Skip to content
SINCE 2005
THE DIGITAL MEMORY OF SCALE MODELLING

Model gallery

Supermarine Spitfire Mk.Ia P9567 (2903)

Published:

Turkish subject

Original content in Turkish.

2016 yılında tamamladığım bu model, Revell’in yeni kalıp 1/32 ölçek Spitfire kitinden hareketle, Türk hizmetindeki P9567 seri numaralı Mk.Ia’nın ilk dönem görünümünü temsil ediyor. Türk envanterine 2903 numarasıyla kaydedilen, ancak gövdesinde bir süre “1” numarasını taşıyan bu uçak, yalnızca üç uçaktan oluşan Türk Spitfire Mk.I grubunun kimlik ve boyama bakımından en çok açıklama gerektiren örneklerinden biri.

Revell’in Mk.IIa olarak sunduğu kit, erken Spitfire yapmak için kullanılabilecek bir temel olsa da kutudan çıktığı haliyle ne Mk.I ne de Mk.II özelliklerini tutarlı biçimde yansıtıyor. Özellikle kanat altındaki soğutma düzeninde şekil ve sürüm açısından düzeltme gerektiren ayrıntılar bulunuyor. Bunları gidermek için BarracudaCast’in reçine parçalarını kullandım: sağ kanat altındaki radyatör kaportasını ve sol kanat altındaki yağ soğutucusunu değiştirdim. Kokpite de aynı firmanın üzerinde kemer bulunmayan reçine koltuğunu ekledim. Bunların dışında ilave bir detay seti kullanmadım; boyamada Gunze Sangyo renklerini tercih ettim.

Modelin asıl mesaisi, plastik parçalarından çok temsil ettiği uçağın kimliğini ve belirli bir tarihteki görünümünü çözmekteydi. Türkiye’nin ilk Spitfire’ları söz konusu olduğunda gövde numarası, envanter numarası ve İngiliz üretim seri numarasını birbirinden ayırmak gerekiyor. Gövdedeki “1” rakamını görmek, uçağın Türkiye’ye gelen ilk Spitfire olan L1066 olduğunu söylemek için yeterli değil.

Türk envanterine giren üç Mk.Ia’nın seri numaraları L1066, P9566 ve P9567. Polonya için ayrılmış uçaklardan olan L1066, 19 Eylül 1939’da Türkiye’ye gelerek 2901 numarasını aldı. Daha erken bir üretim grubuna mensup olduğu için boru biçimli anten direği başta olmak üzere sonraki iki uçaktan ayrılan yapısal özelliklere sahipti. Türkiye’nin on beş uçaklık siparişinden teslim edilebilen P9566 ve P9567 ise Mayıs 1940’ta geldi; sırasıyla 2902 ve 2903 olarak kaydedildiler. Türkiye için hazırlanan bu üretim grubunun dikkat çekici özelliklerinden biri, kokpitteki bilgi ve ikaz yazılarının fabrikada Türkçe düzenlenmiş olmasıydı.

Dönem fotoğraflarındaki “1” ve “2” numaralı uçakların anten direkleri, bunların L1066 olmadığını gösteriyor. İkinci ayrım noktası ise üst yüzey kamuflajı. Fotoğraflardaki paternleri üretim ve boyama bilgileriyle birlikte değerlendirdiğimde, B şemasını taşıyan “1” numarayı P9567 ile, A şemasını taşıyan “2” numarayı ise P9566 ile eşleştirdim. Tezimde de gerekçeleriyle ele aldığım bu değerlendirmeye göre modeldeki uçak, 2903 envanter numaralı P9567.

Numaralandırmanın neden yeniden “1”den başladığı ise kesin olarak cevaplanabilmiş değil. L1066’nın o sırada yedek parça sıkıntısıyla hizmet dışında bulunması, sonraki iki uçağın “2” ve “3” yerine “1” ve “2” olarak numaralandırılmasını açıklayabilecek bir olasılık. Ancak bunu doğrulanmış bir kayıt olarak değil, mevcut bilgileri açıklayan bir varsayım olarak değerlendirmek gerekiyor.

Modelde, P9567’nin alt yüzeylerinin tamamen siyah olduğu ilk dönemini esas aldım. Kuyruktaki alışılmış oranlardan uzak ay-yıldız da bu görünümün önemli bir parçası. İngiltere’de uygulanan bu işareti daha düzgün bir biçime sokmak, modelin temsil ettiği döneme ait belirgin bir özelliği ortadan kaldıracaktı.

Sonraki fotoğraflarda her iki uçağın ay-yıldızlarının daha nizami hale geldiği, pervane başlıklarının beyaza boyandığı ve alt yüzeylerine siyah-beyaz bir düzen uygulandığı görülüyor. Bu aşamada P9567 “2”, P9566 ise “3” numarasını taşıyor. Ana kamuflaj düzeni korunurken tanıtlama işaretleri ve alt yüzey boyaması elden geçirilmiş.

Bu siyah-beyaz uygulama, İngilizlerin Day/Night şemasını hatırlatsa da standart RAF düzenlerinden biriyle tam olarak örtüşmüyor. Sağ kanadın altı beyazken burun altının bütünüyle siyah bırakılması, özellikle dikkat çeken fark. Fotoğraflardaki hücum kenarı geçişlerinin düzensizliği de yerel uygulama yorumunu destekliyor. Fotoğraf ortamı ve diğer ayrıntılarla birlikte ele aldığımda, bu değişikliklerin Türkiye’de yapıldığı sonucuna vardım. Bu daha geç görünümleri de 2018 yılında 1/48 ölçekte modelledim; onlar ilerleyen galerilerde yer alacak.

Bu çalışma, yaptığım dördüncü Türk Spitfire’ı. İlki, Tamiya’nın 1/48 kiti yeni çıktığında tamamladığım “2” numaraydı ve Havacılık Müzesi’nin sergi salonunda yer almıştı. Son ziyaretimde modellerin sergilendiği vitrinin kaldırıldığını gördüm. Bazı modellere yapılan müdahaleler de korunma durumları konusunda bende soru işaretleri bıraktı; yeniden ne zaman sergileneceklerini ve kaçının sağlam kaldığını bilmiyorum. Ardından kendi koleksiyonum için yine Tamiya’dan bir “1” numara yaptım. Üçüncü denemem, eski kalıp Revell 1/32 kitinin dışa detaylarını içe çevirerek hazırladığım ve daha sonra özel bir koleksiyona giden modeldi. Buradaki Spitfire ise kendi koleksiyonumda kalan ilk 1/32 örnek.

Bu uçağın araştırması, Tulsa P-47 üzerine yürüttüğüm çalışmayla birlikte yüksek lisans tezimin temelini oluşturdu. Seri numaralarını, üretim farklılıklarını, kamuflaj paternlerini ve dönem fotoğraflarını birlikte değerlendirmek, aynı uçağın farklı tarihlerdeki görünümlerini birbirinden ayırmamı sağladı. Dolayısıyla bu model, benim için 2016’da bitirdiğim bir Spitfire olmanın yanında, daha sonra akademik bir çalışmaya dönüşen araştırmanın da somut karşılıklarından biri.

Model
Supermarine Spitfire Mk.Ia
Subject
Uçak
Scale
1/32
Manufacturer
Revell

Contributors

  • Ufuk Aydıner Model builder

Bu yayını paylaş

Adresi seçip cihazınızın kopyalama komutunu kullanın.