İçeriğe geç
2005’TEN BERİ
TÜRK MODELCİLİĞİNİN DİJİTAL HAFIZASI

Teknik yazı

R/C Araba Kaportası Boyamak

MSC arşivine aktarım:

R/C Araba Kaportası Boyamak — 1

R/C
Araba Kaportası Boyamak

H.Ufuk AYDINER

Genel tanım:

Uzaktan kumandalı model arabaların kaportaları statik modellerin aksine bir
çok detayı aracın genel formuna yedirerek kullanıcıya sunmaktadır. Bunun sebebi
kaportaların işlevselliğinin ön plana çıkmasındandır. Kaportanın öncelikli
işlevi, herhangi bir kaza anında iç aksamı (motor, elektronikler, şasi geometisinin
bir kısmı) korumak, eşit derecede öneme sahip diğer işlevi ise aerodinamik
etkiden yararlanmaktadır, keza yarışma amaçlı toparlanmış 1/10 elektrikli
araba 80+ km hızlara çıkabilmekte, benzinli kardeşleri 100+ km'ye, 1/8 varyantları
ise 130+km hızlara ulaşabilmektedir. Bu sebeble mevzu bahis kaportalar mümkün
olduğu kadar ince ve hafif üretilmektedir. Fabrika boyasına sahip bir kısım
ürünün mevcudiyetine karşın piyasada bulunan kaportaların çoğu boyasız gelmektedir.
Ana malzemesi Lexan olan bu kaportalarda boyasız tanımı ürünün saydam olarak
satışa sunulduğu anlamındadır.

Kaporta Seçimi:

Piyasada popüler her arabanın kaportasına çeşitli ölçeklerde ulaşmak mümkündür.
Peki her kaporta her şasiye uyar mı?

Eğer model yarışmak amacıyla imal edildiyse iki ana ölçü söz konusudur, 1/10
Elektrikli arabalarda 190mm, yakıtlı arabalarda ise 200mm olan bu ölçüler
kaportanın genişlğini belirler. Eğer bu tip bir şasiye sahipseniz tahrik sisteminizin
cinsine göre bu iki kriterden birinde yer alan yelpazeden seçmek durumundasınızdır
kaportanızı.

Yarış amaçlı üretilen 190 mm kaportaya uygun elektrikli şasilere örnek olarak
Tamiyanın TRF ve Evo serilerini, Yokomo'nun SD ve BD serilerini, Corally RDX,
X-Ray, HPI, Cyclone, Schumacher, Team Associated TC4 ve 5 serilerini vermek
mümkündür.

Tamiya'nın yarış harici şasilerinde ise her türlü kullanıcıya yönelik bir üretim yelpazesi sözkonu olduğu için arabaya uygun kaportayı şasi koduna istinaden seçip almak gerekmektedir.

Kaportanın hazırlanması:

Bu başlıktaki örnek arabamız Tamiya firmasının TB-02 kodlu şasisi. Bu model
şaft aktarmalı olup stok yarışlara uygun olarak küvet formunda şasiyle üretilmiş
bir araç. Aynı zamanda karbon çift dekli aynı konfigürasyona sahip modifiye
yarışlarına uygun Evo serisinin ehlileştirilmiş temel modeli olan bu şasi
190 mm klasmanında yer almakta. Aracın konfigürasyonu drift'e uygun hale getirldiğinden
dolayı ekipman ve dolayısıyla kaporta bu sonuca ulaşılacak şekilde seçilmiş
durumda. 23 sarım Tamiya stok motora eşlik eden sertleştirilmiş amortisörler,
normalden fazla kitlenmiş difransiyeller ve bu sürüş şekli için üretilmiş
özel Yokomo drift lastik ve jant setine sahip. Seçilen kaporta ise HPI firmasının
Lotus Elise kaportası. Aerodinami katsayısının yarış kaportaları kadar düşük
olmaması ise aracın yüksek hıza çıkmayacağı gözönüne alındığında dezavantaj
teşkil etmemekte.

İlk olarak şasiyi yürür halde toplayıp ölçülerini kontrol ediyoruz. Gerekli yükseklik ve açı ayarlarını ayar borduyla yapabileceğimiz gibi kumpas ve basit bir açı ölçerle düz zemin konfigürasyonu işimizi görecektir.

Kaportanın ayarlanması

Kaportayı bu iş için üretilmiş lexan makasıyla fazlalıklarından arındırdıktan
sonra arabanın ölçülerinin standart olmasının vermiş olduğu rahatlıkla daire
kesicinin yardımıyla tekerlek yuvalarını kesiyoruz. Eğer aracınız orta veya
üst düzey bir yarış modeliyse ayarlanabilir uzunluğa sahip olacağını göz
önüne almakta fayda var. Bu gibi bir şaside öncelikle ön tekerlekleri kesmeniz
gerekmekte. Kaportanın yerleştirmesi bittikten sonra arka tekerleklerin
geldiği yer kaportada işaretlenmeli ve daha sonra kesilmelidir.

Aracın ve kaportanın hizalanmasını ayar bordu vasıtasıyla son haline ulaştırdıktan
sonra bir sonraki aşamaya geçmeye hazırız. Bu ayarlama kaportanın ömrü açısında
oldukça yüksek öneme sahip, keza kaportayı hafif kaydırarak yerleştirirsek
kullanım esnasında stres ve malzemenin sürtünmesinden dolayı kaportada kısa
sürede yarık ve çatlaklar oluşacaktır.

Kaportayı Şasiye Sabitlemek

Sırada kaportaya delinecek delikler var. Bu deliklerin 4 adedi şasiye bağlamak
için, bir adedi anten çıkışı, 2 adedi ise kanat kullanımı durumunda bu parçayı
sabitlemeye yönelik. Eğer aracınız yakıtlıysa, ekstradan delmeniz gereken
yakıt ve hava girişi ile motor soğutma delikleri de işe karışmakta. Bu deliklerin
her biri uluslararası kural kitabına göre delinmelidir, aksi takdirde aracınızı
herhangi bir organizasyonda piste çıkarmanız mümkün olmayacaktır. Bu nedenle
yakıtlı araç kaportalarında bu ekstra deliği delmeden önce EFRA vb gibi
organizasyonların şartnamelerine göz atmanızı salık veririm.

R/C arabalarda kaporta taşıyıcıları genellikle güçlendirilmiş plastikten
mamul üstlerinde eşit aralıklı pin delikleri olan şasiye yada amortisör
kulelerine sabitlenmiş çubuklardan oluşur. Öncelikle bu çubukların fazlalıklarını
yan keskiyle kesiyoruz. Bu ilk kesimdeki kıstas göz kararı kaportanın yüksekliğinden
2 yada 3 pin deliği yukarısıdır. Bu tip araçlarda bu çubuklar genelde yere
90 derecede dururlar, dolayısıyla delinecek yerleri hesaplamak kolaydır.
Ama önceden kontrol etmekte fayda olan bir husus bu çubukların genele uyup
uymadığıdır, keza bazı şasilerde ön taşıyıcılar geriye doğru açılı yerleştirlmiş
olup işin içine bir uygun yükseklikteki iz düşüm hesabı girmektedir. Konuda
geçen TB-02 standart 90 derecelik taşıyıcılara sahip olduğu için bizi ekstra
dertten kurtarmakta. Marker yardımıyla taşıyıcıların pozisyonunu kaportanın
üstüne işaretliyoruz. Bir sonraki aşama delikleri delmek. Bu iş için özel
üretilmiş "reamer" denen aletleri kullanabileceğiniz gibi kontrollü
olma şartıyla el matkaplarından da yararlanabilirsiniz. Bu noktada dikkat
etmeniz gereken husus deliği taşıyıcının çapına uygun açmak. Daha geniş
bir delik kaportanın sallanmasına ve dolayısıyla yırtılmasına yol açabilir.
Şahsen ben bu delikleri taşıyıcılar çok sıkı şekilde girecek şekilde açmaktayım.
Olası taşıyıcı kırılmalarında kaportanın bir anda dağılmasını geciktirmekte
bu önlem.

Son Ayarlar

Kaportayı yerine oturttuktan sonra lexanın alt çizgisinin şasinin alt çizgisine
gelecek yüksekliğe ayarlayıp pinleri gerekli deliklere takıyoruz. Üst taraftaki
pinleri de yerine taktıktan sonra taşıyıcıların bir önceki aşamada verdiğimiz
paylarını kesiyoruz. Unutulmamalıdır ki gereğinden uzun taşıyıcılar arabanın
takla atması durumunda yerde sürtünme yaratıp öncelikle kaportaya akabinde
bağlı olduğu amortisör kulesi yada şasi parçasına zarar verebilir.

Ana Maskeleme

Lexan kaportalar statik modellerin aksine saydam oldukları için içten boyanmaktadır.
Bu prosedürün avantajı, boya işleminin sonunda her kaportada bulunan koruyucu
sitreç filmin en son aşamada sökülmesine müteakiben aşırı parlak bir finiş
elde edebilmektir. İçten, dolayısıyla tersten boyandığı için normal bir
model boyama aşamasında yaptığımız herşeyi ters sırayla uygulamak dolayısıyla
komplike bir sıralamayı planlama gerektirmesi ise dezavantajıdır. Boya sırası
koyudan açığa doğru olmalı, ve astar en son olarak atılmalıdır. Renklere
gölge atılacaksa her renge gölge ayrı uygulanmalı ve bu ilk aşamada yapılmalıdır.
Kısacası iyi bir planlama şarttır.

Öncelikle kaportayı komple tozdan arındırıyoruz. İsteğe bağlı olarak boyanın
tutunmasını arttırmak için bu yıkama aşamasında kaportayı içten scotchbrite
türevi bir malzemeyle ovalamamız da söz konusu olabilir. Kaportayla gelen
cam ve far maskelerini hava kabarcığı kalmayacak şekilde yerlerine yapıştırıyoruz.
Bu maskelerin bütün işler bittikten sökülecek olması bu aşamada oldukça
özenli bir çalışma istemekte. Aradan kaçabilecek her türlü boyanın bütün
boyama işini heba edeceğini unutmamalıyız.

Grafikler

Ana grafikleri marker yardımıyla kaportanın üstüne çiziyoruz. Genel grafik
dengesini görmek açısında elzem bir aşama. Peki nasıl renkler ve grafikler
kullanmalıyız. Aracımız 50 km ortalamayla seyreden 40 santimlik bir kütle,
dolayısıyla üstüne çizilmiş karışık grafikler ve resimler statik sergilemede
şık durmasına karşın hareketli halde belli bir mesafeden çamur gibi algılanacaktır.
Bu nedenle nispeten basit formlar seçmeliyiz. Renk konusuna gelirsek. Kullanacağımız
renkler ayırt edici özelliklere sahip olmalı. Misal koyu renkler uzak mesafeden
algılanması güç renklerdir. Kontrastlı renkler ise görüş, dolayısıyla sürüş
kolaylığı sağlamaktadır. Uzak virajda birbirinin içine girmiş dört beş araba
varsa saniyenin ondalık dilimlerinde cereyan eden bu olayda aracın yönünü
size bu kontrastlı renkler söyleyecek ve bu sayede karmaşadan minimum zaman
kaybıyla kurtulabilecek pozisyona gelebileceksiniz.

Boyama Aşaması

Boyanacak grafiğe karar verdikten sonra maskeleme aşamasında sıra. Kağıt
maske bantları kullanabileceğiniz gibi simetrik ve büyük paternlerde tabelacı
folyosu kullanmanız olası. Folyonun avantajı taşıyıcı kağıda grafiği çizip
maskeyi tek parça olarak oluşturmanıza olanak sağlaması. Maskelerken dikkat
etmeniz gereken en önemli husus boyanacak alan dışındaki heryeri sıkıca
maskelemeniz. Sonuçya içbükey bir yüzey boyadığınız için emin olun ordan
seken boya maskelenmemiş her yüzeye gidip yapışacaktır.

Aracın önü mavi olacağı için o kısım haricindeki her yeri maskelemekle işe
başlıyoruz.

Pactra'nın Streak Blue rengini dumanlı katlar
şeklinde yüzeye atıyoruz. İlk seferde kapayıcı kat atmaya çalışmak boyanın
birikmesine yol açacak, üstten bakınca bu yoğunluk direkt göze çarpacaktır.
Islak boyanın maskenin altına sızması veya maskenin üstünde birikip maske
sökümünde de boyayı yırtması da cabası. Unutmamanız gereken nokta kullanılan
boyaların polikarbon olması, dolayısıyla kopmak yerine lastik gibi uzama
eğilimine girmesi.

Rengin tonunu mükerrer katlarla
bulduktan sonra boyanın kurumasını müteakiben mavinin hatlarını belirleyen
maskeyi söküyoruz.

Bu sefer kırmızıya boyayacağımız yerler haricindeki her açıklığı maskeliyoruz.

Kırmızıyı tabanca yardımıyla yüzeye rengi
yakalayıncaya kadar uyguluyoruz ve sarı gelecek yerlerin maskelerini söküyoruz.

Sarıyı da uyguladıktan sonra
cam ve farlar haricindeki bütün maskeleri söküp boyanın iyice kemikleşmesini
bekliyoruz. Bu bekleme aşaması temiz bir bitiş için oldukça önemli. Laker
bazlı boya kullanıldığı için ıslak yüzeye atılan ikinci renk alttaki (dışardan
bakınca üstteki) boyanın rengini ve yapısını bozabilmekte.

Son kat olarak aynı zamanda
astar rengimiz olan beyaz boyayı sprey vasıtasıyla uyguluyoruz. Bu aşamada
şahsen yarım tüp yetse de sıfırdan açılmış bir sprey tüpün (Tamiya RC Paint)
tamamını kullanmayı tercih ediyorum. Homojen atılmış bir son kat boyanın
sağlamlığını direkt etkilemekte çünkü. Altlarına beyazı yiyen diğer üç renk
bu aşamada iyice canlanıyor

Ve son aşama; maskelerin tamamının
ve kaportanın üstünü kaplayan sitreç filmin sökümü. Çıkartmaların yapıştırılmasıyla
aracımız piste çıkmaya hazır. Çıkartmalarla ilgili belirtilmesi gereken
bir kaç ipucu ise şöyle: Öncelikle müümkün olduğu kadar film fazlalıklarını
kesin. Yapıştırırken hizalamaya dikkat edin. Çerçeve gibi parçaları mümkün
olduğu kadar küçük parçalara bölüp uygulayın. Büyük dekalleri hizalamak
için yüzeye camsil sıkıp çıkartmayı üstünde kaydırıp yerine oturtun. Köşeleri
dönmek için maket bıçağıyla çıkartmalara çizik atın ve son aşamada buruşmaların
önüne geçmek için fön makinasıyla çıkartmaları ısıtıp gerilmesini sağlayın
ama bu aşamada fazla ısıtıp kaportayı deforme etmeyin.

İyi modeller

Katkıda bulunanlar

  • Ufuk Aydıner Yazar