyecan vermekten daha başka artıları da olabilir. Kendi geçmiþinin referanslarına oturup kurgusal bir zamanda varlığı arzulanan böyle bir modelin klasik anlamda sanat değeri de artacaktır. (Bu arada modelciliğin sanatsal yönü olduğu hakkında herhalde herkes hemfikirdir.) Zira hem kurgunun kendisinin hem de modelin zihinsel bir sürecin ürünü olarak belirli estetik değerlere sahip olması beklenebilir. Dahası, modelin alışılagelmiş gerçekçilik konsepti farklı yorumlanýp kurgusal bir gerçeklik içinde yaratıcılık yönü daha ağır basan bir ürüne ulaþýlabilecektir. onge2007-01-01 13:49:21
Ben sadece sevdigim bir ucagin sevdigim bir maketci tarafindan sevdigim kamuflajda ve sevdigim ulkemin isaretleri ile yapildigi bir makete bakmis ve sevmistim.Birdenbire maketin isciligi kalitesi emegi goz ve seyir zevki gibi yonlerine degilde marking hatalari maketcinin milliyeti col kamosunun alakasi gibi farkli kriterlere kayinca sasirdim ve emroglanin yazisina katildim.realpainter2007-01-01 14:28:11
Benim anladığım kadarıyla what-if nedir? Bence temel anlamda iki yönden yaklaþabiliriz. Biri daha fantaziye kayaný ve genel olanı, ortada hiç öyle bir araç yoktur, olsaydı böyle olurdu diyebilirsiniz. Bu da sonuçta böyledir der geçersiniz, mesela Kaan Gök'ün TSK'ya çevirdiği Gundam gibi. "Eğer yıl 2100'de Türk Kara Kuvvetleri zopilik robotlarý model bilmemkaç alsa böyle olurdu" diyebilir, bence seçtiği kamuflaj veya herhangi bir şey için onu eleþtirme şansımız olmaz. Benim tepki verme sebebim de bu, bu Amerikan amca da alıp yaparken hiç sallayamayarak "böyle bir şey olabilirdi" deyip geçmiş. Öyle yapacaksanız bence tamamen özgür olmanız ve yabancıların "artistic license", yani sanatçının istediği şeyleri amacına uygun deðiþtirebilmesi yetkisine sahip olmanız gerekir.
İkinci what-if, Onge'nin anladığı gibi, daha mantık çerçevesi içinde, "Türkiye Eurofighter alırsa nasıl olurdu?" sorusunun cevabını veren bir yaklaşım, ki bu benim bakış açýmda ilk anlamýnýn içindeki bir alt grup. Eğer modelci amca konuya böyle yaklaşmış, "Türkiye'nin Eurofighter alma olasılığı var, olsa böyle olur" deseydi filo işaretleri, numaraların doğruluğu gibi konuları sorgulamak yerinde olurdu. Veya ben "Türkiye Hokum almış kullanıyor olsaydı" diye bir "what-if" projesi ile ortaya çıkıp kavramları bu projedeki gibi çorba yapsaydım o zaman da bana kızma hakkınız olurdu. Bu ikinci yaklaşıma da yine ilk yazdığım mesajda verdiğim Rahmi'nin yaptığı Rafale tayyaresi (yoksa o da mý Eurofighter'dý ikisi de çok benziyor karıştırıyorum ben de) örnek verilebilir.
Bence üzerinde tartıştığımız "what-if" projesi ilk sınıfta genele girer, çünkü konuyla ilgili en ufak bir kısıtlama konulmadan dandun giriþilmiþtir, kaynak kullanılmamış, varolan standartlara bakýlmamýþtýr. Amerikan bir amcanın kalkıp Türk uçağı yapması açısından güzeldir.
Eğer buna kýzacaksak, gavur amcalar daha nice modelleri what-if işine girmeden Türk yapalım derken saçma sapanlýklar yapıp ortaya çıkıyorlar, onları uyarmak daha önemli hale gelir diye düşünmekteyim.
Sayın Onge'ye de bir ufak gaz, vakit falan bahane etmeden siz de Türk aracı yapın, bakınız bu vakit-fakiri denetçi bile aradan yıl geçmesine rağmen kafa göz yara yara TSK M-113'ünü bitirmek üzere,
Emroglan
İkinci what-if, Onge'nin anladığı gibi, daha mantık çerçevesi içinde, "Türkiye Eurofighter alırsa nasıl olurdu?" sorusunun cevabını veren bir
Henüz nesnel bir örneğini edememiş olsamda bu "what-if" felsefesi kişisel görüşüm ile örtüşüyor. Sınırlar her zaman olmalı...
Saygılar.
Bu arada ben bu düşünceyi "what if" konseptine, "böyle olmalıdır" diye şart koşuyor falan da değilim, hemen ilave edeyim...
Aşkolsun Sayın Emroğlan, halihazırda detaylýsýndan bir PZL yapmaya uğraşıyorum. Bakınız forumun geçmiş konularında ilgili başlık... P40E de sırasını bekliyor.
Yok eğer mesele "what if" projesi ise 5 yıllık maket imalat planına almayı düşündüğümüz bir projemiz de mevcut.
Olmadı Sayın Onge Türk AFV'si etsin derseniz, sayın Onge AFV'de az daha tecrübe edinip elindekini bir bitirsin, neden olmasın yapar elbet...
Bu arada belirtmekte fayda var, neticede bir akademisyen olan Onge kulunuz da tıpkı zat-ý pâk-û alîniz misali, pek vakit zengini bir zât değildir. :)onge2007-01-02 15:00:01
onge
Aşkolsun Sayın Emroğlan, halihazırda detaylýsýndan bir PZL yapmaya uğraşıyorum. Bakınız forumun geçmiş konularında ilgili başlık... P40E de sırasını bekliyor.
Yok eğer mesele "what if" projesi ise 5 yıllık maket imalat planına almayı düşündüğümüz bir projemiz de mevcut.
Olmadı Sayın Onge Türk AFV'si etsin derseniz, sayın Onge AFV'de az daha tecrübe edinip elindekini bir bitirsin, neden olmasın yapar elbet...
Bu arada belirtmekte fayda var, neticede bir akademisyen olan Onge kulunuz da tıpkı zat-ý pâk-û alîniz misali, pek vakit zengini bir zât değildir. :)
Valla ben bitirdim buyrun, sizi de beklerim :) 5 yıllık kalkınma planımda benim de Türk Spitfire projesi var ama haydi hayırlısı. AFV'de bu kadar kafa göz yaran şahsımı tayyareleri aðlatýrken düşünemiyorum :P