Emre kolay gelsin. Sensei- Rahmiatsu'nun etkisi modeli şahlandırmış. Bence yeşil tonları süper görünüyor. Yağlıboya olayına girip tonları bozma derim.
akhilleus39028,959525463
CErginbas Emre kolay gelsin. Sensei- Rahmiatsu'nun etkisi modeli şahlandırmış. Bence yeşil tonları süper görünüyor. Yağlıboya olayına girip tonları bozma derim.
Zaten Sensei Rahimisu-san tekniğinde yağlıboya kullanmayarak post-shade ediyoruz. Görüp şahit olduğum odur ki yağlıboyadan çok daha iyi sonuç veriyor ve hatta uygulandığı uçaktan çok AFV'ye yatkın bile diyebilirim. Denemeni de tavsiye ederim. Gerçi sen de tayyareci oldun ama :)
Öğrenecem işte ben de tayyare yapmayı, bir on sene içinde. Ya da Gemlikteyim :)
Vakit darlığı ve zırhlı araç tecrübesizliğinden Emre'nin tezgahta ne varsa evirip çevirirken haşat ettim :) Garibim, türlü yürüyen araç, kazan vs. getirdi verdi gaddar ellerime, kırılan gitti, yenisi geldi. Kopan parçaları ve sayısını ben bilmiyorum. Bi de şu kırmızı şeysini 2000 zımpara sonrası çekseydin keşke ;) Ayrıca sensei falan yok. Olsa bile zaten bu kadar sensei arasında alfabetik olarak bana sıra gelmez ;)
İlk gariban Maultier (zaten her türlü kötülüğe maruz kalmıştı) biraz parça döktü. Sonra "Yahu daha kazan dairesi kılıklı bir şey" isteği üzerine üstüne sürülen tanklarla bir süre daha mücadele edip 100G'ye alıştıktan sonra, kutu gibi M-113 görünce rahatladı.
Bu arada bazı arkadaşlar şablon olarak ne kullandığımızı anlamamışlar. Ta daaa, işte karşınızda! Bizim kullandığımız yuvarlaklar en sağdaki üçlü, normalde hoparlör-mikrofon-anten bağlama zoziklerinin etrafını oluşturan bölge. Bilgisayarınızı çevirip arkasına bakınca görebilirsiniz :
[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://img.photobucket.com/albums/v209/modelciemre/metalzozik.jpg]
Bu da 45dklık ev talanından sonra bulabildiğimiz tek uygun şey :) Kısacası Türk modelcisi en yüce ve asil duygunun insanıdır, olanaksızlıklara güler geçer. Ceki'nin Kaan'dan alıntı yaparak imza yaptığı söz de buraya uygun aslında :)
Aslında şimdi düşününce amma maceralı gün olmuş yahu!
Efeenim, uzunca bir aradan sonra tekrar karþýnýzdayýz. Araya giren Istanbul dışı işler, ofis mesaileri, ev tadilatı, oda değişimi vs... derken M-113'le uğraşmak pek mümkün olmadı. İşler biraz daha rayýna girmiş ve yılsonu sayımları başlayıp işlerim çýldýrmamýþken fırsatı değerlendirdim ve M-113 üzerinde biraz daha çalışma yaptım.
[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://img.photobucket.com/albums/v209/modelciemre/M-11314k.jpg]
[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://img.photobucket.com/albums/v209/modelciemre/M-11315k.jpg]
Son haline göre neler yapıldı?
1. İlk olarak forsların kalınlığı zımpara ile ovalanarak alındı. Üstlerine eser miktarda parlak vernik sıkıldı. Kuruduktan sonra Turkuaz decal'den alınan uygun ebatlardaki ay-yıldızlar yerlerine yerleştirildi. Aracın elde olan eski iki fotoğrafından çýkartýlabildiði kadar doğrulukta işlem gerçekleştirildi. Turkuaz decallere hayran olundu, tek kötü yanları hemen ayrýlmalarý ve ince oldukları için kývrýlýp kendilerine yapýþabilmeleri. Ama taş gibi saðlamlar ayrıı.
2. Turkuaz decal safhasından sonra koruyucu bir kat daha parlak vernik atıldı. Parlak vernikler için Gunze Sangyo Clear (H30) kullanıldı.
3. Clear attıktan sonra yapılan genel kontrolde, aracın üstündeki açılan kapak gibi bir iki yerde enjeksiyon deliği gibi hataların atlandığı görüldü. Hummalı bir rötuş çalışmasıyla bunlar düzeltildi.
4. Yağlıboya kullanýlmayacaðý için, aracın geneline mat vernik (Humbrol Matt Cote) uygulandı.
5. Detayların boyaması işlemine geçildi. Periskop vizörlerinin camları önce silver, üstüne biraz siyah boyandı. Yeterli "transparan" görüntü elde edilemedi. Etkinin en son bir koyu katman parlak vernikle saðlanmasýna karar verildi ve bırakıldı. .50 kalibrelik tüfek siyaha boyandı. Araca Burak (Panzerjaeger) yardımıyla far camları yapıldı.
6. Pisletme için referans resimleri incelendi. Paletlerde birikmiş toz-kum yapılmak için Gunze'nin hazır pastellerine dadanýldý. Koyu kahve pastelin, arazide biraz kalmış ve çamurla karışık hafif paslanma yapmış palet rengini çok güzel tuttuğu görüldü, kullanıldı. Sonra tek düzeliði kırmak için yer yer "Sand", yani kum renkli kuru pastelle renk katıldı.
7. Arkadaki çıkış kapağı/rampası, tepesinden tepinerek geçen ayakların izini taþýsýn diye yağlıboya ve toz pastel yardımıyla kirletildi ve hafif aşınmış görüntüsü verildi. Referans resimlerine göre, arazide kalan ve askerlere manevra yaptıran araçların bu rampaları leþe dönmekte.
Bu aşamada araç bitişe yakından felaketle karþýlaþýldý. Sol arka tarafa, farketmediðim bir anda tiner sıçramış. Ben de "Aaa niye parmak izim çıktı yahu?" deyip silmeye kalkınca, boyaya işleyip boya ve verniği çamura çeviren tiner bulamaç misali büyük bir bölgeye yayıldı. "Anaaaam, getttiiiii getttiiiiii" aðýtlarý yakýlarak o an MSN'de online olan tüm modelcilerin başı þiþirildi. Gelen telkinler sonrası model kaldýrýlarak bir gecelik nadasa bırakıldı.
Ertesi gün zımparayla kabaran bütün kısımlar temizlendi, tekrar boyandı. İlk resimdeki beyaz parlaklığın sebebi de bu, oralara tekrar parlak vernik atıldığı için resimde o an görünmeyen beyaz bir kağıdı yansıtmış. Kısacası onlar iz değil, yansıma. Neyse, kurtardım gibi öyle çok görünür bir iz yok.
Bu ufak aksaklýktan sonra, sıra son işlemlere geldi. Burada tekrar şeytan tarafından dürtülündü. Kitten çıkan bidonlar çok kaba, üstlerinden geçen kemer ise gerçek dışı görüldü. Tamiya'nın modern Amerikan araç zımbırtıları setinden (kendisi her eve lazım bir settir) hemen benzin bidonları yürütüldü. İlk resimde aracın tepesinde poz veren de test bidonumuz.
Bu da kitten çıkanlarla, Tamiya bidonun farkı (aradaki 20-25 senelik kalıplama teknolojisini unutmamalı)
[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://img.photobucket.com/albums/v209/modelciemre/M-11317k.jpg]
Bu aşamadan sonra aracın kalan işleri:
a. Bidonlar boyanacak. Maske bandından bidonu tutturan kemerler yapılacak, ince plastikten de bunların gövdeye takıldığı ince tutamaklar imal edilerek yerlerine takılacak.
b. Aracın genelinde ince bir toz atılacak, paletler ve çamurluklara doğru daha belirgin olacak. Arazide biraz takılmış sonra geri dönmüş havası verilecek.
c. Siyah boyanarak hazırlanan .50 cal, Gunzenin parlatmalı boyasıyla boyanıp parlatılacak.
d. Vizörlere parlak vernik sürülecek.
e. Sürücü kapağı yerine takılacak.
[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://img.photobucket.com/albums/v209/modelciemre/M-11316k.jpg]
Planım bu haftasonu gibi bitmesi. Bunu tepeledikten sonra sıra Marder'i tamamen tepelemeye gelecek.
Haydi hayırlısı diyor ve bütün modelcilere iyi modeller diliyorum!
preþading iyi olmuş,makete renk ve canlılık veren şeyde o zaten...bir de makineli tüfek hareket katýyo bu alete.aman diyim italerinin uyduruk kürdandan bozma makineli kullanma....tamiyadan,academy den filan bi 50 calibrelik(ya da tsk jargonu ile 12,7 mm lik uçaksavar)uydur buna.
m-113 dür,adamı rezilde eder vezir de.sen vezir olmuşsun.bu işin rezil i nasıl oluyor dersen böyle oluyor...değişik zamanlarda başlanmış,değişik versiyonlarda 3 tanesi evde yıllardır yatıyor...hiç baþlanmayan bi kaç taneside cabası...(herifler,her m-113 tanesi için ayrı bir apc yapmışlar nerdeyse)
[Harici görsel; otomatik yüklenmez: http://i13.photobucket.com/albums/a283/hudaverdi/m-113.jpg]
idris Emreciim madem detaya girdin o halde biraz daha terle.
Gördüğüm kadarıyla o bidonlar birbirinden farklı.
Bizde hangisi kullanılmış acaba?
Italerinin verdiği eski tip. Benim kullanmaya hallendiðim ona göre çok daha yeni tip. Bana aslında eski tipe daha çok benzeyen bir şey lazımdı ama yedek parça kutularında ve detay setlerinde eþinmelerime karşın bulamadım. Var mý sende öyle bir şeyler?
Hüdo, .50cal bende fazla hiç yok, herhalde kitten çıkanı kullanacağım. O kadar farkediyor mu Academy veya Tamiya ile?
Hüdo, .50cal bende fazla hiç yok, herhalde kitten çıkanı kullanacağım. O kadar farkediyor mu Academy veya Tamiya ile?
Bende belki takıntı olabilir ama bu tür araçlarda en çok makineliye dikkat ediyom,hiç bir firmanın ki öbür firmanýnkine benzemiyor,hepsi de yanlış ve kötü,ama en çirkin i bence italeri.elindeki tamiya,dragon,academy silahlar ile bi karþýlaþtýr,form bozukluğunu farkedersin.tabii bendeki obsesif bi takıntı da olabilir.önemli olan yapan kişinin 'ben beğendim' diyebilmesi.