Bu forum arşiv olarak korunmaktadır. Yeni üyelik ve mesaj gönderimi kapalıdır.
Ankaranın yolları....
Foruma dön · Sayfa 2/2Emeği geçen tüm kişileri kutlar, bizlere böyle güzel anlar yaşattıkları için sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Daha nice böyle güzel yarışmaların oluşması dileklerimle, saygılar ve sevgiler.
Ankara'da yapılan ilk plastik model uçak yarışmasına plastik model yapmayan birisi olmama rağmen katıldım ve büyük keyif aldım.İsmen tanıdığım modelci arkadaşlarla şahsende tanışma fırsatı buldum.İki günlük harika bir kamp oldu benim için.Bu vesile ile organizasyonda emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum.Birdahaki yarışmada daha çok modelci ve model ile bir arada olabilmek dileği ile.
Birol
Emeği geçenlere teşekkürler.
Seneye tekrar inşallah.
Izzet ÇelikobaF-4E38846,8037152778
Serdarla cuma öğlen saatlerinde yola koyulduk, dizel bir dobloyla Istanbul-Ankara arası yolun ne kadar uzun sürebiliceğine birinci elden şahit olduk. Akşam üzeri Türkkuşu tesislerine vardık. Rahmi Kocaman'ın da mekanda bizlere katılımıyla modelleri sergi alanına yerleştirdik. kalacağımız mekanın keşfinin akabinde yemekhanede çıkan leziz yemekleri mideye indirip şehir merkezine doğru yola çıktık, tabi modelcinin şehir merkezinden ne anladığı tamamen ayrı bir husus. haliyle Hobbytime a gittik:) Açgözlü modelciler olarak bütün kitleri kurcaladık. Dükkanın kapanış saatiyle beraber Ankarada bildiğimiz ikinci mekan olan Atakuleye doğru yönlendik. Sevgili Levent Başara'nında katılımıyla hararetle türk modelciliğni bir süre kurtardık. Haliyle Atakulenin kapanış saatinde Türkkuşu tesislerine dönüş vaktimiz geldi. Saat akşam 10 küsur itibariyle kagıt havlu ve tuvalet kağıdı gibi sarf malzemelerinin almayı unuttuğumuzu farkettik. Kadrodaki eski Ankaralı Rahmiye rağmen açık mekan bulup bu malzemelere ulaşmak 1 saatten uzun bir süreye maloldu. Emelimize şehrin ücra bir köşesindeki açık bir market bulduğumuzda ulaşmış olduk. Yüklenip tesise döndüğümüzde artık ayakta duracak halimiz kalmamıştı. İçinde tek canlıların biz olduğu misafirhanede tamamen bir sessiz ortamda uyumak sabaha enerjimizi toplamamızı sağladı.
Cumartesi sabahı kahvaltının ardından kayıt sistemimizi kurup katılımcıları beklemeye başladık. Istanbul ve İzmir kadrosunun peyderpey mekana intikaliyle sergi üniteleri dolmaya başladı. Kayıtlar kapandığında 179 model boş masa bırakmayacak şekilde mekanı doldurmuştu. tabii herzamanki gibi son yarım saat elbirliğiyle tamirat yaptık (misal Nezih uçaklarını olabilecek en fazla parça konfigurasyonuyla getirmişti)
Sıra değerlendirmeye geldi, bu tip bir juride ilk kez bulunuyor olmam yararlı bir deneyimdi. Bazı modeller arasında seçim yapmanın yarım saati bulduğuna birinci elden şahit oldum.
Juri görevinin akabinde tesislerde akşam yemeği yiyip tekrar şehre intikal ettik (nereye gittiğimizi söylemeye gerek yok herhalde). O akşamın en hoş surprizi Sayın Murat Yücad'ın bizleri Ankara'da yalnız bırakmayıp geldiğini görmekti.
Free Flightçı Gültekin ve Birol kardeşlerimizle güçlenen kadro olarak esas yemeğin zamanının geldiğine hükmettik. Tesislerden yola çıkan kadroyla haberleşip önden gidip büyük bir ocakbaşında yer tuttuk. İzmirli ve ıstabul'lu modelcilerin de katılımıyla sabit 18 kişi olduk, arada gelip kısa süreli bizlere katılan Ankaralı modelcilerle de bu kadro zaman zaman 24 25 kişilere çıktı. Tipik modelci olarak patlayıncaya kadar yedik içtik eğlendik. masada geçen hardcore uçak ve uçuş dialogları herhalde etraf masalar üzerinde enteresan bir etki bıraktı. gecenin ilerleyen saatlerinde Mehmet ve Süleyman ağabeylerin Uğur beyle beraber mekana intikal etmesiyle kadro iyice şenlikli bir hal aldı. Yemekleri sindirip tesislere doğru yola koyulduk, Bu süreç dahilinde Sinan Akdem'in rahatsızlandığını öğrendik (geçte olsa geçmiş olsun tekrar).
Tesislere varanda herkes cumburlop yatağa daldı, yalnız gece kuşları kadrosuna dahil bizler sabahın 5ine kadar modelciği kurtarmaya devam ettik. O saat itibariyle uyumaya karar verip koğuşa girdiğimizde dehşetengiz bir yüksek perde horlamayla karşılaştık. Bu sesin müessibinin yakından tanıdığımız ismi lazım olmayan (Yalım yani Jolly) bir arkadaşımıza ait olduğunu gördük. Serdar'ın yerinde müdahalesi sesi bir süreliğine kesti bizlerde bu vesileyle uyuyabildik.
Pazar sabahı ödül törenini beklerken zamanımızı walkaround çekerek ve muhabbet ederek değerlendirdik. Ödül töreni yüksek bir katılımla gerçekleşti. O saate kadar işleyişte gözle görülür bir aksaklık olmaması da bizlere verilmiş en büyük ödül oldu. Törenden sonra modelleri toplamaya başladık. Mekanı son terkeden araba olarak unutulan malzemeleri toplama görevi de bizlere düştü. Yoğun sis ve yağmur eşliğinde geçilen Ankara Bolu etabında organizasyonu bana ihale olan bir telefon trafiğiyle Bolu Varan tesislerinde tekrar bir araya geldik. Gene yedik:)
Bolu İstabul etabının trafikle harmanlanmasına rağmen serdarla hesapladığımız sürede geçilmesi tahmin ettiğimiz saatte evlerimize varmamızı sağladı.
Yapımda ve yayında emeği geçenlere şahsım adına teşekkür ederim:)
Bir daha ki sefer bende katılıp bende yemek yiyeceğim. Kimse bana yemeklerden bahsetmemişti :(